YAZARLAR

Kıymetli okurlar, 2018 seçimleri sonrasında, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip ERDOĞAN ve MHP lideri Devlet BAHÇELİ tarafından kesinkes belirtilen zaman zaman gündeme gelse de net bir şekilde 2023 tarihinden önce yapılmayacak denilen “Erken Seçim.”
Ülkemizde 20 kişinin bir araya gelerek sivil toplum kuruluşu, 50 kişinin bir araya gelerek parti kurabildiğini göz önüne alacak olursak, özellikle muhalefet kanadından Sayın Kılıçdaroğlu ile ters düşen, parti içerisindeki diktatörlüğünden gına gelen herkes parti kurma aşamasına gelmiş oldu. Katıldığı her seçimden büyük bir yenilgiyle çıkan CHP hakkında; halk arasında “Kılıçdaroğlu seçim zamanı konuşmasın, oyları artacak” gibi trajikomik sözler, karşımızda omurgalı siyaset yürütmekten, dik duramayan, ilmi siyasetten yoksun bir ana muhalefet portföyünü beyinlerimizde tezahür ettiriyor.
Partisinden ayrılan zamanında İstanbul seçimlerinde aday gösterdiği, Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiği şahsiyetlerden çekinmiş olacak ki son zamanlarda “erken seçim” olayını sürekli gündeme getirir oldu. Gönül ister ki kıymetli okurlar, Cumhur İttifakı’nın icraatlarını kuru kuruya eleştirmeyen bir ana muhalefet… Faraza örnekler vererek konuyu biraz daha özele indirgemek isterim. Kanal İstanbul projesini, “Yaptırmayacağız” diyen değil, alternatif yollar arayan ana muhalefet…Meclis kürsülerinde, basın açıklamalarında, PKK-DHKP-C gibi terör örgütleri lanetlenirken susmayan, milletle beraber haykırarak lanetleyen bir ana muhalefet…HDP’li terörist milletvekillerini, il, ilçe başkanlarını Silivri’ye gönderirken teröristleri savunmayan bir ana muhalefet…Bu ülkenin ana muhalefet lideri doğal Cumhurbaşkanı adayıdır sözlerini anlayabilecek, uygulayabilecek bir ana muhalefet…Sayın Cumhurbaşkanımızın deyimleriyle “Bunca yıl başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yaptım, en çok hayıflandığım konu; şöyle dişime göre bir ana muhalefet bulamayışımdır.”
Ülkemizin ve milletimizin kaderi şuan Cumhur İttifakı’nın ve Cumhur İttifakı liderleri Sayın ERDOĞAN ve Sayın BAHÇELİ’nin ellerindedir. Yalnız şu husus da gerçektir ki, gerek milli kalkınma hamlelerinde gerek iç ve dış siyasette alınan kararlarda gerekse Meclis çatısı altında bir bütün olarak sadece ve sadece milletin ve devletin bölünmez bütünlüğünün savunuculuğunun yapılması ana muhalefetin kendine çeki düzen vermesinden geçmektedir. Veyahut artık ülkeye farklı bir ana muhalefet gerekliliği mi söz konusu?

> Yeni Meram >Yazarlar > Türkiye’de Ana Muhalefet
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.