YAZARLAR

Sorunsuzluk...-Mustafa Afşin-Yeni Meram Gazetesi

Hayatımız boyunca evrenin yaratılışı gereği her zaman çözülmesi gereken pek çok sorun ile baş etme durumundayız. Sorunsuz yaşamak gibi bir ihtimalin olanaksızlığından dolayı insanoğlu bu konuda zaman içerisinde çok daha donanımlı olarak bu mücadeleyi devam ettirmek zorundadır. Bugün bilimsel çalışmalar çerçevesinde alıntılanmış ve hazırlanmış hayatımıza entegre edebileceğimiz bir yöntemden bahsedeceğiz.

 

Sorunla karşılaşan insanlar değişik tepkiler gösterirler. Sorunun karmaşıklığına, kişinin iç dünyasındaki önemine göre tepkiler kişiden kişiye değişebilir. Çoğu kez insanlar bir sorunla karşılaştıklarında şu üç genel gruba giren tepkilerden birisini gösterirler.

 

1-Düşünmeden, taşkınlıkla hareket ederler.

 

2-Başkalarının verdiği akılla hareket ederler.

 

3-Olayın kendi kendini halletmesini, sorunun ortadan kalkmasını beklerler.

 

Bu tür yaklaşımlar sorunu etkili biçimde çözemez. Uzun süre çözülmemiş sorun bireyin karşısına, belki de daha büyümüş ve karmaşıklaşmış olarak çıkar. En kötü yanı, bu yaklaşımların bireyin kendine güvenini azaltıp onu daha dışa bağımlı hale getirmesidir.

 

Gelişmiş insan beş adım içeren bir yöntemle soruna yaklaşır. Bu şekilde sorunlarının üstesinden daha kolay gelebilir.

 

1.Adım: Sorunun tanımı

 

Problemi anlamak çözümün yarısıdır derler. Aynı ilke, günlük yaşamda karşılaşılan sorunların çözümünde de geçerlidir.  Eleştirel düşünceyi kullanan kişi, ilk adım olarak karşılaştığı sorunun özünü anlamaya yönelir. Eğer sorun iyi tanımlanmazsa, sorun yerine başka bir konu üzerine uğraş vermiş olabiliriz.

 

Sorunun özünü doğru ve gerçekçi biçimde ifade edebilmek için aşağıda verilen iki soruyu yanıtlamanız size yardımcı olabilir.

 

a-Hangi sonuçlara ulaşmak istiyorum.(sorunun çözümünü niçin istiyorum, elde etmek istediğim ne? )

 

b-Sorunu açık seçik olarak bir cümlede nasıl ifade edebilirim?

 

  1. Adım: Ne gibi seçenekler var?

 

Tek bir çözüm seçeneği üzerinde durmak yerine,  seçenekler listesi yapmak daha verimli olur. İlk adımda en doğru seçeneği bulmak isteyen kişi tıkanıp kalabilir ve bir süre sonra hiçbir sonuca ulaşamadığı izlenimini elde ederek sorunu çözmekten tümüyle vazgeçebilir.  Bu nedenle liste hazırlarken listeye girecek bir seçeneğin bütün koşullara uyması aranmamalı, kendini kısıtlamadan akla gelen bütün olası seçenekler yazılmalıdır. Daha sonra bilinen sınırlar çerçevesinde her seçeneğin gerçekçi olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.

 

  1. Adım: Her seçeneğin avantaj ve dezavantajları neler?

 

Sorunun çözümünde, ikinci adımda bulduğumuz seçeneklerin her birisinin avantaj ve dezavantajlarını bir yere yazalım. Yazmamız bütün seçenekler arasında gerçekçi bir değerlendirme yapmamıza yardımcı olur.  Sonuçta en avantajlı ve en az dezavantajlı seçeneği belirleyelim.  Bu aşamada seçeneklerin uygulanabilmesi için başka nesnele gereksinim var mı? Varsa ne tür nesneler gerekli. Bunları da belirleyelim.

 

4.Adım: Çözüm ne?

 

Seçeneklerin avantaj ve dezavantajlarını incelerken sorunun temel niteliğini daha iyi kavramaya başlarız. Böyle bir kavrayış sorunun çözümüne ulaşabilmemiz için gereklidir. Sorunun çözümünde uygulanacak seçeneğe karar verirken, bizim için hayatta neyin önemli olduğunun bilincinde olmamız gerekir.

 

  1. Adım: Uygulanan seçenek sorunu tümüyle hallediyor mu?

 

Çözüm için uygun seçeneği bulduktan sonra. Hangi adımları atacağımızı belirlemiştik. Her adımda kişi, sorunun çözüme doğru gidip gitmediğini sürekli gözler.  Gözden geçirme sonucu uygulamakta olduğumuz aşamalardan bazılarından vazgeçebilir, bazılarını değiştirebiliriz. Gerekirse bulduğumuz çözümü bile başka seçenekle değiştirebilir. Bu konuda esnek olmak son derece önemlidir. Bulduğumuz çözüme sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine çözüm işe yaramıyorsa başka bir çözümle değiştirilebileceğini unutmamak gerekmektedir.

 

Çözüm seçeneklerinin uygulaması sürecinde bu tür ayarlama ve değişikliklerin yapılması doğaldır ve etkili biçimde sorunla ilgilenmeye götürür.

 

Yukarıda bahsedilen yöntem genel olup bir taslak şeklinde düşünerek kendi kişiliğimiz ve tercihlerimiz doğrultusunda bir yöntem geliştirmek sorunlarımızla daha etkin bir şekilde mücadele etmemize olanak sağlayacaktır.

 

Mutlu günler…

> Yeni Meram >Yazarlar > Sorunsuzluk…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.