YAZARLAR

Ezberci, düşünceyi körleştiren, yetenekleri kısırlaştıran eğitim sistemimiz-Ömer Can-Yeni Meram Gazetesi

Eğitim ve sınav sisteminde çeşitli arayışlarda, yapboz tahtasına dönen bu günlerde…
Düşünün ki ilkokulda birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar çocuklarımız okuma yazma ve dört işlemin yanında, doğayı öğrenmeleri, kuş, böcek türlerini, yaban hayatı, ağaç ve diğer bitki türlerini tanısınlar, doğal dengenin önemini kavasınlar. Bunları bizzat gözlemleyen, modern çağın hayatımıza, çevremize yararları yanında, getirdiği olumsuzluklarla mücadele etmeyi, kısaca bilinçli, saygılı, kültürlü vatanını milletini seven Atatürkçü bireyler yetişsin.
Çocuklarımıza el becerileri kazandıran resim dersi, ahşap veya çeşitli materyalleri şekillendirme, spor dersleri, kıssaca öğrencilerin psikomotor gelişimini destekleyen, ruhsal duyguları besleyen müzik eğitimleri verilsin.
Çocuklarımız okula istekli gitsinler, okulda eğlensinler, okulu sevsinler!
Şimdi değerli okurlarımdan “ee… ne var bunda, Türk Milli Eğitiminin ilkeleri ve amaçlarında bu hedefler, okullarda bu dersler zaten var, börtü böcek, kuş, köpek de neymiş” diye mırıldananları duyar gibiyim. Hani haksız da değilsiniz, kâğıt üstünde gerçekten de var. Amma, uygulama böyle mi, velilerimizin de bunlarda suçu yok mu acaba?
Af buyurun ama çocuklarımızı yaklaşık son 30-35 yıldır sınav manyağına çevirdik!
“Çok ödev veren öğretmen iyidir, şu öğretmen var ya resim, müzik, beden eğitimi dersinde bile çocuklara Türkçe, matematik, dersi işliyor, bol bol test çözdürüyor, ne yap ne et çocuğunu o öğretmene ver” diye tavsiyelerde bulunmadık mı? Az ödev, öz ödev veren öğretmen velilerce hep şikâyet edilmedi mi?
Yorumu sizlere bırakıyorum.
Evet, bence 30-35 yıl veya daha da geriye gidebiliriz, hayal kuramayan, el becerisi edinemeyen, kendine güveni sarsılan koca bir ezberci nesil yetiştirdik. Bunlar yetmiyormuş gibi, bir de dershane gibi fırsat eşitliğini bozan, çocukları robotlaştıran, sosyal hayattan alıkoyan ve FETÖ’nün nemalandığı, genç beyinleri din, ahlak ve başarı kisvesiyle insan devşirdiği bu kurumlara bilmeden rant sağlamadık mı?
Eğitim sistemimiz çok yüklü, çok ezberci, okullardaki haftalık ders saatleri çok fazla. Tamamen sınav odaklı, yeteneğe ve düşünceye yer vermeyen bir sistem. Kuran-ı Kerimi hıfz eden Hafızlar gibi, kimyayı coğrafyayı, tarihi vb. hıfz ettirmeye, bir hafızın sınav edildiği gibi çocuklarımızı bu derslerden sınava sokuyoruz.
Sınav bitti, kafa gitti.
Sonuç olarak çocuklarımızın duygularını, yeteneklerini köreltmeyelim. Ortaokulda gerekli temel dersleri çok abartmadan verelim, liseye giden genç devletin zorunlu olarak tanımladığı derslere değil, ilgisini çeken, görmek istediği dersleri kredi şartı aranmadan almaları sağlanmalı. Çocuklar Üniversite de girmek istediği Fakültelere göre derslerini özgürce seçsin. Üniversiteye giriş sıvalarının yanında lisede yetenekleri doğrultusunda yaptığı projeler, okul içi ve toplum içindeki hal ve davranışları, sosyal projelere katılımı da objektif olarak değerlendirilsin.
Bakın o zaman bu öğrenciler eğitimi, okulu nasıl sevecekler.

Bir anekdot; Bir öğretmen arkadaşım çocuklara çevrenin önemini, pil, naylon poşet gibi atıkların doğaya verdiği ve geri dönüşü olmayan tahribatları anlattıktan sonra sıcağı sıcağına öğrencileri bahçeye çıkararak, öğrencileri ile birlikte çevre temizliği yaptı. Hatta okul müdürü olarak ben de bu miniklerin arasına katıldım, güle oynaya okul bahçesinde çevre temizliği yaptık. Ertesi gün etkinliğe katılan bu öğrencilerin velileri okula gelerek bana ve öğretmene; “okulda hizmetli yok mu da öğrencilere çöpçülük yaptırıyorsun. Biz çocuklarımızı çöpçü olarak yetiştiresiniz diye okula yollamıyoruz!” sözleri ile karşılaştık.
Diğer bir yandan Üniversite öğrencisiyken Almanya’ya küçük şirin bir kasabada oturan ağabeyimin yanına tatile gitmiştim. Bisikletle kırların arasından yakın olan Ren Nehrine doğru giderken değişik yaşlarda üç çocuklu bir aile köpekleri ile güle oynaya, hem yürüyüş yapıyorlar, hem de her birinin elinde büyükçe bir poşet yollarının üzerinde gördükleri kâğıt naylon gibi ambalaj atıklarını topluyorlardı.
Yorumu sizlere bırakıyorum.
Selam ve sevgilerle.

> Yeni Meram >Yazarlar > Ezberci, düşünceyi körleştiren, yetenekleri kısırlaştıran eğitim sistemimiz
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.