YAZARLAR

Düşünmek, duyumsamak... - Mustafa Afşin - Yeni Meram Gazetesi

Duygu ve düşünceleriniz aynı bir elektrik tesisatında olduğu gibi çift yönlüdür. Artı uç (faz), eksi uç (nötr) ve topraklama. Kısacası biri olmadan diğerinin hiçbir anlamı yok. Hepiniz biliyorsunuz ki bir elektrik devresinde nötre dokunmak bize zarar vermezken, faza dokunmak tehlikelidir! Bu yüzden olumlu düşünmenin de ciddi kuralları var.

HIRS/İSPAT- “Falancanın kızı taktir almış!” Birinci kural şu ki, olumlu düşünmenin ilk amacı bilinçaltındaki kalıpları kırmak. Siz kendiniz hakkında ne düşünürseniz karşınızdakiler de sizin hakkınızda eksiksiz olarak onu düşünür ve siz o düşüncenizi er ya da geç hayata geçirirsiniz. Ne yaparsa yapsın “Senden bir yol olmaz” diyen annenin çocuğu muhtemelen başarısız ve beceriksiz olduğunu düşünüyor ve kayıtsız şartsız buna inanıyordur. Bu çocuğun yapması gereken “Ben başarılıyım. Başarabilirim” gibi telkinlerle bilinçaltındaki bu kalıbı kırmaktır.

BAHANE ARAMAK- “Arıyorum fazla konuşamam diyor. Radyasyondan etkilenmemi istemiyor çünkü bana aşık!” İkinci kural ise yargıda bulunmak ve ya olumlu kurmak, olumlu düşünmek değildir. Sevgilisiyle telefon görüşmelerinin kısalığından şikâyet eden birinin yapması gereken tek şey alıp kabul etmek ve yaptığı telefon görüşmesi esnasında daha kaliteli nasıl zaman geçireceğine odaklanmak; öfkelenmeden sevgiye tutunarak hareket etmektir. Nitekim odağı sevgiye çevirmek en verimli olumlu düşünme yöntemlerinden biri. Karşınızdaki insanın hareketi üzerinden olumlu ya da olumsuz prim yapmak (kurmak), ilerleyen zamanlarda gerçekleri görmenize ciddi anlamda engel olur.

KENDİNİ KANDIRMAK- “Ne üzüleceğim be bırak!” Kural üç; düşünceler duygulara, duygular eylemlere, eylemler alışkanlıklara dönüşür. Bu bağlamda incelediğimizde olumlu düşünmek, kendinizi kandırarak başınıza gelecek olumsuzluklar sıyrılmanıza sebep olacaktır ancak hangi kelimeleri kullanıyorsunuz? Sevgilisinden ayrılan birinin “Ben üzülmem, kendi kaybetti” demesi olumlu düşünmek değildir. Kişi bu cümleyi kurarken bilinçaltındaki üzülmek ve kaybetmek klasörlerine dosya atar. Bunun doğrusu “Ben çok mutluyum” gibi doğru klasöre hitap eden cümlelerdir. Bu tip cümleler hem bilinçaltınızı ikna edecek, hem havanızı değiştirecek, hem de sevgiye tutunmanıza yardımcı olarak sizi doğru enerji kanalına geçirecektir.

POLYANNACILIK- Polyanna cehenneme düşer “Ne güzel, artık hiç üşümeyeceğim” Kural dört; duyguları bastırmak olumlu düşünmek değil, aksine beklenti içine girmektir. Firmasını batırmış biri “Amaan ya ne olacak, zaten çok kar bırakan bir iş değildi. Biraz birikim yapar, yeniden açarım” ya da “Hayırlısı olsun. Ya sağlığıma zarar gelseydi.”diyorsa duygularını bastırıyordur. Bu durum kişiyi yine korkuya itecek ve çarpık enerji kanallarını olduğu gibi harekete geçirecektir. Polyannacılık, bardağın dolu tarafından bakmaktır ancak olumluya ve ya olumsuza tutunmadan.

BEKLENTİ- “Neon Roma’yı yaktıysa, biz de dünyayı yakarız.” Kural beş; önünüze bir örnek koyarak olumlu cümle kurmak sizi sadece beklentiye sokar. Rakip olarak gördüğü iş arkadaşı ev aldığında “O aldıysa, ben de alırım” ya da “Ben daha iyisini alırım” diyen kişiyi uyarın. O andan itibaren beynini şartladığı ve beklentiye soktuğu için korkuya tutunmaması olanaksızdır.

DEĞİŞTİRME ÇABASI- “Bak gör ayaklarıma kapanacak!” Ve son kural; insanları ne olumlu düşünerek, ne de başka bir şekilde değiştiremezsiniz. Ancak kendi bakış açınızı değiştirip, olaylara farklı gözle bakabilir ve ya doğru enerji kanalına girip olayların seyrini değiştirebilirsiniz. “Yapacak, ben biliyorum. O benim sözümden çıkmaz.” gibi başkalarının adına verdiğiniz olumlu kararlar sadece sizin düşüncelerinizdir. Eğer dediğiniz doğru çıkıyorsa da bu sadece iyi bir tahminci olduğunuzu gösterir, olumlu düşünüp olayın akışını değiştirdiğinizi değil. Bu tip durumlarda lütfen unutmayın; olumlu düşünmek, sizinle sizin aranızda bir meseledir.

Mutlu günler…..

> Yeni Meram >Yazarlar > Düşünmek, duyumsamak…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.