Muhammet Gümüş

Nafaka, ülkenin kanayan yarasıydı!

Muhammet Gümüş

Yıllardır birçok platformda yüksek sesle söylenen ancak hep çeşitli nedenlerle ötelenen süresiz Nafaka,  toplumun kanayan yarası olarak bir UR gibi büyüdü gitti.

Nafaka ödeyemediği için hapis yatanlardan tutun da evlilik yapamayanlara ve dahası ekonomik sıkıntının da eklenmesiyle insanı yaşamı heba olanların feryadı sonunda karşılık buldu ve Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti.

Her ne kadar geç alınmış bir karar olsa da bu karar ülkede fikri zikri düşüncesi ne olursa olsun herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir karar oldu.

Ancak edinilen bilgiye göre, Yüksek Mahkeme, ilgili düzenlemenin oy çokluğuyla iptaline, iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.

Yani karar 9 ay sonra uygulanacak, tabi uygulama ile ilgili detaylar sonra açıklanacak ancak burada önemli olan başlık bu karar uygulanmaya başladığında geçmiş yıllar süre hesabına dahil olacak mı olmayacak mı veya geçmiş yıllarda fazlalık karşı taraftan talep edilecek mi gibi konular da alınan karar kadar toplumun yüreğini ferahlatması gerekiyor.

Geç alınmış doğru karar diyorum, keşke çok daha önce bu karar alınmış olsaydı. Çünkü oluşan mağduriyetlerden yok olan hayatlar oldu. Ahlaksızlık farklı boyutlara ulaştı, aile kurumu büyük zararlar gördü.

Her ne kadar Nafaka’nın şartları olsa da o şartlara uyulmadı. Dolayısıyla sırf nafaka için evlenip boşananların oluşturduğu bir sektör meydana geldi. Boşanmalar ciddi derecede arttı. Ailenin temelini oluşturan samimiyet ve sevgi, yerini sözleşmelere ve karşılıklı senet alışverişlerine bıraktı.

Nafakaya gerçekten ihtiyacı olanlar işi sektöre çevirenlerle aynı kefeye konuldu. Buna benzer birçok neden var ki saymakla günler bitmez. Dahası buraya yazılamayacak daha neler var neler ki buna birçoğunuz şahit oluyor veya duyuyorsunuz zaten.

Bunlar öyle söylenip geçilecek konular değil, çünkü ailenin temeli diyoruz geleceğe taşınacak miras diyoruz ama gençlere iyi bir miras değil kötü yüz karası bir düşünce ekseni bırakmış oluyoruz.

Zararın neresinden dönülürse kardır eyvallah ancak önemli olan bu zararı yapılacak yanlış uygulamalarla devam ettirmemektir. Gelen gideni aratır gerçeğini burada yaşamamak gerek. 
Yani bu karar toplumu sevindirirken yapılacak düzenlemelerle “Ha Ali-Veli, Ha Veli-Ali” gibi olmasın.

Alınan bu karar toplumun her kesimini mutlu etti demiştim. Evet, aynen öyle ki buna sizlerde birçok platformda şahit oluyorsunuzdur.

Özellikle sosyal medyada alınan karar ciddi bir gündem olmuş durumda. Kadını erkeği, solcusu sağcısı herkes kararın doğru ve yerinde olması gerektiği konusunda birleşiyor.

Elbette çatlak seslerde çıkıyor ancak onlar da gerçekten ihtiyacı olduğundan değil, sektör haline getirip yaşantısını farklı şekilde sürdüren kesimdir. Hatta bazı sol yanlı yayınlara yapılan yorumlar direkt kendi takipçilerinden geliyor olması da ayrı bir konu.

Lafın özü bu karar ülkemizin kanayan yarasına net neşter vurmamış olsa da en azından kanamayı kesmeye yetti. İnşallah asıl neşter uygulamada gerçekleşecektir diye düşünüyorum.

Kalın sağlıcakla…

Yazarın Diğer Yazıları