Admin

Kartal uçmadan olmaz!

Admin

Konya çift başlı kartalın uçurduğu bir şehir. Uçmaya alışkın şehir. Kartallar yüksek uçar derler ya...Konya Kartalı da, yükseklerde uçmayı sevenlerden.

Çünkü, Kartal, ne Şahin'e benzer, ne Doğan'a, ne de Atmaca'ya...

Hele Akbaba gibi, Baykuş gibi, Kuzgun gibi kuşlara selam bile vermez!

Lafonten'in kurnaz Karga'sı, Kartalın gölgesini görse kalpten gider!

Kartal bir yere konmaktan ziyade, uçmayı, gökyüzünde süzülmeyi sever!

Uçmayı bilen, uçmasını unutabilir mi? Unutmaz tabi de...diye başlayan cümleler sıralayanların, neden durakladığına dikkat ettiniz mi?

Çünkü, bütün mesele "-de" ekinde saklı!

" -de!"

eki demek, olumlu ile olumsuzluk arasında yerine göre kalmış, yerine göre sıkışmış, yerine göre bunalmış, yerine göre konuşamaz olmuş, yerine göre dut yemiş bülbüle dönmüş bir ifade olarak karşınıza çıkar.

Bazılarımız bu durumda,

" Çabalama Kaptan ben gidemem!"

diye başlayan, "

Arife tarif gerekmez"

diye biten imalarda bulunur!

"-de!"

eki demek uçacaktık, uçamadık demek!

Tam uçmaya niyetlendik ki, gel soluklan dediler demek!

Bizde bir soluklandık, pir soluklandık demek!

Hala soluklanmaya devam ediyoruz, neden ediyoruz, onu da bilmiyoruz demek!

Maruzatım çok, saymakla bitmez demek!

Uçmak için zamanım olmuyor demek!

Kartallar nasıl uçar bir görelim dendiğinde dahi, şöyle iyiydik, bu uçmak da nereden çıktı demek!

Böyle olunca da, uçmak kavramı,

"-de!"

ekiyle birlikte değişik anlatımlar içerisinde yer aldığında, uçamamak gibi bir şey olup çıkıyor.

Kartal uçmasını bilmez mi? Birinden yada birilerinden öğrenmesi mi gerekir?

Uç demeden uçamaz mı? Uçmak için işaret filan mı bekler? Yoksa kanatları kırık da, söyleyemediğinden, bükmüş boynunu bekler mi? Konya Kartalı'nın kolu kanadı kırık değil elbet!

Kanadı kırık olmak bildiğiniz gibi aynu zamanda mecazi bir ifadedir. Gerçekten kanadınız kırılsa, yine de uçmaya kendinizi zorlarsınız da, moral olarak, heyecan olarak, teşvik olarak, cesaret olarak, yüreklendirilmek olarak olumsuz yönde kanadınız kırıksa işte o zaman işiniz kolay değil!

Kanat kırıklığı, gönül kırıklığı olabilir!

Hayal kırıklığı olabilir!

Bekleme kırıklığı olabilir!

Zamana bırakılma kırıklığı olabilir!.

Uçma kavramı, uçmak isteyenlerle, uçmak istemeyenler arasında kalmışsa da kanadınız kırık sayılır.

Uçacaksınız ki, en yukarılardan, en yükseklerden yollara, ovalara, dağlara, vadilere, boğazlara, geçitlere, çitlere, raylara, yollara, barajlara, kanallara yapılana, edilene göz atacaksınız. Süzülüp ne yapılmış, ne edilmiş yerinde göreceksiniz.

Uçmadan bilemezsiniz, göremezsiniz!

Kanat çırpmak için, havalanmak için, gökyüzüne doğru yükselişe geçmek için sebeplerimiz yok değil!

Teknik Üniversite müjdesi, eğitime başlayan Gıda ve Tarım Üniversitesi, İş dünyasınn umudu haline gelen KTO-Karatay Üniversitesi, Üniversiteler doğuran Üniversite unvanına sahip Selçuk Üniversitesi ve Konya'ya yeni bir renk getiren Necmettin Erbakan Üniversitesi, mahsun bakışlı Kartalın gökyüzünü seyre dalmasına sebep oldu!

Konya Kartalı, güvercin değil ki, uç denilip uçurulsun!

Konya Kartalını küstürenler, uçma dur, yerinde otur babında kelam edenler, bırakın uçsun Konya Kartalı! Konyaspor Kartalla uçtu, Konya birlik oldu, bir ve beraber olmanın tadına vardı. Uçmanın anlamıyla coştu. Anlayamadınız mı, hissedemediniz mi, kalbiniz bir kez olsun çarpmadı mı, yoksa  farkında değil misiniz?

Bırakın, şu gölge etmeyi, perdelemeyi, Kartal'ın önünü kesmeyi, ağzını sımsıkı bağlamayı!

Ya yol olun! Ya yol bulun! Ya yol verin, ya da yoldan çekilin de havalansın artık Konya'nın Kartalı!

Çünkü, Kartal uçmadan olmaz. Kartal uçarsa, kanatlarını çırparsa, yükselirse, Konya'da yükselir başdöndürücü bir şekilde!

Kartal bu! Ne Karga'ya benzer, ne Papağan'a, ne de Saksağan'a!

Yazarın Diğer Yazıları