Admin

Hafta Sonu Esintileri

Admin

KOMŞU NEDİR?

■ Komşu; Bir fincan kahvedir

Komşu; Bir avuç tuzdur.

Komşu; Bende kalmamış,sizde varsadır.

Komşu; Dosttur

Komşu; Sırrını paylaşandır.

Komşu; Gözünün gönlünün aradığıdır

Komşu; Külüne muhtaç olduğundur.

Komşu; Çat kapı kelimesidir

Komşu; Dert ortağındır.

Komşu; Bu gece evdeyseniz dir.

Komşu; İlaçtır,eczanedir,doktordur.

Komşu; Son yolculuğunda,arkanda kalanlarla ağlayandır.

Komşu; Tesellindir.

...

■ Doğal olmak, insanın verebileceği en zor pozdur. (Oscar Wilde)

...

Yavuz Sultan Selim Han ve ordusu Mısır seferi dönüşünde, Konya’ya geldiklerinde çok büyük bir fırtına çıkar. Yerlerden kalkan tozlar havada döne döne göklere yükselirken Sultan, Şeyhülislâm İbn Kemâl Hazretlerine sorar;

“Bu hâl nedir?” …

Şeyhülislâm İbn Kemâl’de yanıtı verir;

“Efendim, burası Mevlânâ’nın şehridir taşı da toprağı da Mevlevi’dir…

Şu insanoğlu nedir?

■ Kütük, kütüktür

Birisi kütükse...

Değişmesini beklemeyin.

“Kütük” tersten okununca da kütüktür.

■ Asil İnsan

Asil insan, idare eder.

Aciz insan, şikâyet eder.

Basit insan, iftira eder.

Dürüst insan, sabreder.

***

Sarayında çatısında deve aramak

Kuzey Afganistan'daki Belh Kentinin Emiri İbrahim Ethem gece yatağındayken çatıdan gelen gürültüler duyunca seslenmiş;

“ Çatıda kim var?”

Çatıdan yanıt gelmiş;

“ Yabancı değiliz devemiz kayboldu da onu arıyoruz.”

Emir İbrahim Ethem, sinirlenmiş;

“ Sarayın çatısında deve aranır mı ?”

Çatıdan bu soruya da yanıt gecikmemiş;

“ Sen saltanatta, debdebede, şaşaada Allahı arıyorsun oluyor da çatıda deve aramak neden olmasın?”

(Tezkiretül evliya adlı yapıttan)

...

Bercesteler;

Rüsûm-ı lutf u kerem halk içinde mensîdir

Fakat alıp verilir bir selam kalmıştır.'

Halk arasında iyilik, lütuf, bağışlama gibi hasletler çoktan kaybolup gitmiştir.

Ahâlî ızz ü devlette, reaya emn ü râhatta

Hüner erbâbı rif'atte cihân yek-pâre nûrânî

Halk yüce ve itibarlı, vatandaş huzur ve emniyette; hüner sahipleri de el üstünde tutulmakta..Velhasıl dünya aydınlık)

...

Olmuş o kadar halk-ı cihân mekrde üstâd

Kim sâbıka-i şöhret-i şeytan unutulmuş İnsanlar hilekârlıkta ileri gitmişler ki, şeytanın şöhreti unutulup gitmiş!)

Ahvâl-i cihânı her zaman söyleşelim

Amma gam-ı aşkımız nihân söyleşelim

Ey vâkıf-ı râz-ı aşk olan ârif-i cân

Ney gibi seninle bî-zebân söyleşelim

(Azmizâde Halefi)

...

Temel ile Dursun Amerika’ya gitmişler, hemşerilerinin bir kasabada belediye Başkanı olduğunu öğrenmişler. Belediye Başkanı onları uyarmış:

- Kaç kat olursa dikin, kimse karışmaz, burası serbesttir, isteyen istediği kadar kat çıkabilir!

- Yani bir üst kat da çıkabilir miyiz?

Çok sevinmişler, sarmaş dolaş dışarı çıkarlarken Dursun Temel’e sormuş:

“ - Ya kaçak katı sormadık, bir kaçak kat çıkabilir miyiz?”

Dönüp sormuşlar, Başkan yanıtlamış,

-Evet çıkabilirsiniz.

...

■ Yükün dürüstlükse gücün düşer belki ama, başım düşmez. (Kızılderili Atasözü)

...

- Kardeş sen askerliği nerede yaptın?

- Abi Ziraat Bankası Kadıköy şubesi...

- Benim yeğen de orada yaptı ya...

-Askere gitmeyenler eskiden adamdan sayılmıyordu. Etrafta adam kalmayacak.

...

Neyzen Tevfik’in Doktorların yakındığı ve "Bir hazakat-zedeyim, midemi tıp tepti benim..." dizesini yazdığı sıralar. Bir doktor tanıdığı, karşılaştıklarında konuştu;

"Hala iyileşmedin mi? Muayenehaneye uğra da, bir reçete yazıyım!"

Neyzen'den doktora yanıt verdi;

"Beni azad et! Reçetesiz de ölürüm."

---

Bütün ömrünü neyle barışık geçiren Neyzen Tevfik'e sordular:

"Üstad, çalarken mi neşelenirsiniz, yoksa neşeli olduğunuz zaman mı çalarsınız?"

Üstat Neyzence yanıt verdi;

"Ben hırsız mıyım ki, çaldığım zaman neşeleneyim?"

...

Bir gün yüz kilometrelik yolu yürüyerek

Yanıma gelen kişi benden 7 şey öğrenmek istediğini söyledi; “Bana göklerden ağır, yerlerden hafif, taştan katı, ateşten sıcak, kıştan soğuk, denizden engin, yetimden zayıf olan şeyin ne olduğunu öğret!”

Kendisine şu yanıtı verdim;

■ Göklerden ağır olan iftiradır.

■ Yerden hafif olan ise haktır.

■ Taştan katı olan kâfirlerin gönülleridir.

■ Ateşten sıcak olan hırstır.

■ Zemheriden soğuk olana gelince, bu da istediğin bir haceti sana vermeyendir.

■ Denizden zengin olan kanaat sahiplerinin gönülleridir.

■Yetimden zayıf olan ise dedikoducuların

Durumlarıdır Çünkü yüzü yere geçe geçe

dedikodu yapar. (Ebu Abdullah Kureyşi)

...

Fransa bayrağında neden horoz amblemi vardır, sorusuna verilen mizahi bir yanıt vardır:

- Çünkü iki ayağı da çamurun içindeyken ötmeyi tek o başarır.

...

Laf Salatası:

Eşeği düğüne çağırmışlar hiç sevinmemiş.

Diğer Eşek Sormuş ;

“Neden Sevinmedin? “

Eşek yanıt vermiş;

“Ya odun bitti yada su bitti, yoksa bizi niye çağırsınlar!”

* İnsan sosyal medyada kontroldan çıkabilen bir hayvandır.

* Eskiden anneler oğullarına kız beğenmek için hamama giderlerdi. Şimdi evlilik programlarına çıkıyorlar.

* O söz şöyle değişti. Bekara karı dırdırı çekmek kolaydır.

* Evet ağzım "süt" kokuyor. Ama "aslan sütü" Zehra...

* Kahve Yemen'den geliyor belki ama kahveyi getiren kadın garson Moldova'dan geliyor ne haber!

* O söz şöyle değişti: Biz 40 kişiyiz, birbirimizi gammazlarız!

* Aşkımız olay olacak, paparazziler peşimizde koşacak Şukufeeee!

* 'Gelene ağam, gidene paşam' de. Yalamaktan kim ölmüş hacı?

* Yok arap sabunu kullanacaksın, yok lekeyi sirkeyle çıkaracaksın. Peki bilgi kirliliğine karşı çaren nedir kıııız Nebahat?

* Bir Van sallanıyor, bir İzmir, bir Simav... Milletçe sallayıp duruyorduk, sallanıp durmamız mı gücümüze gitti!

* Leyleğin ömrü, laklakla da geçmiyor artık, ses telleri offf çünkü!

* O kadar kusuru "kadı kızı"nda bulamayız belki ama "dadı kızı"nda bulunabilir!

(İbrahim Ormancı)

Yazarın Diğer Yazıları