Abdullah Leblebici

Konya Şeker'e vurulan darbe, Konya'ya yansır

Abdullah Leblebici

Yeterince ilgi görmedi, dikkatlerden kaçtı ama, Konya ekonomisi için önemli gibi bir gelişme yaşandı.

Çünkü mesele sadece Konya Şeker değil. Mesele; binlerce çiftçi, çalışan, üretici, sanayici, nakliyeci ve esnaf…

Kısacası doğrudan Konya ekonomisinin kendisi.

Konya Şeker üzerinde uzun zamandır dedikodu, fitne ve çeşitli söylentiler dolaşıyor.

Elbette herkes eleştirilebilir, eleştirilmelidir de. Ancak bir kurumu değerlendirirken yalnızca söylentilere değil, rakamlara ve ortaya konan tabloya bakmak gerekir.

Atalarımız boşuna, “Meyveli ağaç taşlanır” dememiş.

Konya Şeker’in mali yapısıyla ilgili eleştiriler var mı? Var. Borçluluk, iştirakler ve finansal tablo elbette konuşulmalı.

Kamuoyunun kafasında soru işareti bırakılmamalı. Şeffaflık her zaman önemlidir. Ancak madalyonun diğer tarafına da bakmak gerekiyor.

Zor ekonomik şartlara rağmen üreticiye yapılan ödemeler, çiftçiye sağlanan avans ve destekler, üretimin devam etmesi ve geleceğe yönelik çalışmalar da görmezden gelinemez.

Çünkü Konya Şeker sadece bir şeker fabrikası değildir.

Tarladan fabrikaya, fabrikadan sofraya uzanan devasa bir ekonomik zincirdir. Bu zincirde çiftçi vardır, işçi vardır, kamyoncu vardır, esnaf vardır, sanayici vardır.

Zincirin zarar görmesi, yalnızca bir şirketi değil, Konya ekonomisinin tamamını etkiler.

Ramazan Erkoyuncu ve ekibinin kolay bir dönem yönetmediği ortada.

Zor şartlarda bir taraftan mali sorunlarla mücadele edilirken, diğer taraftan üreticinin yanında kalmaya devam etmek de önemli bir yöneticilik sınavıdır.

Anadolu çiftçisi ise kimin yanında olduğunu, kimin gerçekten üretim için mücadele ettiğini çok iyi bilir. Çiftçi hesabını da bilir, kendisine verilen değeri de…

Elbette, “Konya Şeker’de her şey mükemmel” demiyorum.

Eksikler varsa konuşulmalı. Yanlış varsa yazılmalı. Mali tablo şeffaf biçimde kamuoyuna anlatılmalı.

Ama yapılan doğru işleri de görmezden gelmek doğru değildir.

Gazetecilik yalnızca kötü olanı yazmak değil, iyiyle kötüyü aynı terazide tartabilmektir.

Bu nedenle;

“Dedikoduya değil, rakamlara bakalım.
Söylentiye değil, üretime bakalım.
Fitneye değil, çiftçinin hesabına bakalım.”

Ve en önemlisi şunu unutmayalım:

Konya Şeker’i yıpratmak, Konya’yı yıpratmak anlamına gelebilir.

Eleştirelim, yanlışları yazalım, eksikleri söyleyelim… Ama Konya’nın üretim gücüne, çiftçisine ve sanayisine de sahip çıkalım.

Son sözüm Ramazan Başkan’a…

Deve hendeği geçtiyse, şimdi asıl mesele yürüyüşü daha da hızlandırmak.

Çünkü Konya Şeker’in başarısı; sadece bir yönetimin değil, Konya çiftçisinin, Konya sanayisinin ve Konya ekonomisinin başarısı olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları