Abdullah Leblebici

Daha sezon başlamadan güven tartışması...

Abdullah Leblebici

Türkiye Futbol Federasyonu'nun, Merkez Hakem Kurulu Elit Hakem Direktörlüğü görevine kariyerini noktalayan İngiliz hakem Anthony Taylor'ı getirmesi, daha ilk günden futbol kamuoyunda tartışmaların fitilini ateşledi.

Elbette hiçbir isim geçmişindeki tek bir maçla yargılanamaz.

Ancak futbolda bazen gerçeklerden önce algılar konuşur. Hakemlik müessesesinde ise algı, en az adalet kadar önemlidir.

Çünkü milyonlarca insanın güvenmediği bir sistemin sağlıklı işlemesi neredeyse imkânsızdır.
Anthony Taylor denildiğinde futbol dünyasının hafızasında ilk canlanan görüntülerden biri, 2023 UEFA Avrupa Ligi finalidir.

Roma Teknik Direktörü José Mourinho'nun maç sonrasında hakemin kararlarına yönelik çok sert eleştirileri ve yaşanan olaylar hâlâ futbolseverlerin aklındadır.

Dünya futbolunun en başarılı teknik adamlarından birinin böylesine sert tepki göstermesi, Taylor'ın ismini yıllarca tartışmaların merkezinde tuttu, tutmaya da devam edecektir.
Bugün ise aynı isim, Türk hakemliğinin gelişiminden sorumlu en önemli görevlerden birine getiriliyor.

Asıl mesele Anthony Taylor'ın iyi ya da kötü bir hakem olması değildir. 
Asıl mesele, Türk futbolunun zaten yıllardır güven krizi yaşadığı bir dönemde neden böylesine tartışmalı bir ismin tercih edildiğidir.

Türk futbolunun bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey, güven duygusudur. Hakemler sahaya çıktığında hiçbir kulüp, hiçbir taraftar "Acaba..." diye düşünmemelidir. 
Çünkü futbolu ayakta tutan sadece kurallar değil, o kuralların tarafsız uygulanacağına duyulan inançtır.

Bu atama ister istemez şu soruları beraberinde getiriyor: 
Türk futboluna gerçekten güven kazandıracak en doğru isim bu muydu? 
Daha az tartışmalı, uluslararası saygınlığı yüksek ve kamuoyunda soru işareti oluşturmayan bir tercih yapılamaz mıydı?

Kimse Anthony Taylor'ın görevini adil yapmayacağını peşinen söyleyemez. 
Böyle bir hüküm hem doğru olmaz hem de hakkaniyetli değildir. Ancak futbolu yönetenler, yaptıkları her atamanın sadece teknik yönünü değil, oluşturacağı kamuoyu algısını da hesap etmek zorundadır.

Çünkü futbol sadece 90 dakikadan ibaret değildir. Futbol aynı zamanda güven oyunudur.
Türkiye'de hakem kararları yıllardır ligin önüne geçiyor.

Haftalarca futbol değil, düdükler konuşuluyor. Böyle bir ortamda tartışmaların odağında yer almış bir ismin göreve getirilmesi, ister istemez yeni sezona gölge düşürmektedir.
Umarım bu endişeler boşa çıkar.

Umarım Anthony Taylor, Türk hakemliğine gerçekten katkı sağlar ve adından sadece olumlu çalışmalarla söz ettirir.

Ancak bugün itibarıyla gerçek olan bir şey var:

Henüz tek bir resmi maç oynanmadan, yeni sezonun en çok konuşulan konusu yine hakemler olacak.

Oysa konuşmamız gereken futbolun kendisi olmalıydı.

Yazarın Diğer Yazıları