• Haberler
  • Konya
  • Konya'da bir İlk: Kanseri Türk müziği ile tedavi edecekler

Konya'da bir İlk: Kanseri Türk müziği ile tedavi edecekler

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ), bilim ve sanatı aynı potada eriten, tıp ile müzik otoritelerini bir araya getiren dünyada eşi olmayan bir projeye imza attı. Türk müziğinin iyileştirici gücü bilim dünyasına sunuldu.

Haberin Özeti

  • Necmettin Erbakan Üniversitesi, 7 yıllık çalışmanın ardından Türk müziği makamlarıyla migren ve kanser tedavisi hedefleyen, dünyada eşi benzeri olmayan bir projeyi hayata geçirdi.
  • Proje, ecdadın müzikle tedavi mirasını güncelleyerek, makamların insan beyni ve vücudu üzerindeki etkilerini dünyada ilk kez bilimsel kanıtlarla ölçümlediğini ortaya koyuyor.
  • Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu, 2019 Tıp Bayramı'nda başlayan bu projenin, modern tıbbı destekleyen yerli ve bütüncül sağlık yaklaşımı geliştirmeyi amaçladığını vurguladı.

Etkinlikte projenin stratejik ve felsefi arka planından bahseden NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, bu başarının arkasında tam 7 yıllık sarsılmaz bir sabır, ısrarlı takip ve adanmışlık hikayesi yattığını vurguladı. 

2019 yılındaki Tıp Bayramı’nda atılan fikir tohumlarını yeşertmek için işin peşini hiç bırakmadıklarını belirten Rektör Zorlu, modern tıp uygulamalarını destekleyecek yerli, ahlaki ve bütüncül bir sağlık yaklaşımının geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Konya'da bir İlk: Kanseri Türk müziği ile tedavi edecekler

Dünyada Yankı Uyandıracak Bir Proje

Göreve geldikleri ilk andan itibaren vizyoner projelere odaklandıklarını aktaran Rektör Zorlu, üniversite olarak iki büyük ideali hayata geçirmek için yola çıktıklarını söyledi. 

Bunlardan ilkinin kimyasal ilaçların etken maddelerini bitkisel ekstraktlardan elde etmeyi amaçlayan “Tıbbi ve Kozmetik Bitkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi” hamlesi olduğunu; ikincisinin ise ecdadın darüşşifalarda hiçbir yan etkisi olmadan uyguladığı müzikle tedavi mirasını güncellemek olduğunu belirtti. 

Türkiye’de bir benzeri, dünyada ise asla bir muadili olmadığını belirten Zorlu, Klasik Batı müziğinde de bazı denemeler olduğunu ancak Türk müziği makamları üzerinden, beynin frekanslarıyla ritimleri birleştiren böylesine kapsamlı bir araştırma dünyada ilk kez gerçekleştirileceğine değindi. 

Konya'da bir İlk: Kanseri Türk müziği ile tedavi edecekler

Baş Ağrısı, Migren ve Kanser Tedavisinde Kullanılacak

Söz konusu çalışmanın baş ağrısı veya migrenin çok ötesine geçerek, beynin ‘tedaviye hazırım’ komutunu tetikleyerek kanser tedavisinde dahi çığır açabilecek bir potansiyele sahip olduğuna inandığını dile getiren Zorlu, bu projenin dünyada ses getireğini söyledi.

Ecdadın Darüşşifa Mirası Dünyada İlk Kez Kesin Bilimsel Kanıtlara Dayanıyor

Projenin ortaya çıkış sürecini anlatan NEÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Dursun ise, konunun tarihsel sürecine değinerek şu sözlere yer verdi:

 “Avrupa’da akıl hastaları zincire vurulup ölüme terk edilirken, Selçuklu ve Osmanlı dârüşşifalarında insanlar yüzyıllarca müzikle şifa buldu. Ancak bugüne kadar hangi makamın, hangi frekans ve ritimle beyinde nasıl bir değişim yarattığına dair elimizde kesin, bilimsel bir veri yoktu. İşte bu proje kapsamında kurulan ve dünyada eşi benzeri olmayan araştırma stüdyomuz sayesinde; makamların insan vücudundaki, beyin dalgalarındaki (EEG), kalp atışlarındaki ve hormonlarındaki etkilerini dünyada ilk kez eş zamanlı ölçerek temel bilimsel kanıtlara bağlıyoruz” 

Sahne Ortamında Canlı Canlı Beyin Frekansları Ölçüldü

Konuşmaların ardından, projede önemle kullanılan bestesi Refik Fersan’a ait olan Rast peşrev de dahil olmak üzere beş temel makamdan oluşan muhteşem bir konser icra edildi. Etkinlik kapsamında iki konservatuvar öğrencisine sahne üzerinde EEG boneleri takılarak canlı ölçüm yapıldı.

Sözlü eserlerin dinleyiciyi yönlendirmemesi adına tamamen enstrümantal (peşrev) formunda seçilen eserler çalınırken, deneklerin beyin dalgalarındaki Delta, Teta, Alfa, Beta ve Gama frekanslarındaki elektrot potansiyelleri ve global alan değişimleri ile, oluşan sekinet, dinginlik ve ruhsal ahenk halleri dev ekranlardan salondaki izleyicilere canlı olarak yansıtıldı. 

Ayrıca salondaki davetliler de kendileri için hazırlanan kare kodları okutarak anket formu üzerinden makamların kendilerinde bıraktığı hissiyatı sisteme yükledi ve bu tarihi bilimsel veri havuzunun bir parçası oldu.

Program, katılımcıların projeyle ilgili sorularının yanıtlanması ve hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.

Bakmadan Geçme