Özellikle ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) iç güvenlik ve dış operasyonlar kapsamında attığı adımlar ve Trump yönetiminin Kanada’ya yönelik son dönemlerdeki tutumu, ABD birliklerine entegre görev yapan Kanada Silahlı Kuvvetleri mensuplarının konumunu yeniden gündeme getirdi.
Pentagon, 17 Ocak’ta Alaska’da konuşlu ve içerisinde Kanadalı askerlerin de görev yaptığı 11. Hava İndirme Tümenine bağlı iki piyade taburunun faaliyete geçirildiğini duyurdu.
Bu kapsamda, “Arctic Angels” (Kuzey Melekleri) olarak ve soğuk hava koşullarındaki operasyonlara hakimiyetiyle bilinen bu birliklerin, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ile diğer federal kurumlara destek amacıyla Minneapolis kentinde konuşlandırılabileceği iddia edildi.
Minneapolis, Washington’un göç politikalarına yönelik protestolar ve 37 yaşındaki ABD vatandaşı Renee Good’un bir ICE görevlisi tarafından öldürülmesi sonrası tansiyonun yükseldiği yerler arasında öne çıkıyor.
Yüzlerce Kanadalı asker ABD ordusunda görev yapıyor
Kanada ile ABD arasında onlarca yıldır süren askeri personel değişim programları kapsamında, aralarında üst düzey subayların da bulunduğu yüzlerce Kanada askeri, ABD birliklerinde görev alıyor.
ABD ordusunda görevli Kanadalı askerlerin, ABD askeri emir-komuta zincirine tabi olurken aynı zamanda Kanada askeri hukuku ve ulusal çıkarlarına uymak zorunda olduğu belirtiliyor.
Açık kaynaklara göre, aralarında en az 6 tuğgeneral, 3 tümgeneral ve 1 tümamiralin bulunduğu çok sayıda üst düzey Kanadalı subay, ABD Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Donanması, Uzay Kuvvetleri ve Savunma Bakanlığı bünyesinde görev yapıyor. Alt rütbelerdeki personel sayısı ise yüzlerle ifade ediliyor.
Kanadalı general ABD tümeninde kilit görevde
11. Hava İndirme Tümeninde görevli Kanadalı askerlerden biri olan Tuğgeneral Robert McBride, tümende operasyonlardan sorumlu komutan yardımcısı olarak görev yapıyor.
Bu durum, iki ülke arasında gerilimin tırmandığı bir dönemde Kanada kamuoyunda ve bazı çevrelerde, Kanadalı askerlerin Trump yönetiminin tartışmalı iç güvenlik uygulamalarında dolaylı rol oynayıp oynamadığı sorusunu gündeme taşıdı.
Öte yandan, Kanada’nın, yabancı ülkelerde görev yapan askerlerinin bazı emirleri uygulamamasına olanak tanıyan “caveat” (kısıtlama) mekanizması bulunuyor. Bu sistem, Kanadalı askerlerin ulusal çıkarlarla çelişen görevlerden muaf tutulmasını sağlıyor. Ancak mevcut durumda, ABD’de görev yapan Kanadalı personel için bu tür kısıtlamaların uygulanıp uygulanmadığı belirsizliğini koruyor.
Kanadalı askeri hukukçu ve emekli Albay Michel Drapeau, bu durumun ciddi bir hukuki gerilim yarattığını belirterek, “Değişim programındaki subaylar ABD ordusunun emirlerine tabidir ancak bu emirler Kanada’nın askeri düzenlemeleriyle çelişirse, askerler zor bir ikilemle karşı karşıya kalır.” dedi.
Trump politikaları Kanada ile çelişiyor
Uzmanlara göre, Trump döneminde yürütülen bazı ABD operasyonlarının Kanada’nın dış politika çizgisiyle örtüşmemesi ise tartışmaları alevlendiriyor.
ABD’nin “Southern Spear” operasyonu kapsamında Latin Amerika ve Karayipler’de uyuşturucu kaçakçılığı iddiasıyla düzenlediği ve çok sayıda kişinin ölümüne yol açan operasyonlar, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasına yönelik girişimler ve Grönland’a yönelik askeri güç iması, Ottawa’da rahatsızlık yaratan başlıca konular arasında yer alıyor.
Trump’ın Grönland’ı “gerekirse güç kullanarak” alma yönündeki açıklamaları NATO içinde de gerilime yol açarken, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Danimarka’ya destek amacıyla Grönland’a askeri gönderme seçeneğini değerlendirdiği basına yansıdı.
Carney, “Arktik egemenliği konusunda, Grönland ve Danimarka’nın yanındayız.” diyerek Grönland’ın geleceğini belirleme konusundaki haklarını desteklediklerini belirterek, Washington ile siyasi gerilimi tırmandıran bir adım daha attı.
Son söz Kanada makamlarında
Kanada merkezli National Post gazetesine konuşan eski Kanada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Wayne Eyre, kendisinin McBride’ı ABD askeri birliğine atadığına işaret ederek, subayların ABD emrinde herhangi bir göreve dahil olmasının Kanada onayına bağlı olduğunu vurguladı.
2024 yılına kadar Kanada ordusunu komuta eden emekli Orgeneral Eyre, söz konusu tartışmalara dair “ABD’nin böyle bir görev için Kanadalı bir değişim subayının konuşlanmasını isteyeceğini sanmıyorum, hatta bunun onaylanma ihtimali daha da düşük.” ifadesini kullandı.
Eyre, görevinde birçok değişim subayı meselesiyle uğraştığını, 2003’te ABD’nin Irak’ı işgaline ülkesinin katılmayı reddettiğini ancak az sayıda Kanadalı askerin Amerikan birlikleriyle görevlendirildiğini, bu yetkinin ise daha sonra iptal edildiğini hatırlattı.
Kanadalı aktivist ve yazar Yves Engler ise ABD ile askeri ittifakın çok derin olduğuna işaret ederek, “Kanada’nın askeri liderliğinin sadakatini sorgulamak haksızlık olabilir ancak ABD güçleri saldırırsa Kanada Silahlı Kuvvetlerinin ülkeyi savunması son derece zor olacaktır. Güneydekilerle olan bağları göz önüne alındığında, Kanada Silahlı Kuvvetleri muhtemelen bir ABD işgaline izin verecektir.” ifadelerini kullandı.
İşbirliği derin ama kırılgan
Kanada ve ABD orduları, NATO, NORAD ve ortak görev güçleri aracılığıyla uzun süredir yakın işbirliği içinde bulunurken Kanada Silahlı Kuvvetleri, 2006’dan bu yana Karayipler’de yürütülen “Caribbe” operasyonu kapsamında ABD ile birlikte uyuşturucu ve insan kaçakçılığıyla mücadele ediyor.
Ancak Trump yönetiminin agresif politikalarının bu işbirliğini siyasi açıdan daha kırılgan hale getirdiği belirtiliyor. Uzmanlara göre, Kanada’nın ilk kez ABD’den gelebilecek olası bir askeri tehdide karşı senaryo planlaması yapması, iki ülke ilişkilerinde yaşanan güvensizliğin boyutunu ortaya koyuyor.
Başkan Donald Trump, Kanada’nın “ABD’nin 51. eyaleti” olması yönündeki açıklamalarını defalarca yinelerken, Carney ise Kanada’nın “asla” ABD’nin bir parçası olmayacağını vurgulaması, iki ülke ilişkilerinde gerilimi tırmandırdı.
Trump yönetiminin bölgedeki “saldırgan” ve “tehditkar” politikaları Kanada’yı endişelendirirken Kanada merkezli The Globe and Mail gazetesinin haberine göre, Kanada ordusu, ABD’nin olası bir işgalini ve buna verebilecekleri karşılığı modellediğini ve üzerinde çalışmalar yürütüyor.
Olası bir askeri çatışma ihtimali düşük görülse de Kanada’nın, ABD’nin tartışmalı operasyonlarına dolaylı yoldan dahil olma riski, Ottawa için giderek daha hassas ve zorlayıcı bir mesele haline geliyor.
Kaynak: AA
Putin, Grönland’ın fiyatının “200-250 milyon dolar” olabileceğini söyledi
1
Afganistan’da kömür madeninde patlama: 7 ölü
60409 kez okundu
2
ABD Kongre üyeleri, Filistinli aktivist Mahdawi’nin serbest bırakılması talebiyle gösteri düzenledi
51567 kez okundu
3
Polonya’da halk, cumhurbaşkanı seçimi için yarın sandık başına gidiyor
47376 kez okundu
4
Kolombiya’da toprak kayması: 10 ölü
44512 kez okundu
5
İspanya hükümeti, HÜRJET’in satın alımını onayladı
30624 kez okundu
6
ABD’nin New York kentinde göçmenlere destek gösterisinde onlarca protestocu gözaltına alındı
25746 kez okundu