
“EMLAK VERGİLERİNDEKİ ARTIŞ: AÇIK VE TARTIŞMASIZ KANUN İHLALİDİR”
Emlak vergilerine ilişkin konuşan Başkan Yel, “4 Aralık 2025 tarihli 7566 sayılı Kanun ile, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun Geçici 23. maddesi açık bir hüküm getirmiştir: “2026 yılına ait emlak vergi değerleri, 2025 yılına esas alınan değerlerin iki katını geçemez.” Bu hüküm yoruma kapalıdır. Azami artış oranı %100’dür. Ancak Konya’da özellikle Karatay, Meram ve Selçuklu ilçelerinde binlerce vatandaşımız %300 ila %700 arasında değişen artışlarla karşı karşıya bırakılmıştır. Somut örnekler ortadadır: 2025’te 700 TL emlak vergisi ödeyen bir vatandaşımıza 2026’da 3.561 TL tahakkuk ettirilmiştir. 2025’te 1.000–1.500 TL arası vergi ödeyen başka bir vatandaşımıza 2026’da 5.000–8.000 TL aralığında vergi çıkarılmıştır. 4–5 kat artış. Bu bir teknik hata değildir. Bu durum açık bir kanun ihlalidir. Vatandaşlarımız CİMER’e ve belediyelere yoğun şekilde itiraz etmektedir. Ancak henüz yaygın ve sistematik bir düzeltme yapılmamıştır. Bu uygulama ev sahibini doğrudan, kiracıyı ise dolaylı olarak mağdur etmektedir.” dedi.
“YANLIŞ ENERJİ POLİTİKALARININ FATURASINI VATANDAŞ ÖDEMEKTEDİR”
“Yanlış Enerji Politikalarının faturasını vatandaş ödemektedir.” diyen Yel açıklamasının devamında şunları söyledi; “Son iki yılda Türkiye’de doğalgaz fiyatları %162 artmıştır. Dünya genelinde ise bu artış ortalama %10 civarındadır. Resmi enflasyon %30,89 iken, doğalgazdaki artış enflasyonun beş katından fazladır. Bu tablo; hükümetin yıllardır sürdürdüğü yanlış enerji ve ekonomi politikalarının kaçınılmaz sonucudur. Türkiye doğalgazın %99’unu ithal etmektedir. Yıllar içerisinde döviz kurundaki kontrolsüz yükseliş ve dışa bağımlı anlaşmalar, faturalar yoluyla doğrudan vatandaşa yansımaktadır. Rusya, İran ve Azerbaycan’dan alınan doğalgazın uluslararası fiyatları düşerken, vatandaşın faturası artmaktadır. Konya’da 5 kişilik bir ailenin yıllık 3.000–4.000 m³ tüketimi için ödedikleri bedel neredeyse iki katına çıkmıştır.
Geçen yıl aynı tüketimde ortalama 2.500 TL gelen fatura, 2026 Ocak ayında 4.600–4.700 TL seviyesine ulaşmıştır. Bu artış, aileleri ısınmak mı, kısmak mı ikilemine zorlamakta; çocuklarımızın ve yaşlılarımızın sağlığını olumsuz etkilemektedir. Ülkemizde Petrol bulundu müjdesi veriliyor ama bu müjde akaryakıt zammı olarak karşımıza çıkıyor. Mavi Vatanda Doğalgaz keşfedildi deniliyor ama doğalgaz faturaları doğal olmayan tutarlarda artıyor. KOSKİ’nin 1 Ocak 2026 itibarıyla uyguladığı yeni tarifeye göre: 0–15 m³ suyun kademe fiyatı 37,16 TL’den 39,68 TL’ye çıkarılmıştır.%6,8 artış. 2024 Yılı Ocak ayında yaklaşık 20 TL olan suyun fiyatı bugün 40 TL ye yükselmiş ve % 100 oranında artmıştır. Yani toplam artış resmi enflasyonun iki katını aşmaktadır. Üst kademelerde ise fiyatlar çok daha yüksektir. Aylık minumum 15–20 m³ su tüketen ortalama bir Konyalı aile için bu artış özellikle asgari ücretli ve emekliler için ciddi bir yük olmuştur. Bir zamanlar ulaşımda ve suda en ucuz şehirlerden biri olan Konya; Ankara, İstanbul gibi büyükşehirleri geçerek neredeyse ülkemizin en pahalı büyükşehirleri arasına girmiştir. Bu tablo, yerel yönetimlerin başarısızlığının açık göstergesidir. 6 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, yurtdışından posta veya hızlı kargo yoluyla gelen ürünlerde uygulanan 30 Euro’ya kadar vergi muafiyeti tamamen kaldırılmıştır.
Böylece artık 1 Euro’luk ürün dahi vergiye tabi hale getirilmiştir.Bu karar, doğrudan dar gelirli vatandaşlarımızı, emeklileri ve gençleri hedef almaktadır. AliExpress, Temu, Shein gibi platformlardan uygun fiyatlı temel ihtiyaçlarını karşılayan dar gelirli milyonlarca vatandaşımız ve gençlerimiz için bu düzenleme; fiilen erişim engeli anlamına gelmektedir. Bu düzenlemeyle lüks tüketim değil; tornavida, iş eldiveni, küçük ev eşyası, çocuk oyuncağı gibi günlük ihtiyaçlar vergilendirilmektedir. Kararın açıklanmasıyla birlikte iç piyasada fırsatçılık hızla devreye girmiştir. Daha önce yurtdışından 1000–1500 TL’ye alınabilen ürünler, bu karardan sonra 2500–4000 TL’ye çıkmıştır. Vatandaş hem yurtdışından alışveriş yapamaz hale getirilmiş, hem de yerli piyasada daha pahalıya mahkûm edilmiştir. İktidar bu düzenlemeyi “haksız rekabeti önleme” gerekçesiyle savunmaktadır. Ancak denetim yapmak ile muafiyeti sıfırlamak aynı şey değildir. Denetim güçlendirilebilir; fakat bunun bedeli dar gelirlinin cebinden çıkarılamaz. Kıyas açıktır: ABD’de muafiyet 800 Dolar, AB ülkelerinde 150 Euro, Türkiye’de ise 0 Euro. Bu uygulama üretimi teşvik etmemekte, yerli sanayiyi korumamakta; sadece vatandaşın alım gücünü düşürmekte ve enflasyonu beslemektedir. Cumhurbaşkanımızın derhal bu uygulamadan dönmesi gerekmektedir. Yeniden Refah Partisi olarak çağrımız nettir: Muafiyet makul bir seviyeye çekilmeli, son kullanıcı ticari ithalatçıyla aynı kefeye konulmamalıdır. Çözüm, vatandaşa yeni vergi yüklemek değil; üretimi desteklemek ve hayat pahalılığıyla samimi mücadele etmektir.”
Kaynak: HABER MERKEZİ
Konya’nın Eğiste Viyadüğü’nde nefes kesen performans
1
Avrupa’nın en gelişmiş savaş uçağı Konya’ya iniş yaptı
136803 kez okundu
2
Konya’daki o markaya ait peyniri yemeyin! İfşa oldu
133631 kez okundu
3
Konya’da metrelerce kuyruk oluştu
116884 kez okundu
4
Meram Belediyesi’nden Dünya Günü’nde doğaya çifte dokunuş
115278 kez okundu
5
Bakanlık duyurdu! Konya’daki o markalar tağşiş ürün satıyormuş
113007 kez okundu
6
Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Hemşirelik Haftasında çifte bayram
69201 kez okundu