

El sanatları öğretmeni Havva Mirza emekli olduktan sonra cam sanatı ile ilgilenerek bu alanda 28 yıldır el emeği göz nuru eserler üreterek cam sanatını yaşatmaya çalışıyor.
Mirza, emekliliğinin ardından eşinin de desteği ile bu alana ilgisinin arttığını söyledi. Eşiyle beraber çok uzun yıllar cam sanatına yönelik çalışmalar ortaya çıkardıklarını belirten Mirza, dönem dönem çok zor şartlar altında çalıştıklarını kaydetti. El sanatları mezunu olduğunu belirten Mirza, “Evlendikten sonra Halk Eğitim’de çalıştım. Dışarıdan öğrencilerim oldu, sağır ve dilsiz öğrencilerim oldu. Emekli olduktan sonra cam işlemeye başladım. Küçük bir dükkan tuttuk. Nasıl yaparız, nasıl ederiz derken, eşimle birbirimize fikir alışverişi yaparak öyle başladık. Camlarımızı işlemeye başladık. 27-28 yıldır bu işle uğraşıyorum. Az daha genç olsaydım daha da farklı şeyler üretebilirdik. Yaşlandıkça insan fazla şey de düşünemiyor. Ama gençken daha hareketli oluyorsun. Kendi mesleğimle ilgili olan şeyleri yaptığım için mutluyum. Makromeden tut kumaş boyamaya, vitray boyamaya kadar. Kumaş boyamada hani belli bir zaman sonra aşınma olayı oluyordu yıkandıkça. Ama vitraylarımız panoya uyguladığımız için, biblolara uyguladığımız için çıkma olayı hiç yok. Tamamen sabitleniyor cama. Onun için mutluyum yani.” dedi.
AİLEM HEP DESTEKÇİM OLDU
Cam sanatı işinde eşinin ve çocuklarının her zaman en büyük destekçisi olduğunu belirten Mirza, “Sağ olsun eşim de çocuklarım da yardımcı oldular hep. Yeri geldi evimiz sobalıydı. Sobanın yanında oturur orada yapardık. Küçük bir atölyemiz vardı, orası da çok soğuk olduğu için çoğu şeyi evde yapardık. Çok zor şartlarda başladık. Aradan yıllar geçti şimdi çok mutluyum. Kendi hayatımı yazmaya başladım. İnşallah bitirip yayınlayacağım” dedi.
GENÇLERE ÖNEMLİ TAVSİYELER
Havva Mirza, gençlere de önemli tavsiyelerde bulundu. Gençlerin sabırlı olmasını öneren Mirza, “Valla gençlere söyleyeceğim şey; yani hiç boş durmasınlar. Muhakkak bir şeyler öğrensinler. Sırf okuma değil, böyle sanat da öğrensinler. Olur ya, kültürde ilerleyemezler belki sanatta ilerleyecekler. Meraklı olsunlar. En azından bir meslekleri olsun. Sırf bu cam değil, başka meslek dallarında da yapabilirler. Ben elimden geldiğince yardımcı olurum. Fikir de veririm; “Şöyle yapın, böyle yapın” derim.” şeklinde konuştu.
Havva Mirza’nın eşi Rıfat Mirza da gençlerin sabırsız olduğunu ifade ederek, “Biz bu işi 30 yılda öğrendik ve hala öğrenmeye devam ediyoruz. Gençlerimiz sabırsız.” dedi.

SEMA GÖSTERİSİ AYAKLARALTINA ALINMASIN
Şeb-i Arus programları ile ilgili de konuşan Havva Mirza, Sema gösterilerinin başka mekanlarda yapılmaması gerektiğini belirterek, “Şeb-i Arus’ta dönen Semazenlerimiz bizim başka şehirlerde de dönüyorlar, onu hiç istemiyoruz. Bir Konyalı olarak hiç istemiyoruz. Yalnızca Konya’da olsun istiyoruz. Sünnet düğünlerinde yapıyorlar, nişan törenlerinde dönüyorlar. Hiç önemi kalmıyor. Mevlana Hazretleri’nin hiç önemi kalmıyor. O Sema, dönerken. Yalnızca törenlerden törene olursa çok çok daha değerli olur bence. Semanı her yerde yapılmaması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. (ÖZEL HABER)
Kaynak: Şerife KAYA

TİMFED’ten KSO’ya ziyaret
1
Avrupa’nın en gelişmiş savaş uçağı Konya’ya iniş yaptı
142663 kez okundu
2
Konya’daki o markaya ait peyniri yemeyin! İfşa oldu
139607 kez okundu
3
Konya’da metrelerce kuyruk oluştu
122725 kez okundu
4
Meram Belediyesi’nden Dünya Günü’nde doğaya çifte dokunuş
120944 kez okundu
5
Bakanlık duyurdu! Konya’daki o markalar tağşiş ürün satıyormuş
118248 kez okundu
6
Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Hemşirelik Haftasında çifte bayram
69486 kez okundu