YAZARLAR

■ Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da milleti esaret ve sefalete terk eder.

***

Zil çalacak… siz derslere gireceksiniz bir bir
Zil çalacak… ziller çalacak benim için,
Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden;
Ta içimden birisi gidecek uça ese…
Ama ben, ben artık gidemeyeceğim.

Zil çalacak… siz geminize, treninize gireceksiniz.
Zil çalacak, ziller çalacak benim için bir bir,
Duyacağım, iskelelerden, istasyonlardan bütün,
Ta içimden birisi koşacak ardınızdan…
Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.

Sonra bir gün zil çalacak yine,
Hiç kimseler, kimsecikler duymayacak;
Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz…
Ta içimden birisi kalacak oralarda,
Ben gideceğim.

Okulların açılmasını haber yaparken genelde aynı başlık atılır; Zil çaldı!

Bu sabah ziller çaldı, yeni bir eğitim ve öğretim yılına daha“günaydın!” dedik..

Yaklaşık 16 milyon ilköğretim ve lise öğrenicisi ders başı yaptı.

Sancılı eğitim ve öğretim yılının ilk basamağından çıkmaya çalışcağız. Eğitim sistemi değiştirildi, eleştiri toz dumanı yaşadık. Kılı kıyafet düzeni değişti; eleştiri bombardımanına uğradık. Müfredat değiştirildi, kitapların içeriklerinde kimi değişiklikler yapıldı anlayamadık. Dahası var;

■ Tüm çabalara ve hayırsever yurttaşların katılımıyla uygulanan kampanyalara karşın ders açığı devam ediyor.

■ Taşımalı eğitim yine evlere şenlik. Doğru dürüst rayına oturamadı.

■ Okul malzemeleri, araç ve gereçler el yakıyor. Dar gelirlileri daha başında ateş bastı.

■ Maaş yetersizliği nedeniyle kaliteli öğretmen bulmak zorlaştı. Onlar dershane ve özel okulları yeğliyor.

■ Milli eğitim mensuplarının ekonomik ve sosyoekonomik sorunları çözülemeden öngörülen hedeflere ulaşılamaz.

Sancılı, tartışmalı ve eleştiri yüklü ortam içinde yeni ders yılına “günaydın” diyor ve bir dilekte bulunuyoruz; sonu hayırlı olur!

Ülkemizin ana sorunları terör ve işsizlik olarak tartışılır durur, ancak eğitim nedense pas geçilir. Oysa eğitim sorunların anasıdır ve her şey eğitim bağlıdır. Kördüğüm olan bu ana sorun, bedava kitap dağıtılmakla çözülemez, radikal önlemler alınması kaçınılamazdır;

■ Ekmekten sonra eğitim bir ulusun ilk gereksinimidir.

Karamsarlık perdesini şöyle aralayıp “zil” fantazyası yapmak istedik

Büyük bir maden çanak biçimindeki çalgıya dilimizde zil denmektedir. İki zilin biri birine vurulmasıyla çalınır. Bunun dışında zil sözü çalgıbilimde çalpara teki, zilli tefin pulları, zilli maşaya takılan küçük eklentileri de tanımlamaktadır. Genel dildeyse çalmak üzere kurulmuş düzenektir. Eski Türkçede çang biçiminde geçen çan sözüyle Farsçada zil, Çincede dank anlamına gelen çeng sözleri arasındaki ses benzerliği, bu sözler arasında bir kökteşlik aranmasına yol açmıştır Halk dilimizde büyük zile çarpana denilmektedir. Bu söz çalpara, zilli maşa, zilli tef anlamlarına da gelmektedir. Kısacası bütün zilli çalgıların ortak adıdır.

Okullarda dersin başlamasını, teneffüs arası verilmesini ve aranın sona erdiğini uyaran ses zildir. Bu zil, Mahalleye, çöpçünün geldiğini duyuran zildir. Bu yıl, yatılı okullarda “yat” zili, bu zil, yatılı okullarda “kalk” zilidir. Toplu mekânlarda yemeğe çoğu kez “ zil” çalarak çağrılır.

İşveli kadına yerel ağızda “zilli” denir.

Acıktığımızda karnımız zil çalar. Kimi zaman eteklerimiz zil çalar. Telefonun da zili çalar; postacılar kapıyı iki kez çalar. Ellere zil takıp oynayanlar da var. Yahya Kemal’in “Endülüks’ de Raks “adlı şiirinde de “zil” var.

Eğitim ve öğretim yılı hayırlı olsun!

BİR DAMLA:

■ Eğitimin kökleri acı, meyveleri tatlıdır.

> Yeni Meram >Yazarlar > ZİLLER ÇALARKEN!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.