YAZARLAR

Geçtiğimiz hafta kar ve fırtına teslim aldı şehrimizi. Ulaşım ara-ara durdu. Fırtına ile birlikte ulaşımı ve görüş mesafesini sıfıra indiren tipide, dışarıda olanlar kapalı bir yere attılar kendilerini. Bir caddeden bir diğerine geçemedi kimse!

Rüzgar hızıyla yapılan hesaplamalar eksi 20’lerin üzerindeydi. Buzlanmalar nedeniyle aksayan ulaşım, tipi, kar yağışı ve soğuk, eğitime hafta sonuna kadar ara verilmesine neden oldu.

Tatile her zaman olduğu gibi en çok öğrenciler sevindi.

Kar ve buzla mücadele konusunda, yetersizliğimiz yine devam etti. Şehrin ana arterlerini, ana caddelerini, ulaşıma açık tutma gayretlerini ve çabalarını takdirle karşılamakla birlikte, Belediyelerimizin ellerindeki makine parklarında kar ve kışla mücadele için hazır tutulan araçların yeterli olmadığı ortaya çıktı.

Karasal iklimin hüküm sürdüğü bir şehir olan Konya’da kar-kış ve buzlanma ile mücadelede teknolojiyi yakından takip eden araçlar alınmasının zamanı daha gelmedi mi diye sorulan sorular şehirde yankılansa da, her zaman olduğu gibi duyması gerekenlerin yine duymadıkları ortaya çıktı!

Kar ve buzlanma karşısında mücadele etmeyi babadan kalma usullerle sürdürmeye devam etmenin traji-komik görüntülerini şehrin cadde ve sokaklarında görmeye devam etsek de, buzlanmalar karşısında tel tel dökülenler, döküldüklerini inatla ve ısrarla görmemeye devam etmeye çalıştılarsa da,

kış, kışa ne kadar hazırlıklı olunduğunu göstere göstere ortaya çıkardı!

Karla mücadele ve kapanan yollar konusunda yakın uzak, bir çok İlçe yardım bekledi Büyükşehirden!…

Kendi şehriniz içinde nereye koşacağınızı şaşırmışsanız, ilçelerin imdadına nasıl koşacaksınız?

Ve hangi araçlarla?

Yardıma koşulamadı pek tabi ki!..

Kapalı yolları kara-tipiye aldırmadan açabilen, yolda ilerlerken buzları eriten araçlarla kar ve kış mücadelesi yapılıyor dünyamızda. Biz ise, kürek ve kazma ile sokak ve kaldırım açmaya çalıştık, tuzlama konusunda birçok yere yetişemedik.

Ara sokaklarda insanların düşe-kalka buzlarda dans etme görüntüleri şehrimize hakimken “eyalet gibi” olunduğu söylemleri doğrusu pek yakıştı Konya’ya!..

Yazır gibi, TOKİ gibi yerlerin ulaşımı tamamen kesilmiş, hayat durmuştu. Şehrin varoşları soğuk ve buza öylesine teslim oldu ki, bu teslim olma hafta sonuna kadar sürdü gitti. Eskinin köylerini, beldelerini yani yeni mahallelerimize hiç girmiyorum. Kar ve tipinin ilk gününde şehrin merkezinde hiç bir araç çalışmadı. İnsanlar mahsur kaldı, kaderine terkedildi!

Şehrimizde 500 kadar iş makinesi var. Bu iş makinaları sahiplerinin büyük bir bölümü şu yada bu şekilde belediyelerimizle iş yapıyorlar. Bu insanlardan kar ve soğuk esaretinden şehrin kurtulmasına yardımcı olmaları pekala istenebilirdi.  Ama yapılmadı!

Yardımlaşmayı, yardım talep etmeyi düşünemeyen gururlar ve kibirler yüzünden felç oldu şehir ve bu şehirde yaşayan insanlar.

Ne yapalım bu durum karşısında? Kader mi diyelim?

Kader böyle imiş ne söylesek boş şarkısını mı mırıldanalım, derdimize yanma adına!

Konya merkezin içinden çıkamayan anlayışlar, 31 ilçenin yardımına da koşamadılar! Merak etmeyin, toplandık, çare araştırıyoruz, en kısa zamanda geleceğiz sözleri insanları acıyla gülümsetti!

‘Geç bunları, anam babam geç bunları’ diyor ya Sezen Aksu!

Geçin, laf-ı güzafı! Geleceksiniz, gelmesine de! Karlar eridikten, erikler çiçek açtıktan sonra mı?

İlçeler elleri böğründe, gözleri yollarda, kulakları telefonda bekleyip kaldılar.

‘Yollar uzak gelemedim’ şarkısı, ‘kar kapattı gelemedik’ şekline döndü.

Geçtiğimiz hafta, o burnundan kıl aldırmayan gururlu ve kibirliler darmadağın oldu!

Koskoca şehrin halini göstermemek için, şehri ceplerine koyup saklayacak değillerdi ya!..

Kar durdu, güneş açtı, ayaz ve soğuk biraz daha sürdü. Sonra, karlar erimeye, soğuklar eksiden artıya doğru dönmeye başladı. Anlayacağınız tehlike geçti, gitti.

Ne diyordu büyüklerimiz, şehir hepimizin şehriyse, herkes  elini taşın altına koymalı! Şehir kar ve tipiye teslim olurken, bize düşecek ne varsa, biz hazırız diye bekledi insanlar! Laf olur, söz olur diye aramadınız, arayamadınız!

Bakın ne yapın; Şu çok bilmişleri, akıldaneleri, çevre diye etrafınızı kuşatan, ” tasdikzadeleri” dinlemeyin artık!

Etiketler: ,
> Yeni Meram >Yazarlar > Yine tel tel döküldük!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.