YAZARLAR

Okul, yaşama hazırlanış değil, yaşamın kendisidir.

***
Yıpranmış kıyafetler içindeki bir yaşlı çift, trenden inip doğruca Harvard Üniversitesi yerleşkesinde bulunan rektörlük bürosuna ilerlerken sekreter hanım önlerini kesti;

-İşte bu imkansız. Rektörün bugün sizlere ayıracak saniyesi yok.
Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; ‘Bekleriz’ diye mırıldandı. Nasıl olsa bir süre sonra gideceklerdi. Sekreter sesini çıkarmadan masasına döndü. Saatler geçti, yaşlı çift pes etmedi. Sonunda sekreter, dayanamayarak yerinden kalktı. Rektörün yanına girip ‘Sadece birkaç dakika görüşseniz, yoksa gidecekleri yok’ diyerek iknaya çalıştı. Genç rektör, isteksiz kapıyı açtı. Sekreterin anlattığı tablo içini bulandırmıştı. Zaten taşralılardan, kaba saba köylülerden nefret ederdi. Suratı asılmış, sinirleri gerilmişti. Yaşlı kadın söze başladı. Oğulları, Leland Stanford’un tifodan öldüğünü, Harvard’da çok mutlu olduğunu ve anısına okul sınırları içinde bir anıt dikmek istediklerini söyledi.
Rektör, dokunaklı öyküden duygulanmak yerine öfkelendi, sert bir sesle dedi ki;
– Biz Harvard’da okuyan ve sonra ölen herkes için bir anıt dikecek olsak, burası mezarlığa döner.

Kadın bu kez ilginç bir öneride bulundu;
– Hayır, hayır! Anıt değil. Belki, Harvard’a bir bina yaptırabiliriz!

Rektör taşralı kıyafetlilere nefret dolu bir nazar fırlatarak ‘Bina mı?’ diyerek yineledi;

– Siz bir binanın kaça mal olduğunu biliyor musunuz? Son yaptığımız bölüm 7.5 milyon dolardan fazlasına çıktı.
Tartışma noktalanırken düşünürken yaşlı kadın, sessizce kocasına döndü ve dedi ki;
– Üniversite inşaatına başlamak için gereken para buymuş? Biz niçin kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?’
Rektör’ün yüzü karmakarışıktı. Yaşlı adam başıyla onayladı. Stanfordlar dışarı çıktı. Çiftlik ve at yetiştirme merkezlerinin olduğu Kaliforniya’ya, Palo Alto’ya döndüler.

Harvard’ın umursamadığı oğulları için adını ebediyen yaşatacak dünyaca ünlü Stanford Üniversitesi’ni böylece yaşama geçirdiler.

***

Hızlı trenle birlikte Konya; hava, kara ve demiryolu ağıyla ülkemizin en kolay ulaşım noktalarından biri haline gelmiştir. Bu önemli konumu; çeşitli uygarlıkların merkezi kentimizin eğitim, ekonomi, sanayi, sağlık ve siyaset odaklı merkez haline getirilmesine olanak sağlanacaktır.

Geçmişte Konya’da çok sayıda üniversite bulunduğunu tarihsel verilerden anlıyoruz. Mevlana ile özdeş kentimiz üniversiteye uzun uğraşlardan sonra kavuşabilmiş. Çetin mücadelenin içinden biri olarak gelinen nokta yeterli değildir ancak umut vericidir. Selçuk Üniversitesi barakalarda eğitim ve öğretime başlamış giderek büyümüş ve gelişmiştir. Daha sonra ikinci kamu üniversitesi olan Konya Üniversitesi kurulmuş, vakıf üniversiteleri KTO-Karatay Üniversitesi ve Mevlana Üniversitesi ile sayı kısa sürede dördü bulmuştur. Kimi yeni üniversitelerin kuruluş çalışmaları içinde olduğunu biliyoruz. Teknik üniversitemiz ne yazık ki elimizden kayıp gitti.

Yöremizde Stanfordlar örneği insanların var olduğu kanısındayız. Sevgili dostumuz Ahmet Keleşoğlu’nun ortaya koyduğu eğitim eserleri ortadadır. Bizim Adil Karaağaç, Mustafa Öncel, Hekimoğulları, Akkanatlar gibi daha nice eğitim gönüllülerimiz var.

Siz, surete değil sirete, zarfa değil mazrufa bakın; öyle bir gün gelir ki, Stanfordlar gibi kimileri üniversite kurma gücüne ulaşırlar.

■ Eğitim, meyvenin kendisi değil, ilgi ağacından meyve toplamaya yarayan bir merdivendir.

BİR DAMLA:

■ Eğitimin amacının zihinsel özgürlük olduğu bir dünya isterdim. Gençlerin aklını, onları bütün hayatları boyunca nesnel kanıtların oklarından koruyacak olan bir zırhın içine sokmamalı. Dünyanın açık kalplere ve aydın insanlara ihtiyacı var ve bunu statik sistemlerle elde edemeyiz.

> Yeni Meram >Yazarlar > YENİ ÜNİVERSİTELER KURMAK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.