YAZARLAR

Anayasa değişikliğini, bir yapacaksınız ama pir yapacaksınız. Anayasa, adından da anlaşılacağı gibi yasaların anasıdır. Bütün diğer yasalar onun temeline oturtulursa sıkıntı çıkmaz.

Mademki Anayasa, yasaların anası, o halde “ben yaptım oldu” görüşüyle olmaz. İnce okuyup sık dokunmalıdır. Her şeyden önce de herkesin benimseyeceği, ulusal uzlaşı içinde hazırlanmalıdır. Anayasa’nın iktidarı ve muhalefeti olmaz. Bireyleri ve kurumları kucaklamalı, esenliğin, huzurun özgürlüğün yolunu sonuna dek açmalıdır.

Bizde, Anayasa değişikliği sıkça gündeme gelir ve aylarca tartışılır. Sonunda köklü değişiklik yerine yama yapmakla yetinilir.

Şimdi yine Anayasa değişikliği gündemde;

Seçimden sonra hemen yeni Anayasa için çalışmalara başlanacak!

İktidar Partisi sözcüleri önemli icraatlarını Anayasa değişikliğiyle ilişkilendiriyorlar.

Görünen o ki, 12 Haziran sonrası, yeni bir Anayasa değişikliğine gidilecek. Dileğimiz o ki, konu yine aceleye getirilmez, eni- konu araştırılır, tartışılır ve ulusal uzlaşının sağlandığı bir taslak ortaya çıkarılır, çağdaş Türkiye’nin yapı taşlarından biri oluşturulur.

Kişi başına ulusal geliri 40 bin doları bulan ve 50 eyaletten oluşan 400 milyon nüfuslu ABD’nin Anayasası 1787 tarihini taşımakta, demokrasisi de tıkır tıkır işlemektedir.

***

İlk Anayasamız 1876’da yürürlüğe giren Osmanlı Anayasası’dır. Osmanlı Devleti’nin sona erişine kadar anayasa Kanun-i Esasi padişahın yetkilerini kısıtlamamıştı. Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü ile dokunulmazlık hakları tanımıyordu.

II. Meşrutiyet’in ilanından sonra, 1909’da değişiklikler yapılarak padişahın yetkileri kısıtlandı. Bireysel hak ve özgürlükler tanındı, basın üzerindeki sansür kaldırıldı.

Kurtuluş Savaşı sırasında, 20 Ocak 1921’de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adıyla yeni bir anayasa kabul edildi. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu belirtilirken, yasama yetkisi de Büyük Millet Meclisi’ne bırakılmıştı. Cumhuriyet’in ilanı üzerine kapsamlı bir anayasaya gereksinim duyuldu; 20 Nisan 1924’te yine Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adıyla yeni bir anayasa hazırlandı. Yasama ve yürütme yetkileri TBMM’ye bırakıldı. Meclis yasama yetkisini kendisi, yürütme yetkisini de cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulu eliyle kullanıyordu. Anayasa sözcüğü 1960’tan sonra kullanılmaya başladı. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra yeni bir anayasa hazırlandı. 1961 Anayasası halk oylamasıyla yürürlüğe girdi. Egemenliğin ulusa ait olduğu ve ancak yetkili organlarca kullanılabileceği ilkesi benimsendi. Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına dayalı, milli, demokratik ve laik bir sosyal hukuk devleti olarak tanımlandı; Millet Meclisi- Senato olmak üzere iki meclis neridildi.

Anayasayla yargının bağımsızlığı, kişi hak ve özgürlükleri ile sosyal hakları güvence altına alındı. Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yüksek Hakimler Kurulu gibi oluşturuldu.

12 Eylül 1980’deki darbeden sonra Milli Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisi yeni bir anayasa hazırladı; 7 Kasım 1982’de halkoylamasıyla kabul edilerek yürürlüğe girdi. Son yıllarda Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin gereği 1982 Anayasası’nda hak ve özgürlükleri değişiklik gerçekleştirildi.

1982 ile 1961 anayasaları arasında temel bir bakış açısı farkı olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. 61 anayasasında Milli Birlik Komitesi’nin daha geri planda olduğu ve aslında anayasa üzerinde söz hakkının Temsilciler Meclisi’nde olduğu bir sistem izlemiş bunun sonucunda da bu güne kadar Türkiye için çıkarılmış en özgürlükçü anayasa oluşmuştur; 2001’deki değişiklerle yeni açılımlar getirilmesine karşın yine kimi alanlarda boşlukların olduğu görülmektedir.

BİR DAMLA:

Ne kadar yüksekte olursan ol, yasalar senden de yüksektir.

Yasalar insanı kontrol etmek için gereklidir.

> Yeni Meram >Yazarlar > YENİ BİR ANAYASA'YA DOĞRU
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.