YAZARLAR

■ Siyaset mahkeme salonuna girerse adalet oradan çıkar.

***

Önemli davaların kararlarında geçmişte olduğu gibi günümüzde de yargı, hep tartışma konusunu oluşturmuştur. Örneğin, Silahlı Kuvvetlerin 27 Mayıs 1960’da yönetime el koymasından bu yana, aradan 53yıl geçmesine karşın hala özel yetkilerle donatılan Yassıada Mahkemesinin kararları tartışılmaktadır.

Günümüzde de değişen bir şey yok. Şimdi de Silivri Mahkemesinin Balyoz ve Ergenekon adlı iki önemli davada verilen kararlar, sadece ülkemizde değil, uluslararası boyutta da yankı bulurken yazılı, görsel, işitsel ve sosyal medya günlerdir manşetlerinde değerlendirmektedir. Bu bağlamda tartışma ve polemiklerin daha yıllarca süreceği de bir gerçektir. Tartışmalar sür-git devam ederken verilen son kararlar yaşadığımız süreçte tarihten hükm-ü Karakuşi olgusunu tartışma ortamlarına yansıttı.

Anlamı olarak hükm-ü karakuşi, saçmasapan karar verilmesi halini dile getirmektedir. Bu bağlamda da söz konusu kararlar karakuş diye mevhum kadıya izafe edilmiştir. Olayın Selahattin Eyyubi’nin veziri Bahaeddin karakuş’u yıpratmak için rakibi Esad bin Memmati tarafından yazılmış “Kitabel Faşuş Fi Ahkami Karakuş” adlı uydurma mahkeme kararlarına dayanmaktadır.

Selahattin Eyyübi’nin yöneticilerinden olan Bahaeddin Karakuş, Mısır’da Valilik – kadılık
yapmış ve Miladi 1200 yılında ölmüştür. Verdiği ters karar ve garip hükümlerle bilinir. “Karakuşi Hükmü” adlı hükümler, literatürde yerini almıştır. N. Rüştü‘Türk Nüktecileri’ adlı kitabında Karakuşi’yi şöyle anlatıyor:
“ Bunlar kanun, örf gelenek ve hatta tabiat dışında karar altına alınmaya çalışılmış öyle hükümlerdir ki; bu mantıksızlık karşısında, mahkûmun savunma çabasını sürekli hayrete çevirmiştir. Yüzyıllar boyunca bazı keyfi anlamsızlıklara nazire gösterilen bu tuhaf hükümler; Karakuş’a’ aittir. Yedi yüz elli yıl önce yaşamış olan bu zat, halis Türk’tür.”

Karakuşi bir gün hapishaneyi denetliyormuş. Mahkûmlara tek tek suçlarının ne olduğunu sormuş. Büyük çoğunluk, masum olduklarını ve suçsuz yere yattıklarını söylemiş. İçlerinden sadece 8 tanesi; “biz suç işledik, cezamızı da çekeceğiz” demiş. Bunun üzerine Karakuşi cezaevi Müdürünü çağırarak emir vermiş;

“ Bu 8 mahkûmu hemen serbest bırakın. İçeride bir sürü masum adam var. Bunlar içeride kalırsa, masumlara zarar verir.”
Kadı Karakuşi’nin ünlü öykü ve kararlarını zamanı geldikçe koşullara göre aktaracağım.

Karakuşi hükümlerinden bir örnek daha;

Bir terzi Aile avcı arkadaş olur, ava giderler. Av sırasında avcı attığı okla terzinin gözünü kör eder. Olay dolayısıyla terzi avcıyı dava eder. Kadı karakuş, terziye sorar;
– Anlat, ne istiyorsun?
– Bu avcı benim gözümü çıkardı, mesleğim terzilik tek gözümle yapamıyorum ceza verilsin ve bana da bedel ödensin.
Karakuşi, hemen kararını verir

” Avcının yaralı gözü çıkarıla!”
Avcı itiraz eder karara itiraz eder;
-Efendim ben avcılıkla geçiniyorum, tek gözüm çıkarılırsa ok atamam…
Karakuşi bu kez kesin hükmünü verir:

” Terzinin öteki gözü de çıkarıla!

Kadı Karakuşi’den çıkalım, şöyle batıya doğru gidelim.

Napolyon kendisine suikast düzenleyen Generel Moreau’yu mahkemeye vermiş; yargıca da de haber yollamış;
“Sen onu mahkûm et, ben affederim!”
Mahkeme başkanından, imparatora şu yanıt gelmiş
“Peki, beni kim affedecek?”

9. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel’in bizzat bana da aktardığı bir Karakuşi öyküsünü yarın yazacağım.

BİR DAMLA:

İspanya Kralı sormuş;
-Adalet mi üstündür, yiğitlik mi?
Bilge yanıt vermiş;
– Adalet olsaydı, yiğitliğe lüzum kalmazdı.

> Yeni Meram >Yazarlar > YARGININ TARTIŞILMASI VE HÜKM-Ü KARAKUŞİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.