YAZARLAR

Geçtiğimiz hafta, canlı maç sonuçlarını yayınlayan bir siteden bir yorum okudum. Durumunu özetlemiş bahis oynayan arkadaş.

Tavşanlı Linyit-Boluspor maçı için bu maçta 2 golden yukarısı olmaz diyen arkadaş, maçın hemen başında gelen golün ardından isyan ediyor ve şu espriyi yapıyor:

Tüpü açtım çakmakla oynuyorum..

Konyaspor’un ligin ilk 2 haftadaki performansını görünce bende aynı duygulara kapıldım. Teknik heyet, yönetim ve futbolcular gaz kaçağı olan odanın içinde, ellerindeki çakmağı yakmaya çalışıyorlar.

Ha patladı, ha patlayacak.

***

İlk haftanın ardından ‘İçimizdeki İrlandalılar Hortladı’ başlıklı yazıma olumlu-olumsuz tepkiler geldi.

Düşüncemi tam olarak ifade edememiş olacağım ki, kötü oyun nedeniyle takımı eleştiren herkesi ‘İrlandalı’ yaptığım fikri doğmuş bir çok kişide.

Benim anlatmak istediğim, bu şehirde takımın yenilgisini dört gözle bekleyenlerin varolduğuydu.

Buna ister inanın, ister inanmayın.

Gerek basın tribününde bana söylenenler, gerek Vip Tribünündeki yüz ifadeleri, bu şehirde İrlandalılar olduğunu açık ve net bir şekilde gösteriyor. Renkleri yeşil-beyaz ama Konyaspor ile alakaları yok bu insanların.

Ben yazımda bu kişileri işaret etmeme rağmen, maalesef bir çok kişi yazımı yanlış değerlendirerek, takımı her eleştireni İrlandalı yaptığım yargısına varmış.

Tabi ki eleştireceğiz.

Takımın övülecek bir tarafı mı var?

***

Ligin ilk 2 haftasındaki futbol ve alınan sonuçlar ortada.

Buca ve Trabzon önünde hezimetten kurtulduk.

Anlamak mümkün değil.

Kadroya bakıldığında, ligin tartışmasız favorisi olarak gösterilen bir ekibi, nasıl olurda bu kadar kötü oynayabilir. Bu kadar beceriksiz olabilir.

İlk haftanın ardından bende bu durumun bir iş kazası olarak yorumlanmasını istemiştim.

Buca maçının ardından hem oyun, hem de sonuç olarak çok daha farklı bir Konyaspor bulacağımı düşünürken, sahada ne yapmaya çalıştığı belli olmayan bir takım vardı.

Hele bir kaleci almışız ki, düşman başına.

Pawelek’i arayacağımızı tahmin etmiş ve bunu kaleci antrenörü Atilla hocayla paylaşmıştım.

Ancak bu kadarını da beklemiyordum.

Bir kaleci takımın yarısı eder.

Üstüne gelen veya başına çarpan topların dışında olumlu bir hareketi yok bu Kaya’nın.

Yediği ikinci gole ne diyeceksiniz.

Ballandıra ballandıra anlattıkları kaleci bu mu?

Yada takımda kalması için bir gayret gösterilmeyen Alvaro Mejia..

Hem Pawelek’i, hem de Mejia’yı mumla arıyoruz mumla..

***

Şimdi işimiz çok daha zorlaştı.

Bize karşı açık futbol oynamayan her takımın Konyaspor’u rahatça mağlup edebileceği henüz ikinci haftada ortaya çıktı.

Hazırlık dönemini iyi geçirmediği her halinden belli olan Konyaspor’un kısa süre içerisinde toparlanamaması halinde iyi günlerin bizi beklemediği bir gerçek.

Geçitğimiz sezonlarda şampiyonluk iddiasıyla lige başlayan ve küme düşmekten son anda kurtulan Çaykur Rizespor ve Denizlispor örnekleri önümüzde.

Umarım Gaziantep Büyükşehir maçıyla yeni bir sayfa açılır ve takım beklenen görüntüye kavuşur.

> Yeni Meram >Yazarlar > Tüpü açtık çakmakla oynuyoruz
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.