YAZARLAR

Geçtiğimiz hafta dünyanın ve ülkemizin gündeminde, Tunus ve Lübnan’da yanan devrim ateşlerinin kıvılcımları, o ülkeleri yakma tehdidinden öte, çevre ülkelere sıçrama tehlikeleri, yüreklere de ateş düşürdü.
Ülkemizde, çok partili hayata geçtiğimizden bu yana, akıp giden 65 yılda gerçek demokrasiyi ne yazık ki belleğimize sindiremedik. Sindiremedik; ama Ulu Önder ATATÜRK’ün özenle kurduğu Türk Silahlı Kuvvetleri demokrasi adına, istenmediği halde, yine Demokrasi adına 27-Mayıs’larda 12-Eylül’lerde yasama meclisine el koydu.
Bu öylesine bir el koyma idi ki Türk Silahlı Kuvvetleri emanet aldığı bu görevi dünya ihtilalleri tarihinde görülmemiş bir örneği sergileyerek hür seçimlerle Sivil Parlamento’nun kapılarını SÜRATLE açıp Demokrasi’nin icaplarının işlerliğini yaptı.
Şimdilerde sadece ve sadece siyasi koltuklarını koruyup kollamak adına Türk Askeri’nin bu ulvi başarısını saptırarak 27- Mayıs ve 12-Eylül’leri karalama taktiğine girerken Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ni de keza alabildiğine yıpratma taktiklerini sergileyenler,
Başlarını ellerinin arasına alıp düşünseler, Din Kardeşlerimiz TUNUS ve LÜBNAN’daki iç savaşın belki de domino taşları gibi diğer geri kalmış Müslüman ülkelere de sıçrayıp İslam aleminde derin yaralar açacaklar.
Şimdi basiretli düşünenler demezler mi keşke, Tunus ve Lübnan’da da Türk Askeri örneği bir ordu olsa da şu iç savaşın ateşini kendi mecrasında söndürse.
Kahraman Silahlı Kuvvetlerimiz sadece dış düşmanlarımıza karşı bu ülkeyi savunmaktan öte, iç düşmanlarımıza karşı da bu ülkenin korunup kollanmasını hani şu Ulu Önder ATATÜRK’ÜN ‘MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKI ASİL KANDA MEVCUTTUR’ sözü var ya Mehmet’imi, kendi tezgahında ince, ince işleyen o komutanlar ister asker olsun ister sivil hem de Demokrasi modelini bayrak yaparak tüm güçlükleri yenip, yine Ulu Önder ATATÜRK’ÜN, Müstevlilerin içte ve dışta düşmanlarla birlik bile olarak bu ülkede bayrak açıp saltanat sürmelerine meydan verilmeyecektir.
Hani ne derler Atasözümüz gerçek yüzünü dün Irak’ta, sonra Filistin’de, ve şimdilerde de TUNUS ve LÜBNAN’da gösterirken ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARI’nın kazanımları gerçeğini, gözler önüne sermekte, al sana ders, gerçeğini haykırarak belleklere çivilemektedir.
Gidip şimdi kontrolsüz gücün, başıbozukluğun, disiplin ve düzenden yoksunluğun asla ve asla devrim ateşlerini de kontrol edemeyeceği gerçeği ile yanıp yıkılan ülkelerin kara kaderlerini bizatihi kendilerinin yazdığı açık seçik ortadadır.
Yukarıda da belirttiğim gibi kontrolsüz gücün yakıp yıktığı tüm ülkelerde de birer ATATÜRK gibi dahi çıksa da, o ülkelerde Türkiye Cumhuriyeti’nin Sömel ve Temelleri gibi sağlam bir zemine oturtulmuş bir ülkenin evlatları olsalar.
Türk Silahlı Kuvvetleri, kendi bünyesinde kurduğu otokontrolle ilke ve umdelerine, aykırı davranışlarda olanları temizlemede ta İstiklal Savaşı’nı, verirken başlattığı ana modelle sağlayıp giderken, sivil müdahalelerle bu ana umdelerin zedelenip yıpratılıp yıkılması sonucunun ne acı olabileceğini sorumluların derinden idrak edip, Demokrasimizin asla ve asla bir kez daha yara almamasına özen gösterilmesi Ulusal dileğimizdir.
Yüce Türk Milleti darbeler öncesi dayanılmaz o siyasi huzursuzlukları bir kez daha yaşamayı asla ve asla istemez.Bu türden huzursuzlukların günahının da Kahraman Silahlı Kuvvetlerimizin üzerine atılıp bu kutsal yuvanın yorulup yıpranmasına sebebiyet verilmesinin de vebalinin ağır olup,Adam gibi Demokrasi’den bu ülke insanını mahrum edeceklerin de geçmişte olduğu gibi gelecekte iflah olmayacakları gerçeğini dile getirerek mutlu geleceklere, ülke ve insanımıza ebedi esenlik dileklerimiz olsun deriz.

> Yeni Meram >Yazarlar > TUNUS VE LÜBNAN'IN DA BİR TÜRK ASKERİ OLABİLSE !!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.