YAZARLAR

“DİKKAT, sözlerin sana ihanet edebilir.”

***

ÇAY VE SİMİT…

Kesin biliyorsunuzdur.

Çünkü büyük çoğunluğumuzu ilgilendiriyor.

Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi tarafından hazırlanan “Memur-Simit” endeksine yer verilen açıklamada, 2002 maaşı ile 2 bin 655 simit alan memurun, bugün ortalama maaşı ile bin 545 simit alabildiği ifade ediliyor. Fark, bin 100.
2002’de asgari ücretlinin maaşı ile 920 simit alırken, bugün 630 simit alabildiği belirtilen açıklamada, memur maaşlarının simit fiyatları karşısında yüzde 42, asgari ücretin yüzde 31,5 değer kaybettiği belirtiliyor.
Benzer durumun çay fiyatları için de geçerli olduğu, 2002 yılında 0,1 liradan satılan bir bardak çayın bugün 0,5 liraya yükseldiği görülüyor.

Dört kişilik bir ailenin her öğünde bir simit yiyip, iki bardak çay içtiğinde günlük 24 lira harcayacağı vurgulanan açıklamada, ailenin yalnızca simit ve çayla yaşamını sürdürebilmesi için aylık en az 720 liraya ihtiyacı olduğu, asgari ücretli bir ailenin simit ve çayla beslenebilmesi için 90 liraya daha gereksinim duyduğu ifade ediliyor.

Yani, halkımız arasında “susamlı tavuk” denen simitin yanında çay da içerseniz her ay 90 lira borç bulmak zorundasınız.

Giyecekleri, ulaşımı, kirayı, eti unutun.

Dondurmayı, çikolotayı, gofreti, sucuğu da.

Ay 30-31 gün. Simit ve çay abonesi olsak….

Her ay 90 TL borçlanarak bir yılda 1. 80 bin.

Konya’da anlıyorum her 10 kişiden 7’sinin neden şişman olduğunu… Yani, bel çevresinin ortalama 102 değil, 110 santimetreye ulaştığını…

Etli ekmek, tereyağlı börek, erişte, makarnaya devam…

***

KIYAMETE BEŞ Mİ VAR!
Kuran’ı Kerim’in Araf Suresi şöyle der:
“Ey Muhammet!.. Sana kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar, de ki: ‘Onu ancak Rabbim bilir… Gerçek tartı kıyamet günündedir. Tartıları ağır gelenler kurtulanlardır. Tartıları hafif gelenler, ayetlerimize yaptıkları haksızlıklardan ötürü kendilerini mahvetmiş olanlardır.”
Bina da zina da hızla arttı.

Deyim yerindedir, “kıyamet alameti”dir.

Araf Suresi’nde, “Gözün kamaştığı.. Ayın tutulduğu.. Güneş ve ay bir araya getirildiği zaman insan, kaçacak yer nerede?” der.”

Denizlerin öldüğü, göllerin zehirlendiği, havanın pislendiği, ormanların çölleştiği, doğanın tüketildiği ve temiz besin üretilemediği bir zamanda insanın kaçacağı yer kalır mı?

Birkaç yıl önce “deli dana” patlak verdi.

…Belçika’daki tavukların başına bir iş geldi.

İnsanoğlu yemlere öyle yapay maddeler katıyordu ki, hayvanları yiyenler kanser hastalığına yakalanıyorlardı. Yine Belçika’da kolalı içkilere alıştırılan çocuklar hastalandılar, kolalı içkiler yasaklandı.

Çernobil’de nükleer santral kazaya uğrayınca çay içmek tehlikeye dönüşmüştü.

Kar hırsına yakalanan insanlar, sebzeleri ve meyveleri şişirip çoğaltmak için hormonlu üretim sapkınlığına başvuruyorlar.

Denizlerin dibinde birikiyor zehirli atıklar.

Uzayda kara delikler açılıyor, göğün rengi değişti, soluk alıp vermek güçleşiyor. İnsanlar doğayı tüketiyorlar ama sanayi atıklarını tüketemiyorlar.

En süper Amerika, ateşten yaratılmış şeytan gibi emrediyor: “Tüketeceksin!”
Markalar tezgahlarda uçuşacak, insanlar gereksiz malları kapışacak; toplumda saygınlık, tüketmekle özdeşleşecek.

“Tüketim için üretim” amacıyla doğayı sömüreceksin ki, doğal kaynaklar kuruyacak, zehirlenecek, yok edilecek.
Dünya pazarının yasası, tüketim.

Çünkü, dünya süratle tükeniyor.

Yine Araf Suresi’nde şöyle yazıyor:

“Sana kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Göklerin ve yerin ağırlığını kaldıramayacağı o saat sizlere ansızın gelecektir.”

O saat ansızın değil göz göre göre geliyor.

Amerika Birleşik Devletleri sayesinde.

Hani, ülkelere özgürlükler götüren!

Ama onları yerin dibine kadar sömüren.

> Yeni Meram >Yazarlar > Tüketim
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.