YAZARLAR

Tarihini, geçmişini bilmeyenlere, bilip de gençliğin öğrenmesine engel olmak için ellerinden gelen tüm olanakları kullananlara ancak tarihi gerçekleri anımsatarak karşı koyabiliyorum. Ama yazmaya devam edeceğim. Çünkü tehlike çok büyüyor. Haçlı ruhu yeniden uyandı.

ABD’nin ve uygarız diyen AB ülkelerinin emperyalist, sömürgeci iştahları yeniden kabardı.

1.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ni sırtından vuran İslam Devletleri’ni ve halkını neyin beklediğine ABD karar verecek.

Ne onursuz bir duruş!

Ne onursuz bir bekleyiş!

Ders almasını bilemediler, bilemeyecekler. Petrollerinin tüm yönetimini ABD ve sömürgeci ortaklarına teslim etmeden de bu işgal ve bombardımanlar bitmeyecek.

Yüzyıl öncesini ve aynı işgali, 1911 Trablusgarp’ın işgalini yazacağım.

Amaç aynı ama nedenler çağa uyduruluyor.

Şimdilerdeki nedenleri;

Demokrasiyi getirecekler,

Diktatörleri devirecekler,

Ilımlı İslam modelini geliştirecekler.

Halkları kendi idarecilerinden kurtarıp, Obama’nın kucakladığı, sırtını sıvazladığı, her istediğini kolayca uygulattığı Ilımlı İslamcılara teslim edecekler. Aslında bu isimde yanlış var. Amerikancılara teslim edecekler. Trablusgarp’ın işgalini Prof. Dr. Hamza Eroğlu ne güzel anlatmış. 1909 yılında Racconiği Ant. ile İtalya Rusya’nın Boğazlardaki çıkarlarını Rusya da İtalya’nın Trablusgarp’taki çıkarlarını tanıyordu. İtalya mutlaka bir sömürge istiyordu. 28.Eylül.1911’de Osmanlı İmparatorluğu’na İtalya bir nota verdi. . Trablusgarp’ta isteklerde bulundu. 24 saat süreli bu nota için görüşme önerisinde bulunan Osmanlı’nın isteği kabul edilmedi. 24 saatin bitiminde İtalya, Kuzey Afrika kıyıların asker çıkardı.

Fransa’nın ABD ile anlaşıp, Libya’yı bombalaması gibi.

Osmanlı Devleti deniz kuvvetinin yetersizliği nedeniyle engel olamadı.

Ancak İtalyanlar; kaçak olarak Mısır ve Tunus’tan Trablusgarp’a geçen, takma adlar kullanan, değişik kılıklar giyen, malzemesiz, gönüllü ama içleri vatan aşkıyla, devlete ve devletin topraklarına bağlılık aşkıyla yanan Genç Önyüzbaşı Mustafa Kemal, Binbaşı Enver Paşa, Fethi Okyar gibi yiğitlerin Sunusi’leri eğiterek, milis kuvvetler kurarak İtalyan’lara karşı çetin savaşlar vermelerini beklemiyorlardı.

Fethi Okyar bu savaşı ne güzel anlatıyor:

“Eğer Trablusgarb’a, o toprakları vatanından bir parça saymanın şuuru içinde koşanların rahatça destan denilebilecek yiğitliklerini dünyaya anlatabilmek mümkün olsaydı Türklüğe ait çok şeyin bir daha geri dönmemek üzere yitirildiği zannının hakim olduğu o günlerde, sanırım ki, kahramanlık ve mertlik aşığı dünyanın gözünde onurumuz yerini almakla kalmaz, hayranlık uyandırırdık.”

Ama bakın topraklar yitirilince kahramanları anacak o topraklarda kimse kalmıyor! Trablusgarb’ta çaresiz kalan, atış sahası dışına çıkamayan İtalyanlar, on iki adayı işgal ederek Osmanlıyı barışa zorlamışlardı.

Kahraman, yiğit subayların bu başarısı İstanbul’daki Osmanlı Hükümeti’ni de şaşırtmıştı.

18 Ekim 1912’de Lozan şehrinde Uşi Antlaşması ile yapılan onca kahramanlık çöpe atılıp, Trablusgarp İtalyanlara bırakıldı. Böylece 12 ada üzerinde de hak sahibi oldular.

1911’de İtalyan’lara karşı Trablusgarp’ta arkadaşları ile destan yazan Mustafa Kemal Paşa’ nın Kolordu komutanlığını yaptığı birlikler 1916’ da Muş ve Bitlis’ i Ruslardan geri almış, Suriye cephesinde ve Çanakkale’ de komutanlığı Alman General Liman Von Sanders’den geri alarak bu savaşta komuta ettiği Mehmetçiğe:

“Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum.” Demiştir.

Askeri dehasını gösteren bu özel insan eğer Kurtulu Savaşı’nı kazanmasaydı Çanakkale’deki 250 bin şehidi, aslanları tıpkı Trablusgarp kahramanları gibi unutulacak, onlar için tören bile yapılamayacaktı.

Yine de Tanrı Türk Milletini çok hem de pek çok seviyor ki böyle bir komutanı, böyle bir yiğidi, böyle bir ulusuna hayran lideri bizlere gönderdi diyorum.

Arap uluslarına da çok üzülüyorum!

Çağdaş, akılcı, yiğit ve onurlu bir lidere bir türlü kavuşamadılar!

> Yeni Meram >Yazarlar > TARİH TEKRAR MI EDİYOR?(2)
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.