YAZARLAR

***

“KEŞFEDİLDİKTEN sonra gerçekleri anlamak kolaydır. Mühim olan keşfetmektir.”

***

YAKIŞMIYOR…

Konyaspor’un Bank Asya 1.Lig’in 2011-2012 sezonunun ilk yarısında iç sahada oynadığı 8 maçı toplam 20 bin 169 kişi izlerken, maç başına ortalama taraftar sayısı 2 bin 521 kişi oldu. 8 maçta toplam 30 bin 135 lira hasılat elde edildi. 30 bin lira hasılat elde ediyorsunuz. 78 bin 500 lira ceza ödüyorsunuz… İki kelime ile: Birincisi, “Gülünç.” İkincisi, “Konya’ya hiç yakışmıyor.”

***

KRALLAR…

Konyaspor’da A2’ler, U-15’ler, 17’ler… Emin adımlarla başarıdan başarıya koşuyorlar. Başarılarda en çok pay kuşkusuz sayın Remzi Ay ve Salih Eken kardeşlerimin. Bugün çalıştıranların da kuşkusuz büyük payları var. En büyük pay ise elbette gencecik, pırıl-pırıl, özverili futbolcularımızın… Hepsini gönülden kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

***

VİTRİNLİKLER…

Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğü istatistiklerinin bilgilerine göre, lisanslı sporcu sayısında İstanbul birinci, Ankara ikinci, İzmir üçüncü sırada yer alıyormuş. Konya ise 40.790 sporcu sayısıyla 10’uncu sıradaymış. Ciddi olalım, kendimize soralım: Sahi, Konya Türkiye’nin kaçıncı büyük iliydi? Hemen hemen bütün iller şöyle yapıyorlar: İlköğretim okulları ile liselere giderek öğrencilerin kimliklerini ve fotoğraflarını alıyorlar, lisans çıkartıyorlar. N’oldu, lisanslı sporcu sayımız arttı. Pekii, Avrupa’ya göre solda sıfırız da, bizim bu lisans çıkartılan öğrencilerin hepsi spor yapıyor mu?

Şimdi değil, taaa eskilerden böyle hikaye! Kimler kimleri kandırıyorlar, biliyoruz. İşimiz; şaklabanlık, göstermelik, vitrinlik!

***

SPORTMENCE…

İDDİA: Temel ile Cemal bir gün bir filme giderler. Filmde at yarışı oynanmaktadır. Temel Cemal’e, “Ula Cemal bence bu yarışı 3 numarali at kazanaceğdur” der. Cemal, “Hayur 2 numaralu at kazanacağdur” diye cevaplar. Sonunda iddiaya tutuşurlar. Yarışı Temel’in atı kazanır. Temel Cemal’e, “Ula uşak seni kandirmişumdur. Ben filmi daha öncede seyrettim” der. Cemal hayıflanır: “Ula uşak bende seyrettim de, nerden bileyim yine bu atın kazanacağını?”

*

FUTBOL DEDİĞİMİZ!

Temel ile Dursun köfteciymiş. Temel yerde bir maç bileti bulmuş. Temel Dursun’a, “Git bu maçı izle gel” demiş. Dursun maçı izledikten sonra dükkana gelmiş. Temel, “Bana maçı anlat” demiş. Dursun anlatmaya başlamış: “Ortaya bir kabak koyiyler. İki direğin arasından geçince goool diye baariiyler. Bide utanmadan kırmızi don giyiyler!”

*

TÜRK YÖNETİM FELSEFESİ!

Türk ve Japon şirketleri arasında bir kürek yarışı düzenlenmesine karar verildi. Her iki takım da performanslarının en üst düzeyine varabilmek için uzun ve zorlu bir hazırlık döneminden geçti. Büyük gün geldi ve iki takım da kendini hazır hissediyordu. Japonlar yarışı 1 kilometre farkla kazandılar.
Türk takımı çok sarsılmıştı. Şirket yönetimi yarışı kaybetme nedeninin bulunmasına karar verdi. Araştırmalar ve analizler sonucu hata bulundu, çözüm önerisi getirildi. Japonların takımında 8 kişi kürek çekiyor, 1 kişi dümencilik yapıyordu. Türk takımında ise 1 kişi kürek çekiyor, 8 kişi dümeni kullanıyordu. 9 kişilik Türk takımı Japonlarla bir yarış daha yapmak üzere yeniden yapılandı. Yapılanma şekli şöyleydi: 4 dümen müdürü, 3 bölgesel dümen müdürü, kürek çekmekle görevli kişinin performansından sorumlu bir dümen yöneticisi ve bir kürek çekme elemanı.
İkinci yarışı Japonlar 2 kilometre farkla kazandılar. Tepesi atan Türk şirketi yönetim kurulu hemen harekete geçti. Yarışın kaybedilmesinden sorumlu tutulan kürekçi kovuldu ve müdürlere sorunun çözümüne katkılarından dolayı ikramiye verildi!

> Yeni Meram >Yazarlar > Sportmence
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.