YAZARLAR

Sanat uzun ve kalıcı, ömür ise kısa ve geçicidir.

***

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün heykellerine saldırılar neredeyse Vaka-i adiye haline geldi. Gün geçmiyor ki Cumhuriyetimizin kurucusu, vatanımızın kurtarıcısına açıktan ancak ve gizliden bir linç kampanyası başlatıldı. Saldırılar da hedef olarak heykeller seçiliyor ve ne acıdır ki, bu denli kalkışmalar çözüm sürecini baltalamaya dek uzanıyor.

Henry Thoreau’nın “heykele” vurgu yaptığı çok beğendiğim bir özdeyişi var;

■ sorun sizin taşa yaptığınız değil, taşın size yaptığıdır.

Ne zaman, sanat ve sanatçıyla ilgili bir tartışma açılsa ve saldırı söz konusu olsa bu özdeyişi anımsarım. Her zaman yineleriz, gündem değiştirmede usta toplumuz, biri bitmeden birini ekleriz.

***

Söz heykelden açıldı, sürdürelim;

Heykel, resimden daha da eski bir sanattır. Kilden yapılmış küçük figürler, totem direkleri, şeytan maskeleri, Easter Adasında bulunmuş garip oymalar, Maya Kızılderililerin yapmış oldukları şeyler, heykel Sanatının önemli bir yer tuttuğunu belirtmektedir.

Yeryüzünde en eski heykel, yaklaşık M.Ö.40.000 yıllarından kaldığı sanılan mamut dişinden yontulmuş kadın başıdır. Bu heykel, Fransa’da Garonne ırmağı yatağında 1894’de bulunmuştur. Daha sonra 1922 de meydana çıkarılan 15 santim boyundaki kadın heykeli “Lespugue Venüsü” diye tanımlanmıştır.

Eski Mısırlılar heykel konusunda da çok ustaydılar. Firavunların ve soylu kişilerin granitten, kireç taşından heykellerini yontuyorlardı. Güzellk tutkun, atletizme önem veren Eski Yunanlılar da, Phidias ve Praxiteles gibi dev heykel ustaları yetiştirmişler, bunlar kadın ve erkek vücudunun kusursuz örneklerini ölümsüzleştirmişlerdi.

Birçok alanlarda Yunanlıları izleyen ve onları taklit eden Romalılar heykellerini mermerden yaptılar. Eski Yunanlılar, Sümer ve Hitit heykellerindekinden daha

yumuşak malzeme olan mermer ve süngertaşı

kullanıyorlardı. Yontu ve işlenmesinde başarılı oldular. Romalılar heykelcilikte, büste daha çok önem verdiler. Heykelcilik, ışıklı Rönesans döneminde önem kazandı. Mikelanj “Musa”, “Davut” gibi dev eserler yarattı. Çağdaş heykelciliğin Rodin’le başladığı yadsınamaz. Rodin, yapıtlarıyla kitleye anlam ve ruh kazandırmıştır. Çağdaş heykelciliğin ustaları İngiliz Henry Moore, İtalyan Alberto Giacometti’dir.

Avrupa dışında heykel, Afrika’da zenci, Amerika’da Toltek ve Aztek sanatı, olarak gözlemlendi. Güney Asya’da Hint ve Çin Hindistan’ı heykelciliği gibi alanlarda özellikler taşıyan örnekler verdi.

Türkler’de heykel, eski çağlarda da vardı. Orta Asya’da yaşayan Türkler, ölüleri için “balbal” diye anılan sert taştan, ayrıntıları belirli olmayan yontular dikerlerdi. Daha sonraları, Padişah Abdülaziz heykel sanatını özendirmek amacıyla kendi heykelini yaptırmıştı. Abdülaziz’i at sırtında gösteren bu heykel Beylerbeyi Sarayı’ndaydı. Birkaç kez yer değiştirmiş sonunda Topkapı Saray Müzesi’ne yerleştirilmiştir. Sanayi-i Nefise Mektebinin ilk heykel öğretmeni Oskan Efendi’dir.

Sanatın önemli dallarından birini oluşturan heykellere, saldırılmasından acı ve utanç duymaktayız.

Bu denli kalkışmalar bir anlamda densizliktir ve çağ dışılıktır; toplumun onulmaz yarasıdır.

■ Dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı.”

Bir Damla:

Hastasız doktor

Abdülhak Hamid’e sordular;

– Aşk ile sevdiği güzel kadın hakkında neler düşünüyorsunuz?”

Büyük şair

dizeyle yanıt verir;
– Aşıkı olmayan dilber, hastası olmayan doktor gibidir.

> Yeni Meram >Yazarlar > SİYASET- İDEOLOJİ VE HEYKEL
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.