YAZARLAR

Siyasal Sertlik-Tayyar Çimen-Yeni Meram Gazetesi

Yazımın başlığında sert sıfatını kullandım ama bu sözcük neredeyse yumuşak kalıyor. Yönetimle anamuhalefet arasındaki ilişkiler, konuşmalar, görüşmeler öylesine ölçüsüz hale geldi ki, her yurtsever insanımız bunu dehşetle görüyor. Yönetimi temsil eden Cumhurbaşkanı, anamuhalefet başkanına, “o zat, o kişi, o cahil, o meczup, o zavallı” diye hitabediyor, o da Cumhurbaşkanına, “adamsan gel, zerre haysiyetin varsa gel  TV’de tartışalım” diyor. Siyasal demokrasinin iki ana unsuru böyle bir husumet havasındayken böyle bir demokrasi idaresi ülkeye ne verebilir ki? Sadece zarar verir. Oysa Güzel Ülkemiz Türkiye, bilhassa bu zamanda birlik ve dayanışma istiyor. Batı’daki, Amerika’daki dost devletler, müttefik devletler, bize karşı anlaşılmaz bir karşı politika içindeler. Bu noktada, bazı Türk siyasi çevrelerinin ve evrensel siyaset stratejisi uzmanlarının ileri sürdüğü manada, Türkiye’nin,  ekonomik dayanıklılık ve askeri potansiyel bakımından, yükselmesini ve bir dünya devleti olmasını, şu anda dünyaya hükmeden belli devletler (başta ABD, Rusya, Almanya, İngiltere, Fransa vs), bir başka ifadeyle emperyalist devletler, istemiyorlar. Güney komşularımızda, Suriye’de ve Irak’ta iç savaşlar var. Oralardan üç milyondan fazla insan kaçıp ülkemize sığınmış. Ülkeye büyük masraf açılmış. (Yaklaşık 25 milyar dolar). Öte yandan PKK terörü devam ediyor. Bu, savaş yaparmışçasına terör mücadelemizde, büyük askeri masraf yapılıyor (yaklaşık 300 milyar dolar),  daha da önemlisi insanlarımız şehit oluyor. Beri tarafta gençlerimizin yaklaşık % 25’i iş bulamıyor. Tarımımız geriledi. Buğday, et, saman ithal ediyoruz.

İçinde bulunduğumuz durumu düşündükçe ve yazdıkça, içimizde birlik olma, dayanışma, milli güvenlik, aynı milletin insanları olma duygularımız depreşiyor. Millet olarak, demokrat cumhuriyet idaresini seçmişiz. Burada siyasal partiler var. Yönetimi elinde bulunduran partiye iktidar, ötekilerin en büyüğüne de, anamuhalefet diyoruz. Bunlar, demokrasi idaresinin can damarları. İşte bunların başkanları, (birisi cumhurbaşkanı, birisi anamuhalefet başkanı) birbirlerine düşmanca davranıyorlar. Hatırlamak ve tekrarlamak istemiyorum ama; bir yöne, o zat, o kişi, o cahil, o meczup, o zavallı salvoları gidiyor, o yönden de, adam mısın, haysiyetin var mı, kaçma gel salvoları geliyor. Bu insanlar, ülke dertleri için kafa kafaya verecekken, birbirlerine selam bile vermiyorlar. Böyle siyaset olmaz. Böyle devlet adamlığı olmaz.

Amerikalı Teolog ve Yazar James F. Clarke (1810-1888) diyor ki: “Bir siyasetçi gelecek seçimi, bir devlet adamı gelecek kuşağı düşünür.” Yazık ki bizimkilerin gelecek seçimlerden başka bir şey düşünmediklerini biliyoruz. İngiliz Devlet Adamı W.Churchill de (1874-1965) diyor ki: “Muhalefetin görevi, muhalefet etmektir.” Peki, Bizim Devlet Başkanımız yani Cumhurbaşkanımız muhalefete neden bu kadar bağırıyor, onu aşağılıyor? Muhalefet de aynı sertliğe başvuruyor. Olan Türkiyemize oluyor.  Ne olur iktidar, tenkidleri biraz hoşgörü ile karşılasa! Bakın, İrlandalı Edip Oskar Wilde (1854-1900) ne demiş: “Herkes benim düşünceme katılırsa, yanılmaktan korkarım.” Olay böyledir Sevgili Okuyucularım. Saygılarımla. Hoşçakalın.

 

> Yeni Meram >Yazarlar > Siyasal Sertlik
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.