YAZARLAR

Siyasal Boks maçı-Tayyar Çimen-Yeni Meram Gazetesi

Siyasal boks maçı tabirini özellikle kullandığımı okuyucularım eminim tahmin etmişlerdir. Yıllar var ki, boks maçlarını heyecanla seyrederim. Maçlarda, sevinç, coşku yanında acıklı manzaralar, üzüntüler, hınç duyguları, acımalar, merhamet duyguları birbirine karışır. Bütün bunlar herkesçe bilinir. Ne var ki, bu maçlarda beni etkileyen maçın sonudur, bitişidir. Hakem kazanan tarafın elini kaldırıp sonucu açıkladıktan sonra, kazananla kaybeden iki boksörün, her defasında içten olduğunu yüzlerinden okuduğum şekilde birbirlerine sarılmaları işin can alıcı noktasıdır diyorum. Az önce, kıyasıya darbelerle birbirlerine saldıran, rakibini sersemletmeye, bayıltmaya, yere sermeye uğraşan bu iki insanın, hiçbir şey olmamış gibi, birbirini içtenlikle kucaklamaları çok etkileyici.
Demokrasilerin kalp atışları sayılabilecek siyasal faaliyetleri de boks maçına benzetmemde ne sakınca var? Siyasal faaliyetlerde tarafların, maçta olduğu şekliyle, rakibini yere sermesi (nakavt) şart değil ama, biri diğerini, özel eldivenleriyle, ağzını burnunu dağıtmadan dövebilmeli, yere düşürmeli, saydırmalı, sonra tekrar maç devam etmeli. Maçı halk da heyecanla seyretmeli, sonunda bir taraf kaybederken öteki taraf da zafer turu atmalı. Ama asıl güzel şey bundan sonra olmalı. Taraflar birbirlerini kucaklayarak, kendilerine geçmiş olsun demeli, yenilen yeneni tebrik etmeli.

Ülkemizde böyle bir siyasal manzara şimdilik hayal gibi. Rakipler, sarılmayı bırakın, birbirlerinin elini sıkmıyorlar. Birbirlerinin adını telaffuz etmiyorlar, “o zat” diye hitap ediyorlar. Sosyal medyada, tv tartışma programlarında, bilim adamı sıfatı taşıyan konuşmacıların hiç birinden, diğeri için, “evet o noktada siz haklısınız” dediğini duymadık. Bu insanların doğruyu görebildiklerinden şüphemiz yok, ne var ki çıkar ilişkileri olduklarından şüphemiz var. “Ben böyle konuşmazsam, bir daha beni buraya çağırmazlar, 3-5 kuruş gelirimden olurum” diye düşünebiliyorlar. Bu da bilim adamlarına yakışmıyor. Siyasetin içinde olanların da, halkı saf yerine koymaları onlara pahalıya mal olabilir.
Geçen günlerde, ana muhalefet liderinin, uzun adalet yürüyüşünün sonunda yaptığı İstanbul Maltepe mitinginde, toplanan insan sayısını, resmi makamlar 200 bine yakın gösterirken, muhalif basın bu sayıyı 2,5 milyon gösteriyor. Doğru bir tane olduğu halde, hayır 3-4 tane doğru var diyorlar. Buyurun bu işin içinden çıkın.
Alman Edibi Goethe (1749-1832) diyor ki: “Doktorların kusuruna bakmayın, onların da çoluk çocuğu var. Hastalık onların sermayesidir, azaltmayı kim ister.” Biz de şimdi, siyasetçilerin de çoluk çocukları var diyerek, birden fazla doğruyu mu kabul edelim. Hayır bu ülkeye hayır getirmez. Ülkenin hayrı doğrudadır ve doğru bir tanedir.
Saygılarımla.

> Yeni Meram >Yazarlar > Siyasal Boks maçı
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.