YAZARLAR

SENSİZ GEÇEN HER GÜNÜMÜZ…-Ümit Sürmeli-Yeni Meram Gazetesi

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk Milleti’dir dedin.
Türk adını anmaktan kaçınanlarla doldu ülken.
Cumhuriyeti biz kurduk diye ortaya çıkanlar, Türk Milleti’ni yok saydılar Atam!
Türk demek Türkçe konuşan, Türkçe yazan, Türkçe isimlerle anılan, Türkçe türküler, ezgiler, ağıtlar, şiirler söyleyen derken, emperyalistlerin, sömürgecilerin tuzağına düşenler yemek listelerinden, tabelalardan Türkçe isimleri yok ettiler. Türkiye Cumhuriyeti’nden kazandıkları paralarla siteler, gökdelenler yapanlar sitelere TÜRKÇE İSİMLER koymak yerine işgalin ilk şartı bir ülkenin dilini yok etmek olduğunu bilen emperyalistlerin tuzağına düşerek, kendi öz dillerine ihanet ettiler paşam!
Hastaneler, diş klinikleri isimlerini Türkçe koymayı ayıp sandılar.
Ana sınıflarından, kreşlerden başlayarak TÜRK ÇOCUKLARINA henüz kendi dillerini tam olarak okuyup yazamadan ‘İNGİLİZCE’ öğretmenin telaşına düşen ebeveynlerle doldu ülken Paşam!
Bir milletin millet olduğunun göstergesi dili iken ‘BİZ MİLLETİZ’ diye TÜRK sözünden kaçıp Araplaşınca Müslüman olacağını zannedenler, çocuklarını önce güzel TÜRKÇEMİZ ile tanıştırıp, doğru okuma, doğru yazma, yazdığını anlama, imla kurallarını, dilbilgisi kurallarını öğrenen nesiller yetiştirmek yerine, ABD’den madalya alacak kadar TÜRKÇEMİZ’e ihanet eden bir ulus yarattılar sonunda.
Hiç İngiliz yolcusu olmayan YHT’de İngilizce anons yapılır.
Güzel Türkçem’de onlarca selamlaşma ve uğurlama sözleri varken telefonlarda ya Arapça ya da İngilizce selamlaşılır veya helallaşılır.
Veda ettiler bıraktığın güzelliklere.
Kadınlar neredeyse vazgeçecekler tek eşlilikten, baba malının eşit paylaşımından, erkekle eşit kazandırdığın haklardan!
Bir gün sormuştun çevrendekilere
-Kadın mı erkek mi daha üstün?
Yapılan tartışmalardan erkeğin üstün olduğu çıkınca cevabın herkesi susturmuştu.
-Kadın daha üstündür. Erkek her şey olabilir ama Yüce Tanrı kadına analık özelliğini vererek onu hepimizden üstün kılmıştır.
İşte Paşam bu kadar özel tuttuğun Türk Kadını altın tepside sunduğun haklarından neredeyse vazgeçecek.
Sen Milleti şöyle tanımladın
MİLLET, DİL, KÜLTÜR, İDEAL BİRLİĞİ İLE BİRBİRİNE BAĞLI VATANDAŞLARIN OLUŞTURDUĞU BİR SİYASİ VE TOPLUMSAL HEYETTİR.
Paşam, tarlaya attığı tohumu, zeytin ağaçları, kestane ağaçları, orman ürünleri, duble yollara kurban edilen, madenleri, senin yabancılardan Lozan Antlaşması ile aldığın yer altı zenginlik kaynakları, özelleştirme masalı ile birer birer Türk Milleti’nin elinden alınan, hayvancılığı bitirilen, dışarıdan ithal et getirtilen köylün, artık bu milletin efendisi değil!
Özenle kurduğun milli eğitimi, YAZ-BOZ tahtasına çevrilen.
Bilim adamı, araştırmacı, heykeltraş, opera, bale, operet, tiyatro, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, folklor ve şairler, yazarlar, ozanlar yetiştirilemeyecek bir sürece sokuldu Türk Milleti.
10 Kasım 2017 tarihinde paşama müjdeler vermek isterken, zengine her türlü nimetin sunulduğu, garibanın her yerde ezildiği, hakça paylaşımın söz konusu bile olmadığı, en büyük ayıbımız olan ve kimsenin karşı çıkamadığı ‘ANDIMIZI OKUMANIN, NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE sözünün haykırılamadığı bir topluluk olduk demeyi hiç ama hiç istemezdim.
ATAMIZIN sanatçıya verdiğin değeri aşağıdaki anıyla vurgulamak isterim.
İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni olan Muhsin Ertuğrul’un oyununu izlemeye geleceğini iletir.
Oyunun başlama saatine Atatürk yetişemez. Muhsin Ertuğrul beklemez ve oyunu saatinde başlatır.
Oyuna biraz geç gelen Atatürk, oyunun bitiminde Muhsin Ertuğrul’u hem oyunu için hem de
zamanında başlattığı için kutlar.
Sizi tebrik ederim… İşinizle ilgili ciddiyetiniz ülkenin gelişimini ciddiye aldığınızı gösterir. Böyle bir kurum perdesini zamanında açmak zorundadır der.

10 KASIM hepimize şunu hatırlatmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti siyasi partilerin egemenliği altında değildir.
Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken ATATÜRK, siyasi liderlere ve onların çıkarcı yandaşlarına emanet etmemiştir.
Onun genç dediği, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür ve devrimlere sonsuz kadar sahip çıkacak akıl, ilim, fen ve bilimi kendine ülkü edinerek, çağı yakalamayı hedef alan, her yaştaki kendini TÜRK MİLLETİ olarak gören bireylerdir.
Ne demiş?
Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.(sonsuza kadar yaşayacaktır.)
İşte Türk milletiyim diyebilen herkes, bu özel insana, dünyada tek olan öndere rahmet dualarını esirgemeden eserlerine sahip çıkmalıdır.
Ruhun şad olsun. İyi ki vardın paşam iyi ki!

> Yeni Meram >Yazarlar > SENSİZ GEÇEN HER GÜNÜMÜZ…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.