YAZARLAR

DOĞRULUK sonsuzluğun güneşidir, nasıl olsa doğar. Melek yüzlü şeytanların ayıpları er ya da geç, bir gün, gün doğunca ortaya çıkar.”

* * *

“YALAN tekrar edile edile doğruya dönüşür.” -Bilin bakalım bu söz Türkiye’de hangi partinin liderini hatırlatıyor?-

* * *

BU BİR İLANDIR:

İlan sahibi gariban bir çiftçi.

Adı-soyadı, Süleyman Güçlü.

Ve ilanı aynen şöyle:

Ev, araba veya emlak gibi…

“Sahibinden satılık böbrek.”

Parasızlıktan bunalıma girmiş ve evinin camına bu ilanı asmış. Çok da başvuru almış. Şimdi o hastane senin bu hastane benim, “dokular tutuyor mu?” işlemleri başlamış.

Ülkemizin aynasıdır Süleyman Güçlü.

* * *

TAKIM TUTAR GİBİ…

Seçimin ayak sesleri duyuluyor ya…

“Vatandaş Mülayim” gidişmeye başladı!

“Acaba hangi partiye oy versem?”

Fenerbahçeli olduğu geldi aklına.

Başbakan Erdoğan da Fenerli ya…

Aynı düşünce diğerleri için de geçerli.

Ha takım tutmuşsun ha parti!

Eğitim-kültür düzeyi yüksek ülkelerde seçmenler en azından büyük partilerin programlarını okuyor.

Parti kadrosunu didik-didik ediyor.

“Bu programı uygulayabilir mi? diyor.

Anasına, babasına, karısına, kızına, oğluna veya yakınlarına “telkin” vermiyor. Ve kutsal sandığa giderken tek başına üç beş adım önden yürümüyor.

Pekii, Allahaşkına söyler misiniz?

Bizde kaç kişi parti programını okuyor?

Kim parti kadrolarına bakıp inceliyor?

Bırakın “Vatandaş Mülayim Efendi”leri, mebus adayları bile kendi partisinin programını bilmiyor.

Kim daha fiyakalı giyiniyor?

Kimin ağzı daha iyi laf yapıyor?

Hangi parti nabza göre şerbet veriyor?

Hangi partinin mitingi daha kalabalık?

“Çakma” kalabalıklar nasıl toplanıyor?

Kumanyaların paraları nereden geliyor?

İstanbul’da 960 bin kaçak yapıya neden muhterem seçim hazretleri öncesi af… Böylece “960 bin oy çantada keklik” anlamına mı geliyor!

Hangi partinin kökeninde “tarikat” yatıyor?

İşte… Türkiye’mizdeki ölçü bu!

İnsanlarımız makarna ile, çay ile, şeker ile, yağ ile, odun ile, yazın sıcağında kömür ile, kışın ortasında buzdolabı ile besleniyor!

Sonra, “Allah verenden razı olsun” diyor….

Ama “Bizi bu hale düşüren kim?” demiyor.

Daha sonra gidiyor; ülkenin geleceği için o kutsal oy’unu ampul’e atıyor, altı ok’a atıyor, üç hilal’e atıyor, hilal içindeki yıldızlar’a atıyor, fok balığına atıyor, Beyaz at’a atıyor, tek yıldız’a atıyor, hilal ortasındaki gül’e atıyor, dişli çark içindeki çekiç’e atıyor veya vesairesine atıyor.

Anayasa’nın yüzde 90’ını kimse bilmiyor.

Lodoslamasına bildiğini okuyor!

Bütün bunlar içindir ki, “İnsanlar layık olduğu veçhile yönetiliyor.”

Bunun içindir ki Türkiye’m, refah seviyesinde dünyada arka sıralarda toz yutuyor.

Bunun içindir ki, IMF’ye dünyada en fazla faiz ödeyen ülke oluyor.

Bunun içindir ki, büyüklerimiz omuzlarımızda taşıdığımız için efsaneleşiyor, fırlatıp atınca da yerlerde sürünmeye başlıyor.

Bunun içindir ki; devrimler kusurların düzeltilmesine, ihtilaller de çoğu kere gücün el değiştirmesine yol açıyor.

Bunun içindir ki, “Zalimlere isyan etmek, Tanrı’ya itaat etmektir” deniyor.

Bunun içindir ki, çok daha kısa zamanda çok daha kazanmak için sayısız meslek dalı varken “Vatandaş Mülayim Efendiler” milletvekilli olabilmek uğruna parti liderinin önünde taklalar atıyor, soytarılıklar yapıyor.

Kimse “Vatan-Millet-Sakarya” demesin.

Kimse üzerine alınmasın; dünlerde de vardı, bugünlerde de var. Böylesi yanlışlıklar her dönemde yaşanıyor. Çünkü, çirkin politikanın arkasında “ucube” gelirler yatıyor!

Ne yaparsanız yapın kafanıza göre takılın.

Yeter ki, ak vicdanınız rahat olsun…

> Yeni Meram >Yazarlar > Seçimin ayak sesleri
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.