YAZARLAR

RAMAZAN’DA HOŞ OLAN, AÇ OLANI ANLAMAKTIR! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Ramazan ayı, rahmet ayı, mağfiret ayı, kalplerimizin mum gibi yumuşadığı, vicdanlarımızın titrediği manevi anlarla ve zamanlarla dolu bir ay.
Reyyan kapısından cennete girecekleri müjdelenen oruçluların gönüllerine serin suların serpildiği on bir ayın sultanı.
Oruç tutan sabırlı olacak denilmiş!
Oruçlunun, oruca sığınıp, yapmaması gereken fiil ve davranışlardan uzak durması gerek diye söylenmiş!
Kesinlikle kalp kırmaması lazım diye ricalarda bulunulmuş!
Kötü söz söylememeli diye çocukluktan bu yana nasihatler verilmiş!
Sevgili okurlar, hemen her yıl yapılan bütün uyarıların, bütün ikazların yetersiz kaldığını, insanımızın sinirlerine hakim olamadığını, öfkesine yenilmekten kurtulamadığını üzülerek görüyoruz.
Tutulan oruçların zedelenmeden, iftara kadar gidilmesinin faziletleri hocalarımız ve büyüklerimiz tarafından kendimizi bildik bileli anlatılır.
Bizler ise orucu kendimize kalkan yapıp, hem demediğimizi bırakmayız, hem de sille-tekme-tokat girişmekten kendimizi alamayız.
Küfrün, kaba-saba fütursuz sözlerin oruçla uzaktan ve yakından alakası olmadığını o kadar çok dinledik ki…
Dileriz bu mübarek ayda, birbirimizi kıracak, incitecek sözlerden kaçınanlardan oluruz.

*****

Birde, vazgeçemediğimiz, nefsimize mağlup olmaktan sıyrılamadığımız, Rabbimizin rızasını kazanma adına karşımıza çıkardığı imkan ve fırsatları zedelediğimiz durumlar var.
Gösteriş yapmaktan, kendimizi ispat etme yarışlarından yakamızı kurtarmaya hiç niyetimiz yok.
Hepimizin bildiği gibi, Ramazan ayı, gösteriş ayı değil…
Kulların kendisini övdürme ayı değil!
Tanınmaya aç olanların ayı hiç değil!
İftar sofralarında ne yenildi, ne içildi eşle-dostla paylaşılma ayı değil.
Görgüsüzlük ayı da değil!
Kısaca, aç olanı anlama ayı…
Fakiri, fukarayı, garibi-gurabayı anlama ayı…
Otuz Ramazan iftar gezdik, evde hiç oruç açmadık diye böbürlenenlerin ayı da değil!
Verdiği iftarı yedi iklim, dört köşede anlattıranların, yazdıranların, haber konusu yaptıranların ayı hiç değil.
Anlaşılan o ki, biz kullara bu zamanda Rabbimizin rızası, bizden razı olması yetmiyor!
Bilmem kaç yüz beğeni, bilmem kaç yüz yorum, binlerce görüntü Rabbimizin rızasından çok daha önemli!
İnsanlar beğeni ve yorumları yeterli görmezlerse moralleri bozuluyor;
Şu kadar kişiye yemek verdik,
En iyi mekanlardan birinde verdik,
Birkaç yüz insan çağırdık,
İki satır yazmamışlar,
Beğeni elliyi bulmamış,
Şu yorumların azlığına bak,
Yemin olsun pişman oldum iftar vermekten arkadaş,
Diyenlerin açlığının ne olduğunu anlayabildiniz mi?
Böyle bir insan, aç olanın halinden anlayabilir mi?
Övgüler ve methiyeler beklediği iftar sofrasına, gerçekten aç olanı, fakiri-fukarayı davet edebilir mi?
Biz bu gösteriş hevesine düşeli çok oldu aslında…
Yıllar öncesinde, bir kamyona doldurduğu Ramazan paketlerini, halka dağıtırken basındaki arkadaşlarımızı çağırıp, falanca iş adamı, fakir-fukaraya şu kadar adet Ramazan Paketini, kendi eliyle dağıttı, diye haber yaptıran…
Kamyon kasası etrafında toplanan insanların uzanan elleriyle, elinde Ramazan yardım paketi bulunan iş adamı yada hayırsever arkadaşın yüzüne vuran ilginç mutluluk gülümsemesi gazete sayfalarında yer alırdı.
Bu haberler o gün içinde iyi haberler değildi, bugün içinde…
Mübarek Ramazan ayının reklama dönüşmesi, iftar verenlerin, şu kadar insan çağırdık, şu kadar insana iftar ettirdik paylaşımları, sayfalarında;
Allah kabul etsin!
Allah razı olsun!
Büyüksün Abi!
Yakışır Abime!
İftar dediğin böyle olmalı!
Benzeri cümlelerin yorum kısmına yazılmasıyla birlikte, paylaşımlarla, kimin ne zaman, nerede, kaç kişiye, nasıl bir sofra zenginliğiyle iftar verdiğini ilanen duyuruyor.
İnanın böyle sofralar, aç olanın halinden anlayan sofralar olamaz.
Cömertlik bu değil!
Sahavet bu değil!,
Fakir-fukaranın, garip gurabanın gönlünü ve duasını alacak davranışlar bunlar değil!
İftar edilen mekanları, o mekanlarda verilen iftar ve sahur yemeklerini beğenmeyen, eleştiren, yarıştıran, doğruyla yanlışı karıştıran anlayışların sahibi olmak, bunları konuşmak, paylaşmak inanın bizlere yakışmıyor.
Ramazan ayı denilince, neler yaptığını anlata anlata bitiremeyenlere ne mi diyelim?
Bu mübarek ayın hatırına, aç olanın, aç olanların halinden anlamayı düşünüyor musunuz?

> Yeni Meram >Yazarlar > RAMAZAN’DA HOŞ OLAN, AÇ OLANI ANLAMAKTIR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.