YAZARLAR

Eski masallar, bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken eski hamam içinde…diye başlardı.

Pirenin berberliği ne kadardı, deve iyi bir tellal mıydı bilemeyiz amma; pire, Rüstem Paşa’yı Muhteşem Süleyman’a ve Hürrem Sultan’a damat ve Osmanlıya Sadrazam yapmaya vesile olmuş bir mahlukat!..

Rüstem Paşa’nın, vücudunda bit bulunmasaydı, Kanuni Sultan Süleyman’a damat olamayacaktı.

İsterseniz bu hikayeyi özetleyelim;

“Sultan Süleyman Diyarbekir Beylerbeyi Rüstem Paşa’yı kızı Mihrimah Sultan’la evlendirmek ister, Ancak Paşayı sevmeyenler ve ona muhalif olanlar Paşa’nın cüzzamlı olduğu söylentisini yayarlar. Padişah bu işin aslını araştırmak üzere Saray Hekimlerinden Mehmed Bey’i Diyarbakır’a gönderir, Hekim Mehmed Bey, Paşayı soyup muayene ederken üzerinde bit bulur. Bulunan bit, Paşanın cüzzamlı olmadığının bir ispatıdır. O devrin yaygın inancı ve kabulü bu yöndedir. Bu sonuç üzerine Padişah’ın damadı olduğuna dair bir hatt-ı hümayun Rüstem Paşa’ya verilir. Bir bitin saraya damat olma yolunu açmasının hikayesidir bu hikaye.”

Aynı zamanda sıçrama ve zıplama şampiyonu pire. Pire gibi sıçramak kolay bir şey değil. Kendi boyunun 200 katından fazla sıçrayabildiğini biliyor muydunuz?

Onun için çevik olanlara, pire gibi çevik demişiz.

Pire için yorgan yakılmaz demişiz.

Keskin nişancılar için pireyi gözünden, çakalı dizinden vurur demişiz.

Fazla abartanları, atıp-savuranları pireyi deve yapma huyundan bir türlü vazgeçemedi diye anlatmışız.

Pire ile ilgili bir şeyler söylenir de, deve ile ilgili bir şeyler söylenmez mi?

Deve ile alakalı argo tandanslı neler yok neler;

Deve yapmak gibi, deve olmak gibi, yok devenin pabucu gibi, deveyi hendekten atlatmak gibi, deveyi havuduyla yutmak gibi, deveye boynun eğri demişler nerem doğru ki demiş gibi…

Gelelim pire kadar hizmete, deve kadar reklam yapılması faslına.

Pire kadar hizmeti nasıl anlatırsınız?

Pirenin özelliklerinden faydalanarak!…

Çünkü, elimizde Rüstem Paşa örneği gibi bir örnek var, üstelik kapı gibi bir örnek!…

Pirenin en büyük özelliği ne?

Sıçraması!…

Hizmet bazılarımıza göre nedir?

Sıçrama tahtası!…

O zaman pire kadar, ufacık, minicik, mini minnacık bir hizmeti deve kadar anlatmanın, anlattırmanın bu işin reklamını yapmanın yollarında koşmak gerekiyor.

Ne demişler on liranız varsa, bunun bir lirasını ürettiğiniz ürüne, dokuz lirasını reklama ayırın.

Tam pire kadar hizmete örnek verilecek bir yaklaşım.

Reklam dendiğinde akan suların durduğu, turnanın gözünden vurulduğu, merakların tavan yaptırıldığı, insanların ne olacak diye bekletildiği, anlatanların tartışmasız ikna kabiliyetlerine şapka çıkartıldığı ve ayrı bir hayranlık beslendiği bir devirde yaşıyoruz.

Hatta reklamsız hiç bir şey almıyoruz desek daha doğru.

Marka değeri olan bir ürünün reklamı olmasaydı, yapılmasaydı, marka değerleri diye bir kavram bile oluşmayacaktı belki de.

Böyle olunca da reklam yapanların standartları diye bir şey kalmadı.

Hayalinizin eriştiği nokta neresi ise, onu reklam denen araçla oraya taşıyorsunuz.

Bu işin tabusunu da, kuralını da, öğretisini de, etik değerlerini de reklamcılar silindir gibi ezip geçtiler.

Teşbihte hata olmasın, adam okul yaptırıyor, okul adamın dev bir reklam panosu olmuş çıkmış, ne taraftan baksanız ben falanca şirket tarafından yaptırıldım diye gelen-geçene göz kırpıyor!

Üstüne üstlük birde yaptığınız masrafı vergiden düşmüşseniz, vatandaşın söylemiyle tabiri caizse pire kadar hizmet, deve kadar reklam yapmışlardan oluveririrsiniz.

Büyükşehirde yaşıyoruz ya, adam eskinin bakkal dükkanlarından az daha büyük bir mekanı allayıp-pullayıp, balonlarla donatıp yapıyor bir açılış, o açılışa kimler gelmiyor kimler, Hizmet pire kadar, reklamı deve kadar misali, ekranlara ve gazetelere bile yansıyorlar, face ve twitter’dan ulaşmadığı köşe-bucak kalmıyor.

Sonrası, bağlar gazeli!..

Altı ay sonra bir de bakıyorsunuz ki, adamın ve dükkanının yerinde yeller esiyor. Açılışında deve kadar reklam yapılmış mekan, bir gecede sessiz sedasız boşaltılmış.

Üzerinde de bir yazı, falanca emlaktan kiralık diye!…

Mekan, gelene geçene, tut şu mekanı, sende pire kadar hizmetine deve kadar reklam yap, altı ay sonra, seni de postalarız der gibi!..

*/*/*/*/*

Hayatın içinde, deve kadar bir şeyler yapıp, pire kadar anlatamama da var. Bu anlatamama reklamı olmayanlar için.

Bilenlerin bilmesi, o bilenlerin bir kaç kişiye anlatması yetmiyor.

Şöyle bilboardlarda yüzünüz, ürününüz, o işle ilgili sloganınız görülecek. Hatırı sayılır dergilerde ve tirajı yüksek bir kaç gazetede reklamlarınız dönecek.

Röportajınız yayınlanacak. Yereldeyseniz, en çok seyredilen kanal hangisi ise orada bir programda en fazla izlenilen saatlerde en sevimli halinizle görünecek ve halkla buluşacaksınız.

Bunlar yoksa, kim kime dum duma bir açılış yaparsanız. Deve kadar hizmetiniz pire kadar bile görünmez olur!..

Müşteri reklamı güçlü olana, gel çağrısı yapana pire kadar hizmet bile olsa, deli divane koşar gider.

Birde pire kadar hizmetini “yok deve” dercesine abartanlar var. Deve kadar reklamlardan sonra, bir deve katarı gelir bekleyenler, Pire kadar hizmetine karşılık, deve kadar reklam yaptırıp, basamakları üçer-beşer atlamayı düşünenler var aramızda!..İş ve siyaset dünyası, hizmet fakirlerinin, nimet kapısına yığıldığı zamanları yaşıyor.

Böyle zamanlar, gerçekten hizmet eden insanların yaptığı hizmetleri görmeden geçip-giden ve fark etmeyen insanların bakarkör yaşadığı zamanlar.

Pire kadar hizmetlein açılışına acaba ne yapmışlar diye, sırf deve kadar reklamı var diye koşup giden insanların, hizmet anlayışlarına neler olduğunu sizlerde merak etmiyor musunuz?

> Yeni Meram >Yazarlar > Pire kadar hizmet, deve kadar reklam!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.