YAZARLAR

Bir gün birisi yanına oturup, ölmekte olduğunu söyleyince ne hissedeceğini düşündün mü? Saat artık sizin için tik taklamaya başlamıştır. Birkaç saniye içinde korkuyla karışık bir şaşkınlık içinde bulursun kendini. Artık her şeye başka bakıyorsundur. Her şey başka kokuyordur. Artık her şeyin lezzetinin farkındasındır. Bir bardak suyun, ya da parkta bir minik yürüyüşün tadını almaya başlarsın, ilk kez! İnsanların çoğu saatin kendileri için ne zaman duracağını bilme lüksüne sahip değiller. Ve çelişki de buradadır. Bunlar kendi hayatlarının değerinin farkında olmazlar.Suyu içmeye devam ederler, ama o bir bardak suyun ne kadar lezzetli olduğuna dikkat bile etmezler. Ölümün bilinmesi her şeyi değiştirir.Öleceğin günü ve zamanı bilsen, hayatındaki her şey darmadağın olur.
***

Haftanın Sözü;

■ İnsan ne ise, o olmayı reddeden tek yaratıktır.

***

Haftanın Fıkrası

Kadın, uzun vadeli taksitle satın aldığı çocuk arabasının son taksitini öderken Kasiyer sordu:
Küçük nasıl?
– Teşekkür ederim. Haftaya evleniyor.”
***

Kadınlar – Erkekler
■ Yıkayıp temizleme hastalığına kadınlarda alabildiğine sık rastlanır.
Böyle davrananların tümü de kadınlık rolünü üstlenmeye karşı koyanlardır; ilgili davranışlarıyla kendilerini bir tür mükemmelliğe kavuşmuş görür, her gün kendileri gibi sık sık temizliğe başvurmayan kadınlara tepeden bakarlar.
■ Eğer bir insan bir başkasına gerçekten ilgi ve yakınlık duyuyorsa, o ilginin gerektirdiği bütün özelliklere sahip olmalıdır:
Dürüst olmalı, iyi bir arkadaş olmalı, sorumluluk duygusu taşımalı, sadık ve güvenilir olmalıdır.

■ Eğer erkek şefkat arıyorsa, kendisini şımartacak, pohpohlayacak kızlar arayacaktır.
Eğer ilişkiyi ikili bir yarış gibi görüyor ve bu yarışta üstün gelmeyi istiyorsa, güçlü görünen kızları arayacak, veya yapıları, toplumsal konumları ve güçleri açısından kolayca yönlendirilip güdülebilen kızları yeğleyecektir.
Doğal olarak böyle bir seçim pek çok yanlışa yol açacaktır; çünkü hiçbir kız sürekli boyun eğmeye razı olmaz.

■ Farklı cinslerden iki eşit insanın görevi olarak tanımladığımız aşk, iki bireyin bedensel ve düşünsel yönlerden birbirlerini çekmesini, başkalarını dışlamasını ve birbirlerine karşı mutlak bir teslimiyetle yaklaşmalarını gerektirir.

***

Halil ibrahim’in türküsü!

Akşam olur vde çocuklar ekmek bekler…

Halil İbrahim’in yüreğinde çaresizliğin hüznü.

Akşamdan sabaha aç yatanlar.

Karanlığı yırtar, kundaktaki yavrunun ağlaması…

Biz varoştakiler, yaşama tutunduk…

Ekmek uğruna, sofrada ki aş adına…

Geçecek bu açlık,

Geçecek bu karanlık….

Çağın cefasını çektik,

Sefasını da süreceğiz…

Akşam olur, evde çocuklar ekmek bekler

Halil İbrahim’in yüreğinde çaresizliğin hüznü…

Amele kahveleri hıncahınç dolu,

İş bulmadan eve dönmek bize yakışmaz,

Ekmek getirmeden eve dönmek bize yakışmaz!

BİR DAMLA

DÜNYA KAÇ ARŞIN?
Hoca’ya sormuşlar;
– Acaba dünyanın boyu kaç arşındır?
O sırada yoldan bir cenaze geçiyormuş. Hoca tabutu göstererek yanıtı vermiş;
– Bu soruyu bana değil, şuna sorun. O bilir. Bakın, ölçmüş biçmiş gidiyor.

> Yeni Meram >Yazarlar > ÖLECEĞİNİ BİLMEMEK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.