YAZARLAR

Herkes okuyan, diploma alan, üniversite öğrenimini tamamlayan kişileri eğitimli olarak niteliyor. Oysa eğitim başka, öğretim başkadır.

Eğitilmiş insan topluluklarında yaşam herkes için çok kolaydır.

Milli Eğitim Bakanlığı yıllardır yamalı bohçaya çevrilen eğitim-öğretim sistemi ile eğitilmiş insandan vazgeçmiş durumdadır.

Zaten okulların işlevlerini yitirip, tüm görevlerini dershanelere kaptırdığı bir sistemde sokaklarda eğitimli insan aramak hayal olmuştur.

Okul sadece okuma yazma öğrenilen bir yer olsaydı, olanakları iyi olanlar evlerinde özel öğretmenlerle okuma -yazma işlevini yaptırırlardı.

Okul, eğitim yuvasıdır.

Okul, toplu yaşama kurallarının kavratıldığı yerdir.

Okul, toplum içinde kuralları uygularken, kurallara uyarken bireye saygının öğretildiği, hakkını ararken başkalarının da hakları olduğunun hatırlatıldığı ve bu haklara da saygı duyulması gerektiğinin öğretildiği yerdir.

Okul, toplum malının iyi kullanılmasının, millet malının korunmasının gerekliliğinin kavratıldığı yerdir. Bunu öğrenen birey, önce okulda kendisi için yapılmış ve okuduğu sürece kullanacağı tüm araç ve gereçlerin milletinin malı olduğunu, kendisinden sonra okuyacaklara sağlam bir biçimde teslim edilmesi gerektiğinin öğretildiği yerdir.

Okul, kişinin paylaşmayı öğrendiği, paylaştıkça huzurlu ve mutlu olma duygusunu, hazzını tattığı yerdir.

Okul, ailesinden ayrılan bir çocuğa güven duygusu ve verebilmelidir. Bu duyguyu alan bir çocuk hayata güvenle bakan bir çocuk başarısızlıkta asla pes etmez, hatasını araştırır, yılmadan yoluna devam eder. Umut onun içinde hep vardır.

Okul, toplu yaşanan yerlerde birey temizliğinin önemini öğretir. Diş ve ağız temizliği, el ve tırnak temizliği, vücut temizliği, ayak temizliği, giysi temizliği. Giysilerin çeşitli olması, süslü ve markalı olmasının önemsiz, temiz olmasının önemli olduğunu verir.

Okulun en önemli görevi ise toplum kurallarına uyarak, çevresine saygı duyarak, çevresine rahatsızlık vermeden yaşamayı öğretmektir. Bu eğitimi alan anne ve babalar sabah uyanan çocuğuna evde aşağı ve yukarı katlarda uyuyan, oturan komşuları tedirgin etmeden yürümeyi ve hazırlanmayı kavratır.

Okulda kişiye saygı duymanın en önemli koşulunun kendine saygıdan geçtiğini öğrenen anne ve babalar, çocuğuna başkalarını bekletmenin yanlışını kavratır ve asla servisini, arkadaşını bekletmemeyi, zamandan çalmanın da hırsızlıkla aynı olduğunu öğretir.

Eğitimli anne ve baba kaldırımda yollarda trafik kurallarını çocuğuna kavratır. Eğitimde yanlış örnek hatayı pekiştirir. Yaya geçitlerinde çocuğunu elinden tutup kırmızı ışıkta geçiren anne ve babaların ne yazık ki öğrenim düzeyleri hiç de düşük değil. Emniyet kemeri takmayan, ışık ve hız kuralına uymayanlarda da öğrenim düzeyi yüksek kişiler çok.

İşte öğrenim görmüş, üniversiteyi bitirmiş, kariyer sahibi ama eğitilmediği içinde toplu yaşama kurallarını, insana saygıyı, kendine saygıyı, adam gibi adam olmayı öğrenememiş kişilerin çocuklarına okulda söylenenlerin tam tersini örnekleyen aile bireyleri çoğunlukta ise, o toplum eğitilmemiş toplumdur.

Yukarıda sayılan kuralların hiçbirisi dershanelerde verilmez. Bunlar okulun görevidir. Okullar ahlak Eğitimini verir ama tek bir inancın, mezhebin eğitimini zorlayamaz. Bu ailenin görevidir.

Doğa sevgisi, okuma tutkusu okullarda kavratılır. Bu eğitim sisteminde çocuğa okuma süresi verilmiyor. Çocuğun yarı günü test çözmek, dershanelerde seviye sınavı peşinde koşmak, başaramaz ise ödediği paradan canı yanan babasından azar işitmekle geçiyor.

Bu eğitimsizlik ve okulsuz, dershane koşullu öğretim sistemi sürdüğü sürece ülkemizde ozanlar, öykü ve roman yazarları, şairler yetişmeyecek, ressamlar, karikatüristler, besteciler, çağdaş sanatlar azalacak Atatürk ‘ün söylediği gibi ‘ Hayat damarlarımızdan biri kopmuş ‘ olacak. Test çözmekten başka bir amaçları olmayan çocukluklarla; duygularını duygusal yazılarla, kompozisyonlarla, spor, müzik, resim, el sanatları ve sanatsal gösterilerle süsleyerek hayata hazırlanamayan bu nesilden, kurallara uymayı düşünmeyen okumuş cahiller yetişiyor

Sonuç, öğretiyoruz ama eğitemiyoruz.

> Yeni Meram >Yazarlar > ÖĞRETİM NEDİR, EĞİTİM NEDİR
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.