YAZARLAR

“GÜNEŞİNİ kaybettiysen sakın gözlerini kapama, yoksa yıldızlarını da kaybedersin.”

* * *

KÜFREDİYORLAR maillerle.

Biz alışkınız tam 44 yıldır.

Edecekler elbette!

Överlerken iyi de söverlerken mi kötü?

Hepsi de başım gözüm üstüne.

İnsanız, kuşkusuz hata yapmışızdır.

Hata yapmamak yalnızca yüce Allah’ındır.

Biz, vicdanlarını cüzdanlarının içine sıkıştırmayanlardanız.

“Yanlış hesaplar günün birinde Bağdat’tan değil Anadolu’nun bağrından dönecek!”tir.

13 Haziran sabahı olabilir mi?

Bilemiyoruz, belki “Sırat Köprüsü”nde.

Ya da “bıçak sırtı”nda.

Bakınız; Konya’da değil, tüm ülkede sürüyor “Medyaya Haçlı Seferleri!”

Patron-lar-a şikayet etmeleri.

“Yazılarına ambargo koyun” istekleri…

Fırtına ne kadar sert eserse essin, kayadan alıp götüreceği sadece tozudur, bilmiyorlar ki.

“Halep oradaysa arşın burada.”

Geleceğimiz iki dudak arasında!

Biz kime ne yapmışız ki?

Hangi yalanı yazmışız ki?

Kimlere iftira atmışız ki?

Üstelik derinlere de dalmıyoruz ki!

Şükürler olsun boğazımızdan delikli kuruş geçmedi.

Ne yazmışsak, ne söylemişsek….

Harfiyen gerçekleşmedi mi?

Seçim barajını düşürdüler mi?

Bırakın “Mülayim Efendilerimiz”i, milletvekillerimiz bile kutuplaşmadı mı?

Yüce mecliste aparkat, kroşe atmıyorlar mı?

Birbirlerine küfretmiyorlar mı?

Dokunulmazlıklarına dokundular mı?

Terör denen baş belası hortlamadı mı?

Devlet mallarını pazarlamadılar mı?

13 küsur milyon işsizi görmüyorlar mı?

Çöp bidonlarından yiyecek toplayanları?

Dünyada en pahalısını biz tüketirken….

Ne oluyor akaryakıta gece yarısı zamları?

“12 milyon yoksulumuza 14 milyar dağıttık” demiyorlar mı?. Madem böylesine adil yönetiliyor ve bolluk-bereket içinde yaşıyoruz, bu 12 milyon yoksul da nereden çıktı!

Kim demişse, ünlülerden biri demiş:

“Kardan adamların saltanatı güneş doğuncaya kadardır”mış.

Bizim saltanatımız yok.

Ancak sövenlerin ortak dili var; menfaat.

İşte böylelerine saygımız yok.

Hele “kul hakkı yiyenlere” hiç yok.

Kimseden usulsüz tek istekte bulunmadık.

Kimsenin önünde virgül gibi kıvrılmadık.

Yağcılık, yalakalık, üçkağıtçılık yapmadık.

Konya için, ülke çıkarı için yapmayacağız.

“Böyle gelmiş böyle gidecek” demeyeceğiz.

Biz bu değişmeyen “kader”i değiştireceğiz.

Taa ki, o güneş doğuncaya kadar!

Ötesini mi?.. Kafamız basmıyor…

Şikayetlerini ayakkabımıza anlatsınlar!

* * *

YÖNETİCİLİK!

Adamın biri elinde, içinde inek pisliği olan bir tenekeyle kafeye gelmiş, “bana bir çay” diye seslenmiş, “şimdi geliyor” demiş garson ve çayı getirmiş.

Çayı bir yudumda içmiş adam, almış eline pislik dolu tenekeyi, başlamış kafenin her tarafına serpmeye ve çekmiş gitmiş.

Ertesi sabah tekrar elinde pislik dolu tenekeyle gelip yine “bana bir çay” demesiyle, “hoop! Bi Dakka” demiş. Onu görür görmez tanıyan garson, “dünden beri senin pisliğini temizlemeye çalışıyoruz. Neden yaptın?”
“Merak edilecek bir şey yok, demiş adam, üst düzey yöneticilik için hazırlanıyorum. Sistem aynı. Gel; çayını iç, etrafa .ok at, millet senin yaptığını temizlemeye çalışırken kaybol!”

* * *

REST…

Başbakan Erdoğan’ın “BDP bölgedeki hangi sorunu çözmüş?” sorusuna yanıt veren Eşbaşkan Selahattin Demirtaş, “hiçbir şey çözemediysek senin dizlerinin bağını çözdük. 12 Haziran geliyor ya BDP’den korkuyorsun” diyerek seçim resti çekmiş.

Buna, “atma be Selo din kardeşiyiz” denir.

> Yeni Meram >Yazarlar > O güneş doğuncaya kadar!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.