YAZARLAR

■ Hatalar ekseriya en iyi öğretmendir.

***

12 Haziran seçimlerine çeyrek kala ilginç saptamalar gözleniyor. Liderler meydanlarda üsluplarını tam gaz sertliğe dökerken, siyasal kirlilik de almış, başını gitmektedir.

12 Haziran seçimleri, tarihe kuşkusuz, “en heyecansız”; ancak en “sivri dilli seçim” olarak geçecektir.

Halkın çoğunluğu söz dalaşlarından usanırken, gerilimden hoşlanmamakta, dingillikten yana tavır koymaktadır. Bütün bu olumsuzluklara karşın seçmen, partilerine sadakat gösteriyor, bağırlarına taş basacaklarının altını çiziyorlar.

Son tartışma konusu çok önemlidir;

Nüfus ve seçmen sayısındaki orantısız artışın nedeni ne ola ki?

Seçim sonuçlarına gölge düşürecek bir iddianın yetkililerce açıklığa kavuşturulması ve kuşku bulutlarının dağıtılması gerekiyor.

Zihinlere mıh gibi çakılan ve yanıtlanması gereken iki soru var;

Nüfus artışı, doğru verilere mi dayanıyor?

Seçmen sayısındaki artışın makul bir açıklaması var mıdır?

Söz konusu iki soruya gerçekçi bir yanıt bulunamazsa, bu kez seçim sonuçlarının şaibeli olduğu tartışması başlayacaktır. Nüfus ve seçmen sayısındaki karmaşanın kulak ardı edilmesi olanaklı değildir. Konunun üzerinde ciddiyetle durulmalı, araştırılmalı kuşkuların giderilmesi için kamuoyu bilgilendirilmelidir.

Bir devlet, kendi topraklarında kaç kişinin yaşadığını bilmez mi?

Bir devlet, 12 Haziran’da kaç kişinin oy kullanacağını saptayamaz mı?

İki seçim arasındaki aşırı artış mutlaka inandırıcı verilerle açıklanmalıdır;
2007 yılı nüfusumuz: 70.586; seçmen sayısı ise 42 milyon 799 bin.
■ 2010 yılı nüfusumuz: 73.722, seçmen sayısı ise 50 milyon 190 bin.

Seçim dönemlerine ilişkin bu sayılar, YSK tarafından deklare edilmiştir. Resmi verileri dikkatle izlediğimiz ve irdelediğimizde, tuhaf bir durum algısı gelişmektedir.

Açıklamaya göre, geçen dört yıllık süreçte nüfus 3 milyon, seçmen sayısı da 7 milyon 400 bin artmış gözükmektedir.

Önce mantığa başvuruyoruz;

Aldığımız yanıt maalesef olumsuzdur.

Mantıkla yetinmiyor bir de matematiğe soralım diyoruz; ancak matematik, “biz de ihtimal değil, kesin hesap olur!” diyor.

Hiçbir siyasal partiyi sorgulamıyor ve suçlamıyoruz. Sayılarda yanlışlık ve çarpıklık varsa, bunun açığa çıkması, düzeltilmesi, doğruysa kanıtlanmasını istiyoruz.

Sırası gelmişken önemli bir noktaya daha dikkat çekmek isteriz;

Seçim sistemimizin ana eksenini “gizli oy, açık tasnif” oluşturmaktadır.

Anayasa’nın amir hükmüne göre seçimlerin yargı denetiminde ve güvencesinde yapılması öngörülürken, sonradan değişikliğe gidildi. Yapılan yasa değişikliğiyle, seçmen belirleme “Yürütme”nin denetimine verildi. İşin ilginç tarafı, Yüksek Seçim Kurulu, nüfus ve seçmen sayısının neden hızla arttığına ilişkin tatmin edici bir yanıt veremiyor. Gerçek bu olunca, 12 Haziran seçimlerinde sandık görevlileri ile parti temsilcilerinin daha dikkatli ve özenli olmaları, deyim yerinde ise “gözlerini dört açmaları” gerekiyor.

■ Hata değil, çare bulun!

■ Doğru olan, haklı olandır.

BİR DAMLA:

İÇERDE VE DIŞARDA

Adam akıl hastanesinin önünden geçerken duvardan bakan hastaya sormuş;
– Siz içerde kaç kişisiniz?
Adam kaç kişi olduklarını söylemiş ve arkasından o da sormuş;
– Peki siz, dışarıda kaç kişisiniz?

Fıkra burada bitiyor. Havada kalan şudur;

Acaba dışarıda kaç kişinin olduğu sorusu yanıt bulabilmiş midir?

R-B

> Yeni Meram >Yazarlar > NÜFUS VE SEÇMEN KARMAŞASI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.