YAZARLAR

Şu mobil telefon çılgınlığına dikkat ediyor musunuz? Sokaklarda herkesin cebinde ya da çantasında olacağına, ya avcunda, ya da kulağında. Zafer’de küçük bir hanım kızımız, başı önde hızlı hızlı yürüyüp cep telefonu ile konuşurken bana bir omuz atıyor, farkına varıp özür dahi dilemeden telefonla konuşmaya ve biraz da yalpalı olsa da yürümeye devam ediyor. Hemen yanımda yol ortasında duran adam, “benden uzak durun” bakışlarını etrafa saçarken, neredeyse telefonsuz da olsa uzak mesafelerden duyulabilecek boru gibi sesiyle “-Sinkaflı, küfürlü”, çoğu erkek ve kadına ait vücud parçalarını da adlı adınca sayarak ve onları birbiri arasında sözleriyle eyleme geçirerek birisi ile konuşuyor. Yanından geçen kadın, çocuk, genç kız hiç kimseye aldırmadan. Yol kenarındaki park yerine ulaşıp arabama bindiğimde, önümdeki adam da çıkmak üzere olmalı ki, kapısını bir eliyle açık tuttuğu aracının yanında ayakta duruyor, diğer eliyle de telefonla konuşuyor, bu arada bana da bir bakış atıyor. Benden sonra zorla park etmiş olmalı ki, aracının da burnu içerde, arkası dışarda park ettiği için çıkmam hiç mümkün değil. Çıkış sinyali verirsem anlar diyorum. Anlamıyor.!! “-Çıkacak mısınız?” diye soruyorum. Bir eli kapıda olan muhteremin telefon tutan elinin işaret parmağı bir an yukarıyı işaret edip iniyor. Neyse çıkış sinyalimiz yanıyor, bekleyelim, sabır. Adam telefonu elinde arabasının torpido gözüne uzanıyor, çıkardığı bir kağıt parçasından telefondakine birşeyler okuyor, arada bir de bana bakıyor. Bazen de telefonlu elinin işaret parmağı kalkıp kalkıp iniyor. Herhalde kaç dakika daha kalacağını, sayarak bulmamı istiyor.10 dakika ya da daha uzun bir zamandan sonra, bana da ters ters bakarak, telefonu içeri atıp arabasına biniyor, patinajla kalkıp gidiyor. Yola çıkış işaretimi verip, aynaya da baktıktan sonra hareket ettim. Yaya geçidinde ve yayalara yeşil de yanarken bir koca araba, ayni sürat geliyor. Birisi yaya geçidine henüz basan çocuğu tekrar kaldırıma çekmese kesin gitti yavrucak. Kim bu…? Yetişip yandan bakıyorum ki zamane modasına uygun giyimli, süslü bir hanım. Bir elinde yarısı başörtüsünün altından kulağına girmiş büyücek bir telefon, kalan diğer eli de direksiyonda. Bana tepeden bakarken bile kafası, kulağındaki cep telefonu ile birlikte dönüyor. “-Nerede bu trafik?” diyorum. “-Kim bunlara ehliyet veriyor?” diyorum. İyi ki bir radar var. Azami sürat 1-2 km’yi geçince ceza hemen. İyi hakettiysek tabii ki. Ya bu telefon elinde tek elle ve dalgın araç kullananlar? En sağ şeritten, soldaki yola, üstelik de iki arabanın önünden, işaret vermeden dönenler? Polis aracının önünden adam sinyalsiz dönüyor, peşine düşen yok. “Posta ile gönderiyoruz” demeyin. Siz bunların trafik magandalığını gördüğünüz an durdurup yol kenarında cezalandıracaksınız ki; o sırada geçmekte olanlara da ders olsun. Sahi trafik sivil plakalı araç da kullanamaz mı? ,

Bu cep telefonları yokken bizler yaşamıyor mu idik? Üstelik her evde ikişer-üçer bozulmuşu, modası geçmişi de var. Teknoloji çöplüğüne döndük. Teknolojiye, kendi devletine ait olmadıkça, yetişilemeyeceğini bir türlü öğrenemedik. Dış borcu çok ama moda ve teknoloji meraklısı bir ülkeyiz. . Dış borcumuz çok da içerde az mı? Gerçi içerde de kredi kartı borçları, şahıs borçları, banka borçları ile yaşamaya alıştık ya da alışıyor gibiyiz. Allah sonumuzu hayr etsin. Hepinize sevgi ve saygılar.

> Yeni Meram >Yazarlar > MOBİL TELEFON VE TRAFİK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.