YAZARLAR

MAZİDEN ATİYE…-Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Geçtiğimiz yıl, Hz. Mevlana’nın doğum günü olan 30 Eylül günüyle çakışan ve neden çakıştığına hiçbir anlam verilemeyen “Maziden Atiye, Ticaret Kervanı yürüyüşü” programının, bu yıl Ekim ayında ve geçtiğimiz hafta sonuna alınması, Konya’ya yeni bir etkinlik daha kazandırılması noktasında isabetli bir karar alınmasının da göstergesi olmuştur.
Bu konuda ki güzel ve olumlu yaklaşımlarından dolayı, başta MÜSİAD Konya Şubesi olmak üzere, katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum.
Konya, böylesi hoş kültür etkinliklerini yıl içerisine yaydığı ve bu etkinliklerinin süresini bir günden, en az üç güne yaydığı sürece, Anadolu kültürünün gözbebeği olarak, tarihten getirdiği esintileri dünden bugünlere taşıyacaktır diye düşünüyorum.
Maziden Atiye, yani geçmişten geleceğe dağarcığında kültür hazineleri taşıyan bir şehirde yaşıyoruz.
İstersek, el ele verirsek, bir ve beraber olursak, birbirimizi anlamaya ve dinlemeye zaman ayırabilirsek, birbirimizin elinden tutarsak, etkinliklerimizi yılın 365 gününü yayabilir, şehrimize Şeb-i Arus, Şerbet-i Veladet, Mevlana ailesinin Konya’ya teşrif etmeleri ve Tarım Fuarının dışında önemli etkinlikler kazandırabiliriz.
Anadolu’nun kültür Başkentinde yaşıyor olmamız, bu şehre kültür adına birçok misyonu da beraberinde yüklüyor.
Konya, Uluğ Keykubad denilen, Alaeddin Keykubad döneminde altın dönemini yaşamış, kültür ve ticaretin Bağdat’tan sonra en göz alıcı, en meşhur şehri olma başarısını elde etmişti.
Konya kervanı, kervan anlamında ve kapsamında, az biraz geç kalan bir kervan olsa da, zararın neresinden dönerseniz dönün dön kâr olduğu gerçeği unutulmamalı.
Bu kervan…
Birlik kervanı…
Bu kervan, dirlik kervanı…
Bu kervan, beraberlik kervanı…
Bu kervan, kardeşlik kervanı…
Bu kervan, dostluk kervanı…
Bu kervan, Konya’nın öz be öz kervanı olduğu ve kaldığı sürece, Maziden Atiye neler taşır neler, bir bilseniz sevgili okurlar!
Konya Kervanı;
Sadece, Maziden Atiye Kızılören civarında değil,
Şehrin içinde de dolaşmalı,
Şehrin her köşesine,
Her bucağına ulaşmalı,
Şehri kucaklamalı,
Şehre coşku ve heyecan katmalı.
İsterseniz büyük düşünelim;
Kızılören’de dönülüp durulacağına,
Ufkumuzu genişletip kervanın yönünü gidebileceğimiz her yöne çevirelim.
Bu şehirde ufku geniş,
Ufku olan,
Arkasından yürünebilecek insanlarımız az değil.
Bu kervan, sıradan bir kervan değil.
Bu temsili kervan, bazı zamanlarda Konya’dan yola çıkmalı…
Bazı zamanlarda Kızılören’den Konya’ya…
Bazı zamanlarda Aksaray’dan, Karaman’dan Konya’ya gelmeli…
Durun durun!
Konya Kervanı henüz Akdeniz’e inmedi….
Akdeniz’e inecek daha…
Mersin’le, Antalya’yla buluşacak!

*****
Konya, Ahiliğin merkezi…
Sevginin, saygının, hoşgörünün, dayanışmanın ve adaletin beşiği…
Ahi Evren’in, temelini attığı Ahilik, Ahi kardeşliği, mesleklerin birliği, beraberliği, sanata, sanatkara, meslek erbabına verilen değerle, onların sanatlarını ve mesleklerini icra etmelerinin teşvik edildiği, Selçuklu devletinin bütün şehirlerine sanatkarların ve ustaların Konya’dan gönderildiği bir şehir.
Ancak, ne yazıktır ki, şehir olarak bizde var olan, bizim olan bu özelliklerimizi, yok saydığımız, başka şehirlerin sahiplenmesine seyirci kaldığımız gerçeği de, çözmemiz gereken bir başka konu!
Ticaretin gelişmesi için hanlar, kervansaraylar yaptıran, bütün yolları Konya’ya bağlayan ecdadın izinden gitme noktasında yaşadığımız tereddütler, ihmaller, ötelemeler sayılamayacak kadar çok.
Bugün, önemli markalara, lokomotif kurumlara, oldukça güçlü Odalara ve Sivil Toplum Kuruluşlarına sahibiz.
Markaların ve kurumların başında olan isimlerimiz, Oda Başkanlarımız yıllar itibarıyla, ülke çapında oldukça önemli görevlere getirildiler ve getirilmeye devam ediyorlar.
Konya Şeker’i bu şehrin lokomotifi ve markası haline getiren Recep Konuk,
Konya Ticaret Odası, Konya Sanayi Odası gibi odaların Başkanları olarak, bu şehrin yüzünü ağartan, bu şehre gurur veren Hasan Angı, Selçuk Öztürk, Memiş Kütükçü, Hüseyin Üzülmez ve Tahir Büyükhelvacıgil az şey mi başardılar.
Konya kervanı dediğimiz kervan, bu isimlerle yola çıkalı çok olmuştu.
Maziden Atiye yürümek, tarihe ve tarihi mirasa sahip çıkmak Konya için zor bir mesele değil, lakin; Kuruçeşmelerden, akan çeşmelere, akar çeşmelere, el ele vererek yürümek, Konya için yapılan etkinliklerde birlik ve beraberliğimizi göstermek adına, hep birlikte olmak, bulunmakta vazgeçilmezlerimizin arasında olmalıdır diye düşünüyorum.
Hep birlikte, hep beraber ve el ele olunan Konya kervanının yürüyüşü daim olsun inşallah.

> Yeni Meram >Yazarlar > MAZİDEN ATİYE…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.