YAZARLAR

Yüzde yetmişlik desteğin hakkını vereceğiz demiştiniz!

Görüyorum ki bu hakkı vermek için, epey yoruluyorsunuz…!

Kişi ve kurum ziyaretleri,

Bu ziyaretlerin resimleri,

Her ziyarette verilen demeçler…

Hele şimdi iftar sofralarında konuşmalar,

Kutsal ayı bahane edip, yapılan duygusal sömürüler.

Bütün bunlar çok kolay, çok keyifli değil mi?

Ama Konya tam iki aydır cayır cayır yandı.

Haberiniz oldu mu?

Bence hemen ziyaret etmeniz gereken bir yer var.

Konya İtfaiyesi…

Biraz size zahmet olacak ama bir uğrayın.

Onlardan Konya’daki ot yangınları konusunda bilgi alın.

Konya’nın toprağı yakılıyor!

Konya’nın yaşam alanları yakılıyor.

Yangın yerine geldiğinizde “yanmış et kokusunu” taa…içinizde duyacaksınız.

1 cm3 toprakta yanan bir milyona yakın canlının et kokusu bu.

İşte sizin en önemli konunuz buydu sayın vekiller!

Valilikle mi toplantı yaparsınız, belediye ile mi, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile mi…neresi bu sorunu çözecekse bu konuyu ivedi çözmek zorundasınız.

Gerçek yangına yetişemeyecek duruma geldi itfaiye!

Ben sürekli Konya içinde “susuz canlara su ve hayat” vermeye çalışırken, yanan, yakılan, yok edilen, canlı, capcanlı toprakları, içlerindeki cayır cayır yanan canlıları gözyaşları ile izledim.

Sizler kurum ziyaretleri, nutuklarla uğraşırken, poz verirken gazetelere bu yangınları izledim.

Yakında ekinler kalkıp, anızlar kalınca, Karaman’dan başlayıp tüm Konya’ya yayılan, güzelim ovamıza yayılan “anız yangınları” başlayacak.

Evet Sayın vekiller tam sırası, yüzde yetmişlik hak… tam sırası sözünüzde durmanın!

Çözüm üretmek, ot yangınlarına çözüm üretmek, anız yangınlarına çözüm üretmek, dur! dedirtmek. Tüm yetkilileri; Vilayetten Kaymakamlığa, Jandarmadan çevrecilere kadar herkesle toplanıp, bu yok olan topraklara sahip çıkmak zorundasınız.

Kimsesiz, yoksul, çaresiz ama oy verecek olan her kişiye, kuruma, mahalleye uğradınız.

Sandık konulmayan,

Sizlere oy veremeyecek olan Başıboş Hayvan Bakımevi’ne hiç yolunuz düşmüyor!

Ama unutmayın!

Masum, sessiz, acılarını, işkenceleri, tecavüzleri, itilmişliği, yokluğu sadece Yüce Tanrı ile karşılayıp, sabırla göğüsleyen bu badem gözlülerden, unutulmuşluğun acısı ile hayata küsen kedilerden, onurlu yaratılan bu canlardan alacağınız dua; karşılıksız sevmeyi, çıkarsız sevmeyi asla bilmeyen insanoğlundan alacağınız oylara, milyonlarca katlayarak, birgün size döner.

Ben kendi adıma yaşadım ve gördüm işitirseniz Tanrı size de gösterir.

span>�)����tyle=’color:black’>Kişinin evine girilip yemeği yendi, içeceği içildi mi ev sahibi için dua edilir.

■ Muhakkak ki bir kişilik yemek iki kişiye, iki kişilik yemek de üç ve dört kişiye yeter. Dört kişilik yemek de beş-altı kişiye yeter.

■ Sizden biri, bir yemek yiyince yemek kabının üstünden yemesin, aşağısından yesin Zira, bereket üstünden iner.

■ Sofra konulunca, herkes kendi önünden yesin, sofra arkadaşının önünden almasın

***

Haftanın Fıkrası;

İftar sofrası konuklarından biri, yemeklerin lezzetinden olsa gerek söylenir;

– Keşke Ramazan yılda iki kez gelse!

Sofradaki bir Bektaşi yanıt verir;

– Öyleyse, Ramazan gider gitmez neden bayram yaparsınız; insan sevdiği gidince hiç bayram yapar mı?

BİR DAMLA:

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak,

Yarın, bakarsınız, söner bugün çatırdayan ocak,

Bugün ki mideler kavi, bugün ki çorbalar sıcak,

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak..

Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı pür-nevâ sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.

> Yeni Meram >Yazarlar > KONYAMIZIN SAYIN VEKİLLERİNE
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.