YAZARLAR

■ Turizm insanları kaynaştıran en güçlü sevgi bağıdır; gelişen ağaçtır.

***

Turizm için derler ki;

Turizm, bacasız fabrikadır,

Turizm, dumansız fabrikadır,

Turizm altın yumurtlayan tavuktur.

Ülkemizde geniş yelpazede 35 sektörün doğrudan turizmden etkilendiği dikkate alınırsa, yaratacağı katma değerin ne kadar önemli olduğu anlaşılır. İstihdama katkısıyla müzmin sorunumuz işsizliğin önlenmesinde lokomotif görevi üstlenebilir. Dahası turizm, ülkeler için ekonomik ve sosyal açıdan da önemini giderek artırmaktadır. Öznesinin insan olması, çeşitli boyut ve içerikle yüklü bulunması sürekli gündemde yer almaktadır.

Kalkınmakta olan ülkeler için de cankurtaran simidi biçiminde değerlendirilmektedir.

Turizmin tarihi M.Ö. 4000 dek uzanıyor. Yazıyı, tekerleği, parayı bulan ve kullanan, Sümerler turizmi ilk başlatanlar olarak tarihe geçmişlerdir. Nuh Peygamber’e yolcuların büyük bir kısmı insan olmamakla birlikte dünya’nın ilk gezi organizatörü nitelemesi yapılmaktadır. Zevk- macera amacına dönük başlayan turizm, Roma İmparatorluğu’nun çökmesiyle kan kaybetmiştir. Orta Çağ’ın en önemli gezileri Haçlı Seferleri’yle hızlanmış, ayrıca dinsel bir kimlik de kazanmıştır.

Bir atasözümüz, turizmin bir başka boyutunu öz olarak ifade etmektedir;

Çok yaşayan değil, çok gezen çok bilir.

Buna koşut Sainte Beuve Turizme başka bir açıdan yaklaşmaktadır;

Ara sıra seyahat etmek, iyidir. Seyahat fikirleri geliştirir, genişletir ve kişinin kendine saygısına düzen verir.

Konya turizmi Mevlana eksenlidir; diğer ayaklarına da önem verirsek sorun büyük ölçüde çözülmüş olur. Nasreddin Hoca’yı, Şemsi Tebrizi’yi, Sadettin Konevi’yi ve Hadimi’yi daha nicelerini ekleyebilir gönül

turizminin kapısını sonuna dek açabiliriz.

Yöre turizmi tarih, kültür, bilim, sanat, sağlık, pazar, yemek ve doğa varlıklarıyla çoğaltılmalıdır. Çeşitli uygarlıkların merkezi

niteliğindeki Çatalhüyük ve Gilistra gibi görkemli eserler, doğa zenginliği içinde göller, Kaplıca ve mağaralar bilinçli ve yoğun iç ve dış tanıtım çalışması ile ziyaretçi değil turist sayısını artıracak canlılık ve yoğunluk kazandıracaktır.

Ziyaretçi “günlük gezginlere” turist ise,

“konaklayanlara” denildiğine göre, gelenleri ne kadar kentte ne kadar çok gün tutarsak, kazanımlar o denli artacaktır. Gerçek şu ki, yöremizde yoğunluk turistte değil, daha çok ziyaretçi anlamındadır. Ziyaretçiyi turiste dönüştürmek için projeler üretilmeli ve tez elden yaşama geçirilmelidir. Bu bağlamda yörenin turizm envanteri çıkarılmalı, çeşitli etkinlikler ve programlar düzenlenmeli tanıtıma önem ve öncelik verilerek gelenleri günü birlik olmaktan kalmaya taşımalıdır.

Son dönemde Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin saygıdeğer başkanları takım arkadaşlarıyla yöre turizmini canlı tutmak ve için atılımlar yaparken dış ve iç tanıtıma

ilişkin örnek çalışmalar sergilemektedirler.

İl Turizm Müdür Yrd. Doçent Dr. Mustafa Çıpan’ın iyi niyetli ve içtenlikli çalışmaları gözden ırak tutulmamalıdır.

Vali Sayın Aydın Nezih Doğan ile kimi siyasal aktörlerin son dönemlerde destek çıkmaları yöre turizmine yeni bir ivme kazandırdığını da kuşkusuzdur.

BİR DAMLA:

Turizmin anahtarı temizlik ve hoşgörüdür.
Turizm, kalkınmanın lokomotifidir.
Turizm hizmetle gelişir, sevgi ile büyür.
Yurdumuzdan hoşnut ayrılan her turist bizim yeni bir dostumuzdur.
Turizm yolu, barış ve kalkınma yoludur.
Turiste saygı varsa, turizmde kaygı yoktur.
Bir memnun turist, bin turist yollar.

> Yeni Meram >Yazarlar > KONYA VE TURİZM
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.