YAZARLAR

Konya, uzun süredir Ankara’da yok gibiydi. Şimdiler de “ var gibi”ye dönüşmeye başladı. Kralın hakkını Krala vermek gerekir, Milletvekillerimize “Aferin” çekerek yola devam ediyoruz;

Eker’in Güçlü çekişmesinden arta kalan “Konya hıncını” Davutoğlu’nun önderliğinde Milletvekillerimiz ters yüz etti ve Konya’ya da tatlı bir mesaj verdi;

“Ankara’da bizde varız!”

Hükümette Konya’lı Bakanların yer almadığı dönemlerde adeta isyan etmiş ve dilimizde tüy bitercesine “Konya, Konya’da yok, Ankara’da da yok!” diye feryat etmiştik. Konya’dan milletvekili seçilen Davutoğlu Hükümete girince güzel şeyler olmaya başladı. Hızlı tren yavaş geldi ama, yine geldi. Konu hızlı tren olunca eleştiri yapmak gerekiyor. Sefer saatleri yanlış; karşılıklı olarak saat 07.00, 11.30. 15.30 ve18.30 İstekler, ek olarak 09.00, 13.00 ve 20.30 ‘de sefer yapılmalı olanak yoksa düzenleme şöyle olmalı; 07.0, 09.30, 14.00, 20.30.

Yeni düzenleme otobüs şirketlerinin baskısıyla yapıldığı dedikodusunu da ortadan kaldıracaktır. Yürürlükteki saat düzenlenmesi ihtiyaca yanıt vermiyor.

İkinci eleştiri konusu ise, hızlı trenin ilan edilen 1.30 saatlik sürenin çok üstünde olması gelip ve gitmesi

Çoğu zaman süre:2 saat 15 dakika

Sorun, Konya-Polatlı ve Sincan- Ankara Garı arasında yaşanıyor. Sican-Ankara Garı arasındaki Hızlı Tren Yolunun tamamlanması yavaşlamaya neden olurken, Konya Pınarbaşı’ daki duraksamayı bilmiyoruz. Dileğimiz, eksikliklerin tez elden tamamlanması ve Konya’nın tam anlamıyla hızlı tren seferlerine kavuşmasıdır.

***

Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı

cezalandırmada geri dönüş yaptı.

Bir; Bakanlık, Jeotermal Seracılık Projesi’ne almadığı Konya’yı, oda başkan ve milletvekillerinin girişiminin ardından listeye dahil etti.

İki; Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü’nün “uluslararası” statüsünü “B” kategorisinde bırakma kararından da vazgeçti, “A” kategorisine yükseltti.

Yeni Meram’dan öğrendiğime göre,

Jeotermal Seracılık Projesi’ne Konya’nın dahil edilmemesi bu yönde destek ve teşvik bekleyen girişimciyi rahatsız etti. Bunu üst düzeyde dile getirmek isteyen Oda Başkanları Selçuk Öztürk, Tahir ve Ticaret Borsası Başkanı Uğur Kaleli, ardından milletvekilleri Bakan Mehdi Eker’ den randevu alarak Maden Teknik Arama Genel Müdürlüğü’nün Jeotermal Raporu’nu sundu. Milletvekilleri, söz konusu projede 9 ilin yer aldığını ve 10’uncu il olarak da Konya’nın dahil edilmesi gerektiğini ifade ettiler. Oda başkanları ve milletvekillerinin baskısı sonuç verdi. Bakan, Seracılık Projesi’nde Konya’nın da yer alacağını belirtti.

Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü’nün “uluslararası” statüsünü geri kazandıracak ek Kanun Hükmünde Kararname’nin yayınlandığı öğrenildi. Ancak Bakanlığın, yeni düzenlemede “uluslararası” unvanı geri vermek yerine Bahri Dağdaş’ı yine “B” kategorisinde bırakarak isim değişikliği yaptığı ortaya çıktı. Milletvekilleri, düzenlemenin yeterli olmadığını ve bunun Konya’ya anlatılamayacağını dile getirince Bakan Eker, Bahri Dağdaş konusunda da geri adım attı ve ikinci bir ek kararname hazırlanması talimatını verdi.

Nesnel gazetecilik anlayışımızın gereği siyasal partilerde eşit, aynı mesafedeyiz. Olumlu çalışmalara şapka çıkarır, karşıt olanlarını da eleştiririz. Son çalışmaları takdir ediyor, artık Ankara’da da var olduğumuz gerçeğini dile getiriyoruz.

BİR DAMLA:

■ Para parayı nasıl çekerse, başarı da başarıyı getirir.

foe�eg’���’>Euroleague’dan sonra Konya’ya da sponsor olun.

Derlerse ki, sponsorluktan bir koyup üç alıyoruz.

O zaman vereceğiniz cevap daha basit:

Sizinkiler, 11 adet RJ modeli uçaktan kurtuldukları için aprona deve sokarak kesmişti, biz de çektirdiğiniz rezillikten kurtulduğumuzda keseriz bir deve; ödeşiriz!

Baktınız yine de olmuyor…

“Van Depremi’nde hayatını kaybeden öğretmen Nusret Sarman’ın tabutunu 250 TL’ye taşıyanlardan ne beklenir” deyin ve dönün geri…

MODERN DİLENCİLİK

Aradan ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum.

Mevlana Caddesi üzerindeki trafik ışıklarında bekleyen araçlardan para toplayan çocuklara, bir polis memuru şöyle seslendi:

-Burada para toplamayın, gidin türbede mendil, dua kitabı satın!

Bir yanlıştan, başka bir yanlışa yönlendirme.

Bu olaydan birkaç gün sonrası cenaze namazı için Sultan Selim’e gittiğimde, aynı çocukları mendil satarken gördüm:

-Abi, abla, Allah rızası için bir mendil al…

Yalvarıyorlardı, insanların peşlerine düşüyor, neredeyse paçalarına yapışıyorlardı.

Zabıta arabası geldi, arabadan inen bıyıklı memur, “Dağılın lan, buradan kaybolun. Gidin caddeye” diye gürledi.

Açıkça; çocukları kendi görevinin dışındaki suça teşvik!

***

Bugün her trafik ışığında, her köşe başında, mendil, kitap, pamuklu şeker ve sakız satan çocuklar varsa; bu zihniyetin ürünüdür.

Dilenmek, yani dilencilik suçtur.

Dilendirmek daha büyük suçtur.

Oysa bu işin günahı; önlem almayan, etkili çözüm üretmeyen ve gözlerini kapayan yerel idarecilerdedir.

Dilenciliği önleme faaliyetini sadece Ramazan’a has bir uygulama kabul edenlerin vebalidir.

Çocukların ellerine bir şeyler tutuşturarak dilencilik yapmıyormuş algısını oluşturan anne ve babaların oyununa bilerek ve isteyerek alet olmaktır.

***

Vatandaş, sokakta satış yapan çocukları kırmamak için satılanı almaya, çocuklar da evine üç beş kuruş götürmeye devam ettikçe bu rezalet sürecektir.

Bu çocuklardan biri, Allah göstermesin kavşakta öldüğünde mi önlem alınacaktır?

Ya da canı sıkıldıkça evine ekmek götürmek için seyyar satıcılık yapanları kovalayan zabıta, seyyarları kovalamaktan zevk almadığında mı bu çocuklarla ilgilenecektir?

İstanbul’da bundan 20 yıl önce başladı bu işler.

Şimdi gelinen noktayı gözünüzün önüne bir getirin:

Sokakta gezemiyorsunuz…

Ve başınızı iki elinizin arasına alın bir kez daha düşünün.

Yoksa, testi kırıldıktan sonrası malum…

> Yeni Meram >Yazarlar > KONYA, ANKARADA VAR GİBİ!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.