YAZARLAR

Bu şehirde ne varsa ‘KON’ diye başlar. Bu başlayış gurur veren bir başlayıştır aslında. ‘KON’, şehrin simgesidir, rüzgarıdır, markasıdır, aidiyetidir.

Çift başlı Kartalın kanatlarıdır.

Tevazusudur, hoşgörüsüdür, anlayışıdır, samimiyetidir, alçak gönüllülüğüdür.

Bu nasıl okuduğunuza bağlı denmeyecek ve denemeyecek kadar altı iki kere kalın çizgilerle çizilmesi olmazsa olmaz olan, şehre has, şehre özgü bir özelliktir.

Bir anlamda tevazu, bir anlamda yanlış anlayanlara ikazdır.

Hiç kimseyi, kırmadan, incitmeden kelimenin mecazında saklı bir ricadır adeta.

Havalananlara, havalanma niyetinde olanlara, konacak dal beğenmeyenlere, niye konacakmışım diyenlere, biz her yere konmayız diye ayakları yerlere değmeyenlere,

konmadan kalkamazsın, konacaksın ki soluklanacaksın, nefesleneceksin, kendinde daha ötelere uçabilmek için cesaret bulabilesin diyen ince ve nazikane bir ifadedir.

Anlayana, fazla uçma, fazla havalanma, ayakların yere değsin, kon artık bir yere, bu kadar daldan dala uçma der gibidir bu kelime…

Öyle de, kime diyorsunuz?

Kime fazla dolanmada kon artık, seninde başın döndü, milletinde denildiğinde…

Bana ‘KON’ deme ya!…diye sertçe cevaplar alınıyorsa, bir yerlere konamayanlar, döne- döne, çarpa-çarpa iniyor bir taraflara…

Sen dediğin için değil, kendim istediğim için indim, kondum demek için!

Bunun adına ukalalık mı dersiniz, kabadayılık mı, olduğundan fazla görünme mi, ne oldum delisi olmuş olma mı?

Eski ‘KON’, yeni ‘KON’ kavramını icat edenler, tecrübeye, onlarca yıldır ayakta durmaya, hatır-gönüle, vefaya, iş ve ticaret ahlakına değer vermiyorlar!

Yeni uçmaya başlayıpta, ‘KON’ kanatlarını yeni takmış olanlar bu konuda başı çekiyorlar.

Bel kırmaktan, gerdan kırmaktan, yağ çekmekten kendini alamayanlardan tutunda, üfürenler, atıp savuranlar, bundan sonra bizi kimse tutamaz diyenler, daha bir yıl olmadan kendince ihracat rekorları kıranlar, Bayisi olduğu firmanın iki adım ötede ki fabrikasını, merak edip gezmediği halde, gezmediği, dolaşmadığı Afrika ülkesi kalmayanlar hep bu konamayanlar cenahında yer alıyorlar her nedense!

Kon dendikçe konamıyor, nazlandıkça nazlanıyor arkadaşlar!

Konanlara da, yukarılardan baktıklarında karınca gibi gördüklerinden midir nedir, dudak bükerek, burun kıvırarak bakıyorlar, Konya tabiriyle gubuzca!

Hoşgörü ve sevgi diyarında ki, bu sevgisizlik, evlere şenlik bir manzara!

Bu şehrin ileri gelenleri, hasetliği, fesatlığı, kıskançlığı, kibir ve gururu hem kendilerine, hemde örnek ve rol-model olduklarına yasaklamadıkları müddetçe kon denilen konmamaya, konma az bekle denilen konmaya devam edip-duracak!

İleri gelen olmak, ateşten gömlek giymek değilse, nedir?

Ya bir insan bu yola talip olur, ya da talip ol denmiştir!

Hatta aralarında, sen önce ‘KON’ ki, konmayı görsünler. Uç ki, uçmayı sevsinler, dön ki, dönmeyi bilsinler denilenler varsa!

*/*/*/*/*

Bu şehirde, ne kadar ‘KON’ diye başlayan işletme ve kurum var çetelesini tutmadık. Ancak bu ‘KON’ lar şehir için, bir araya gelmeli diye düşünüyoruz.

Uçanı, uçmayanı, uçamayanı, konanı, konamayanı, birbirini seveni-sevmeyeni, tanıyanı-tanımayanı, yani hepsi!

Ancak bu işe ciddi ve muzur bir engel var.

Sanal alem…Sanal alemin ve teknolojinin nimetleriyle kıyasıya sürdürülen gösteriş savaşları hız kesmezken, bir tweet attı, perişan etti ortalığı gibi laf dalaşları da, tweet bombardumanlarına sebep oluyor.

Sonra da, ortada, ne bir araya gelme kalıyor, ne konan, ne konmayan, nede konamayan!..

> Yeni Meram >Yazarlar > ‘KON’, Çift başlı Kartal’ın kanatlarıdır!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.