YAZARLAR

Bu çetin kış gecelerinde ne yapılır; ya soba üzerinde kestane ya da mangalda patates gömmesi. Geleneklerimiz de silinip gidiyor. En iyisi buz kesen bu günlerde, minik gülümsemelerle içimizi ısıtmaya çalışalım, o kadar;

Geçmiş bir dönemde kışın çok soğuk geçeceği saptanınca Dahiliye Vekaleti Erzurum Valiliği’ne bir yazı yollamış;

Kış, soğuk geçeceğe benziyor. Muhtarlara haber verin, kullanılan yakıtın cinsini, kod numarasını ve stok durumunu Ankara’ya bildirsinler.”
Bir muhtar yazıya şu yanıtı vermiş;

‘Yakıtımız pohtir, kod numarası yohtir, stokumuz ise çohtir.”

***

Minik serçe kış günü kar, tipi, rüzgâr, derken yuvasından düşmüş, titreyip duruyor.
Mandanın biri başka yer kalmamış gibi, gelmiş serçenin üzerine pislemiş. Serçe çok kızmış sonra pisliğin sıcaklığı hoşuna gitmiş sevincinden “cik” diye ötmeye başlamış.
Serçenin sesini duyan kedi koşup gelmiş, pençesini uzatmış;
“Tut, seni kurtarayım!”
Kedi, serçe kardeşini kurtarmış, çekip almış. Serçe “dünyada ne iyiler var” diye cik cik öterken kedi, kediliğini yapmış ve serçenin icabına bakmış…

***

Sıcak ülkeden bir turist, Erzurum’a gelmiş; hava buz gibi soğuk. Erzurumlular gülüyor, oynuyor, bayram yapıyorlar. Turist sormuş;

-Bir şey mi var?

Yanıt gelmiş;

– Düşman işgalinden kurtuluşumuzun yıldönümü. Ona seviniyoruz.

Turist kendi kendine konuşmuş;

– Bırakın da düşman sevinsin; bu soğuktan kurtuldum, diye.

***

İki deli, yolda konuşuyormuş:

– Ula dadaş, Allah’ın okuması, yazması

var mıdır?

Biri yanıt vermiş;

– Vallah, okuması var mıdır bilmem ama, yazması olduğu kesin.

– Allah’ın yazı yazmasını bildiği nereden kesin?

– Ula Dadaş… Allah adamın alnına öyle bir yazı yazayı ki, bir ömür boyi ne silineyi, ne değişeyi
***

Temel karayollarında şantiye şefi olmuş. Kış demeden dağlarda koşturuyormuş. Bir gece arabasıyla şehre inmeye niyetlenmiş ancak tipiden yolunu kaybetmiş. Bakmış yakında bir ışık var, gidip kapıyı çalmış. Karşısına güzel hanım çıkmış. Temel;

– Karayolları şantiyesinde şefim. Tipiden yolumu kaybettim; sakıncası yoksa bu gece konuk edebilir misiniz?

Kadın kibarlık göstermiş, içeriye almış. Önce Temel’in önüne güzel bir yemek koymuş. Sohbet açılmış. Temel yalnızlıktan yakınmış, kadın eşi dış ülkede çalıştığından çok uzun süredir yalnız olduğunu söylemiş. Sohbet ilerledikçe, daha rahat bir kıyafet giyen kadın sık sık soruyormuş;

“Bakın Temel Bey, bir kadın ve bir erkek bu evde yalnızız. İstediğiniz bir şey varsa çekinmeyin söyleyin”.

Temel, kadının mesajını algılamamış; kah su istiyormuş, kah çay. Gece yarısı Temel artık uyumak istediğini söylediğinde kadın onun yatağını hazırlamış, yalnızca iç çamaşırıyla karşısına dikilmiş;

– Benden istediğiniz bir şey var mı?”

Temel, “ iyi geceler” dilemiş, yatmış, uyumuş. Sabah kalktığında bakmış ki, kahvaltısı hazır, ev sahibi hanım da hayvanları yemliyor; 1 tavuk, 5 tane de horoz var. Temel sormuş;

– Beş horoz bir tavuğa çok değil mi?

Kadının yanıtı kıssadan hissedir;

Siz onların horoz gibi göründüğüne bakmayın. Onların biri gerçek horoz, diğerleri karayollarında şantiye şefidir.

BİR DAMLA:

■ Kurt, komşusunu yemez.

■ İnsanla birlikte büyüse bile, kurdun eniği yine kurt olur.

> Yeni Meram >Yazarlar > KIŞ FANTAZİLERİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.