YAZARLAR

Konya dingin değil, kimlik değiştirdi;

Ülke genelinde 5. gürültücü il!

Hani bizim sıkça yinelediğimiz, hatta ağzımıza sakız yaptığımız bir istek dahası bir idealimiz var ya;

Konya, Dünya kenti olacak!

Dünya turuna çıkarız, yurt gezilerine başlarız, her yerde, her mekânda, her koşulda, masal anlatmaya hemen başlarız.

Konya Dünya kenti olacak!

Bu söylem, dış ülke turlarına çıkan bürokratların kılıfıdır, yurt içi gezilerinde de bir tür menü çeşitlemesidir.

Dünya kenti konusunda hala bir dizi soru işaretleri var ama ancak bir şey olduk;

En gürültücü kent!

Biz demiyoruz araştırmada saptanıyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 81 ilde bin 409 denetim yaptı, en gürültülü ve en sesiz kentleri belirlendi. İstanbul en gürültücü il çıkarken, İstanbul’u, İzmir, Muğla, Antalya, Konya ve Çanakkale izledi. Konya en gürültücü iller arasında beşinci olurken, en sessiz illerin başında Bursa, Aydın ve Gaziantep yer aldı,; 11 il ise hiç ceza almadı. Bu bağlamda denetimlerde İstanbul’da 180 bin 921 TL, Türkiye genelinde ise toplam 863 bin 613 TL para cezası kesildi.
Gürültü sorununun çözümü için bir eylem planından da söz ediliyor; 2013 yılı başında bir proje devreye girecek. Örneğin gürültüsü az makine ve araç kullanımı özendirilecek, ses yalıtımlı duvarlara öncelik verilecek.

Gürültünün altını böylece kalın çizgilerle çizip madalyonun bir başka tarafına bakalım;

Bir zamanların “en temiz kenti” olarak gösterilen Konya, maalesef bundan sonra en kirliler arasında yer bulacak! Sabahın erken saatlerinde şöyle bir tur atarsanız göreceğiz fotoğraf karesi şöyle olacaktır;

Kaldırımlar, yollar poşet, cam, plastik, teneke kutular mezarlığı gibi.

Ayçiçeği ve kabak çekirdeği kabukları da kirliliğin içinde yükselen “Biz de varız!” kalkışmaları. Başı baş boş köpekler kentin ana merkezlerinde kol gezerken, sahipsiz kedi sürüleri bu tabloda mini minnacık kalıyor. Başıboş köpekler için birde mazeret üretildi; küpe takıldı, zarar vermezler.

Allah göstermesin kuduzun küpelisi küpesizi olmaz. Bunlara, halk dilinde dense dense züğürt tesellisi denir.

Bir de sağa sola atılmış çok sayıda fuhşa teşvik duyuruları var. Bayan adlı ve telefon numaralı, bilgisayar çıktılı… Topladım, saydım, tam 12 ayrı ad ve telefonlu rezalet çoğaltması. Düşündüm, kala kaldım sonra bu tür kirliliği ayrıntılı yazmaya utandım.

Kuşkusuz her şeyi devletten beklemekten de yanlış, bir Alman Atasözünde olduğu gibi;

“ Herkes evinin önünü süpürse, kent tertemiz olur!”

Bir özeleştiri yaparsak;

Gürültü kirliliği var…

Görüntü kirliliği var…

Duyuru kirliliği var…

Yayaya geçiş kirliliği var…

Trafik kirliliği var.

Gazete okumayı engelleme kirliliği var.

Özetlersek kirlilik diz boyudur!

Rauf Denktaş Caddesinde, bir taraftan öbür tarafa geçmek için 15 dakika beklemeniz gerekir. Değilse hız sınırına uymayan taşıtların altında kalıp can vermeniz içten bile değil. Motosiklet ve bisikletlerin yaya kaldırımlarda yarış etmesi sanırım, başka kenetlerde görülmeyen Konya’ya özgü en ilginç kirliliklerinden birini daha oluşturuyor. Alt ve üst geçit fatihleri nerede? Bu semtte 7 tane büyük alış veriş merkezi var ancak, hiç birinde gazete bulunmaz. Neymiş efendim, gazete satışının emeği çokmuş, getirisi yok gibiymiş. Getirisi olmayınca gazete de olmaz. Gazete bulmak papatya falına dönüştü. Belediyeler gazete satmayan AVM’lere sosyal belediyecilik anlayışı gereği ruhsat vermemelidir.

BİR DAMLA:

■ Evini temiz tut misafir gelebilir kendini temiz tut azrail gelebilir
■ Temiz bir vicdan kadar yumuşak yastık yoktur.

> Yeni Meram >Yazarlar > KİRLİLİK DİZ BOYU!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.