YAZARLAR

Değerli okuyucularım, İstanbul Kartal’da 8 katlı konut apartman çöktü ve masum 21 insanımız (şimdilik) hayatını kaybetti. Bu günahsız insanlarımızın ölümü yüreklerimizi yaktı. Devlet Başkanı’nın gelip cenazelere omuz verdiğini haberlerde seyrettim. Bu görüntü beni şu düşüncelere sevketti.
Bu binaların yıkılmasının, onların molozlarında can insanlarımızın hayatlarını kaybetmesinin baş sorumlusu Devlet Baba’nın vicdanı yanmış olacak ki, onun baş temsilcisi dayanamamış gelmiş cenazelere omuz veriyor.
Değerli Okuyucularım, bu inşaat hayatımızın, millet olarak başımıza bela olmasının, daha doğrusu binalarımızın yıkılmasının, insanlarımızın ve servetlerimizin yok olup gitmesinin en önemli sebebi nedir biliyor musunuz demiyorum, tek sebebi nedir biliyor musunuz diyorum? Cevabınıza sahip olun. Ben size bu sebebi söylüyorum: “Yapı Denetimi”.
Türkiye’de, inşaatları yapan müteahhitlerimizin sayısı yaklaşık 400 bin imiş. Bu dünyada bir rekor. AB Ülkeleri’nin tamamında ( 600 milyon nüfus) yaklaşık 80 bin müteahhit varmış. Bizim müteahhitlemizin sayısı çok yüksek, büyük kısmının ise, nitelikleri çok düşük. Rastgele müteahhit olmuş, niteliksiz insanların yaptıkları inşaatların çok sıkı denetlenmesi lazım. Bu işi 2000 yılına kadar belediyelerin teknik adamları yapıyorlardı. Daha doğrusu çok yetersiz bir şekilde yapıyormuş gibi görünüyorlardı. 1999 büyük depreminin şok etkisiyle Devlet Baba kendine gelir gibi oldu. Yapıların denetimini 2000 yılında, önce bir Kanun Hükmünde Kararname ile hemen sonra da bir kanunla (4708 Sayılı Yapı Denetim Kanunu) özel sektöre bıraktı. Asgari (mimar, mühendis,tekniker) 8 teknik elemanlı özel sektör Yapı Denetim Firmaları kuruldu. Bu firmaların denetim sorumluluğu ve yapı müteahhitlerinden alacakları ücretler kanunla bildirildi ve bu firmalar inşaat dünyasına salıverildi.
Sayılarına sınır getirilip sonradan kaldırılan, çok sayıdaki bu firmalar, yayıldılar müteahhitlerin arasına ve işi bana ver diye yalvarmağa başladılar. Öyle ki, “işi bana ver, denetimi çok gevşek yaparız, hatta hiç yapmayız” demeye başladılar. Hem kendini denetleyip işini zorlaştıran, hem de kendisinden denetim parası isteyen pozisyonundaki bu firmaları, müteahhitler adeta hizmet eri yaptılar. Yapı denetim de ona göre niteliksizleşti ve bu iş meslek dünyamızda ve ülkemizin en önemli sektörü inşaat alanında tam bir kepazeliğe dönüştü.
Meslek haysiyetine, vicdana ve ferasete sahip bazı firmalar, yapı denetim iş dağıtımının, havuz sistemiyle ve “e dağıtımla” yapılmasını ve bu denetim firmalarının müteahhit esaretinden kurtarılmasını, 18 yıldan beri önermelerine rağmen, bunu Devlet Baba’ya kabul ettiremediler. Yapılar bunca yıl (18 yıl) kötü denetlendi. 18 Yıl sonra Devlet Baba, Yapı Denetim Firmaları’nı kura ile sıraya sokup havuzdan “e dağıtıma” geçmeyi 1.1.2019 dan itibaren nihayet kabul etti. Bir aşikar gerçeği Devlet’e kabul ettirmek, tamı tamamına 18 yıl sürdü, iyi mi?
Kentsel dönüşümle yıktırılan bu binalar, inşaat yapılırken yapı denetiminin iyi yapılmaması sebebiyle yıktırılıyorlar. Dolayısıyla kentsel dönüşüm olayı, aslında biz Türkler’i utandırması gereken bir olaydır. Bu hafta İstanbul Kartal’daki yıkılan bina ve 21 ölümüz milletçe yüz karamızdır. Öte yandan, Devlet hala “Yapı Denetim” e gereken önemi vermiyor diyebiliriz. Saygılarımla.

> Yeni Meram >Yazarlar > KARTAL’DA YIKILAN 8 KATLI BİNA VE YAPI DENETİMİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.