YAZARLAR

■ Kadın şefkat ve güzelliğin; erkek

doğrunun ve hakkın simgesi olursa,

evde mutluluk olur.

***

Geçmişte ve günümüzde kadına bakış açımızı, eski ve yeni değerlendirmeleri harmanladığımızda iki anonim öngörüde toplamak olanaklıdır;

■ Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etme;

Doğu toplumlarında genelde kadına “ikinci sınıf insan” gözüyle bakılır; onun

şiddet görmesi, horlanması ve dışlanması rutin olarak değerlendirilir.

Oysa, çağdaş toplumlardaki anlayış bunun tam tersidir. Belki de Batı ile Doğu arasındaki ayırıcı en keskin çizgi de budur.

Kadını aşağılayıcı ifadeler maalesef dün olduğu gibi dün olduğu gibi bugün de sür-git devam edip gitmektedir;

■ Kaşık düşmanı,

■ Saçı uzun aklı kısa.

■ Avradı eri saklar, peyniri deri;

Kadın erkeğin şeytanıdır.

■ Ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.

Gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz.

■ Kadının sofusu, şeytanın maskarası.

Kadının şamdanı altın olsa mumu dikecek erkektir,

■ Avrat var arpa unundan aş yapar, avrat var buğday unundan keş yapar,

Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar,

■ Kötü kabağın kötü dölü olur.

Al atın iyisini yiyeceği bir yem; al avradın iyisinin giyeceği bir don,

Avrat malı, kapı mandalı.

Oğlan babadan öğrenir sofra dizmeyi, kız anadan öğrenir sokak gezmeyi.

■ Kadın eksik etek,

Kadına muhabbet sadece edebiyattır, oysa gerçeğin yüzü acıdır, hüzün vericidir.

Ülkemizde her gün 120 çocuk ve

5 kadın öldürülüyor. Son günlerde tipik örnek olarak zincire bir kadın polis de dahil oldu. Kadın polis koruma altında işken ayrı yaşadı9ğı polis eşi tarafından polis eşi tarafından acımasızca öldürüldü

Her yüz kadından 16’sı cinsel şiddete uğruyor. Son 7 yılda 115 bin kadın Cinsel saldırıya uğradı. Bunlardan yüzde 40’ı özellikle ailelerinden ve kimi nedenlerden korkarak şikâyette bile bulunmadı.

Sıkça gündeme gelir;

Ülkemizde kadın-erkek eşitliği mi dır?

Soruya en somut yanıt bir istatistik veriden geldi;

Kadın erkek eşitliğinde 135 ülke içinde 131. daha yalın sondan dördüncüyüz.

Kanımızca burada Asıl sorun, kanımızca Atatürk’ün ölümünden 70 yıl geçmesine karşın, ülkemizde cinsiyet ayrımcılığı anlayışının toplumun bütün katmalarında devam etmesi ve kadının horlanmasıdır. Kadını edilgen, korkak, zayıf ve bir alt tür olarak görme anlayışı devam ettikçe yakınmaların sonu gelmeyecek. Önemli olan yerleşik sloganlar değildir. Kadınları iyi anlamak ve okumak doğru seçenektir.

ABD’de her 15 saniyede bir kadın dayak yiyor, her 6 dakikada bir kadın da tecavüze uğruyor. Sadece Amerika’da değil, dünyanın her yerinde ve tabii bu arada Avrupa’da da kadınlar erkeklerden dayak yiyor, haksız şiddete maruz kalıyorlar. Uluslararası Af Örgütü’nün açıkladığı raporda Fransa’da her dört günde bir, bir kadın aile içi şiddet nedeniyle ölüyor. Kanada’da kadınların yüzde 51’i 16 yaşına gelene kadar en az bir kez fiziksel ya da cinsel şiddete uğruyor.

BİR DAMLA:

■ Kadın gitar gibidir. Ona dokunmayı bildiğinde inanılmaz melodiler duyarsın.

> Yeni Meram >Yazarlar > KADIN VE ŞİDDET!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.