YAZARLAR

Güzel İzmir’i soluyan şiirimin başlangıç dizeleri şöyleydi;

“Sen, İzmir’e gidersen İzmir daha İzmir.”

Bu dizelerden yola çıkarak 9 Eylül’deki Gazi İzmir’e ulaşıyorum; güzel İzmir’in nazlı İzmir’in şiir İzmir’in Kurtuluş gününe doğru uygun adım yürüyorum.

Takvimler aynı tarihi gösterirken yeşil Bursa’mız da düşman işgalinden kurtulmuştu. İki inci kentimizin de aynı gün, özgürlüğüne kavuşmuştu, ne mutlu.

Siyaset, ekonomi ve demokrasi alanında güzel İzmir’in ayrı bir yeri var! İzmir’in duruşu hep ilkleri doğrultusunda olmuştur. Dik durmuştur İzmir hep dik. İzmir hep özgürlük şarkıları söylemiş, Atatürk ilke ve inkılaplarından hiç ödün vermemiş, yüzü hep Batıya dönük olmuştur. İzmir, O İzmir! İzmir, hep O İzmir olarak kalmıştır. Gerçekte işgal görmüş tüm vatan topraklarında özgürlük rüzgârları esip durmakta, neyin ne olduğunu çok iyi anlayıp algılamaktadır. Ünlü düşünür Sadi Şiraz, bir saptamayı dile getirmektedir;

“Düşmanlarınızla oturup kalkan, sizin dostunuz olamaz.”

Başkomutan Gazi Mustafa Kemal

12 Eylül 1922’de İzmir’den Türk Milleti’ne yayımladığı zafer mesajında dile getiriyor;
“Ordularımız 9 Eylül 1338 sabahı İzmir’i yine 9 Eylül 1338 akşamı Bursa’yı kurtardı Akdeniz, askerlerimizin zafer gösterileriyle dalgalanıyor.

Asya imparatorluğuna yeltenen küstah bir düşmanın muharebe meydanlarına gelmek cesaretinde bulunan ordu kumandanlarıyla, kumanda heyetleri günlerden beri Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin savaş esiri bulunuyorlar. Düşmanın başkumandan tayin ettiği General Trikopis, gece ve gündüz ümitsizce muharebeyi ve kurtuluş çaresini tecrübe ettikten sonra nihayet maiyetindeki generaller ve kurmayları, kumanda ettiği ordunun elinde kalabilenleriyle teslim oldu. Eğer Yunan kralı da bugün esirler arasında bulunmuyorsa onların işi yalnız milletlerinin sefalarına katılmaktır. Muharebe alanlarının felâketli günlerinde saraylarından başka bir şey düşünmedikleri ortadadır. Batı fabrikalarının çelik zırhları ile kaplanan Yunan orduları Anadoluda subaylarınca terk edilmiş zavallılardır. sü Düşman ordularının savaş malzemesi üçte iki itibariyle topraklarımızdadır.

Ünlü düşünür D.Wellington diyor ki;

“Büyük bir millet harplerin küçüğünü bilmez.”

Her şeyin büyüğünü yapar, büyüğünü düşünürüz; küçüklük bize yakışmaz;

“ Savaşı sonunda zafer olduğu için seviyorum.”

İzmir birazda Konya demek; İzmir ve çevresinde 500 bin hemşerimiz yaşıyor.

İzmir’den ve 9 Eylül’den satırbaşı açınca Hasan zeyrek’i anmamak eksik kalırdı.

Yeniçamlık semtinde Hasan Zerek’in akaryakıt istasyonu var. Burada dolar geçmez; sterlin geçmez; bu istasyonda Euro geçmez! Ülkeye yeni girmiş turist olsanız bile Türk lirası ödemeden bir litre yakıt alamazsınız bu istasyondan! Tunceli Ovacık nüfusuna kayıtlı mühendis olan Hasan Zerek diyordu ki;

‘Bir Türkçü ve bir yurttaş olarak, kendi değerlerimize sahip çıkmazsak kimseden saygı bekleme hakkımız yok!”
Dağıttığı takvimlerde şöyle yazıyordu.
“Ulusal onurumuz Türk Lirası kullanınız!”
Sonraki yıllarda binlerce adet dağıtılan takvimlerde ulusal iletiler yer aldı;
– Yaşasın Cumhuriyet – Yaşasın Milli Devlet- Vatan namustur, satılamaz.
– Ermeni soykırımı uluslararası yalandır.

Bugün Hasan Zeyreklere ihtiyacımız var!

Bir Damla:

■ Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.

> Yeni Meram >Yazarlar > İZMİR DAHA İZMİR BUGÜN…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.