YAZARLAR

Gerçeği açıklamak istiyorsan, zarafeti terziye bırak.

***

Hz. Mevlana’nın evrensel değer taşıyan anlam ve hikmet yüklü özdeyişini anımsayalım;

■ Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok; nice elbiseler gördüm içinde insan yok.

Teknik gelişimin bir rahatlık getirdiği kuşkusuzdur, ancak kimi kökü geleneklerimizi de alıp götürdüğü de bir gerçektir.

Nasıl “tüfek icat olunca “ mertlik bozulduysa, konfeksiyon devrimi de terzilik sanatını alaşağı etti. Terzi işyerleri birer ikişer kepenk indirirken, ortalıkta sadece sökük diken, yama yapan semt terzileri kaldı. Mahalle Bakkalları, mahalle ve çarşı bekçileri, keçeciler, kalaycılar gibi terziler de artık geçmişlerden gelme bir anı olarak kalma kaderiyle baş başa kalmak üzeredir.

Terziliğin tarihi çok eskilere dayanır. İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem zamanından beri insanlar giyinme ihtiyaçlarını dokuma, deri ve benzer şeylerden elbiseler dikerek karşılıyorlardı.

Sonra kumaş dokuma sanatı gelişti; kesip biçme, dikip süsleme, insan vücuduna uydurma durumu ortaya çıktı. Kuran’da adı geçen, ilk kez kalemle yazı yazan Hz. İdris, ok ve yay kullanmanın yanında terzilik mesleğini de öğretti. Bunun için İdris Peygambere terzilerin piri dendi. Zamanla gelişerek toplumun gereksinimi haline geldi. Konya’mızın ünlü terzileri den kimileri “çoğu benim de terzilerimdi” ya yaşama veda etti ya da meslek değiştirdiler Örneğin, Tevfik Akseki Bilgin, Hasip, Ziya, Hüsamettin, Solak Süleyman, Karakaş Mehmet, Kambur ve daha niceleri.

Sadece terzilerin jargonunda patron bir modeldir.

“Terziler kendi söküğünü dikemez” “ özdeyişi yinelense de kültürümüzde terziliğin yeri öndedir.

İslâm büyükleri güzel ve temiz giyinirlerdi.

Ekonomik durumları uygun olanlar gösterişe, riyaya, israfa kaçmadan değerli giysiler giyerlerdi.

Üstelik eski, kirli, pejmürde giysilerle dinimizin aşağılanmasına neden oluşturmazlardı.

Hz. Muhammed, eski giysili birisine, sordu;

– Malın yok mu?

O kişi, malının çok olduğunu söyleyince, şöyle konuştu;
– Allahü teâlâ bir mal verince, bu nimetin eseri üzerinde görülsün!
Allahü teâlâ bir nimet verdiğinde, o nimetin eserinin o kulun üzerinde görülmesini sever.
Güzel giyinin ki, Allahü teâlânın size verdiği

nimetlerin eseri görülsün!
Allahü teâlâ cemildir. Cemal sahiplerini sever.
Cemal ile ziynet farklıdır. Cemal, çirkinliği gidermek, vakar sahibi olmak ve şükretmek için, nimeti göstermek demektir. Allahü teâlâ cemal sahibi olmayı övmektedir. Cemal için temiz, güzel giyinmek mubahtır. Kibir, gösteriş için giyinmek haram olur. Makam ve mevki sahiplerinin içinde bulundukları durumlarına göre, çok iyi giyinmeleri gerekir.

Hz. Ömer der ki;
İki çeşit elbiseniz olsun, biri şık, diğeri de mütevazı. Elbisenin şık, temiz olması, insanın şerefinin icabıdır.

İbni Ömer, “Nasıl elbise giyineyim?” diye soran birine şu yanıtı verdi;

Aşağı kimselerin alayına, kültürlü kimselerin de, ayıplamasına neden olmayacak bir elbise giy!

İmam-ı azam 400 altın değerinde çok kıymetli elbise giyerdi. Öğrenicilerine güzel giyinmelerini emrederdi.

Hz. Talha zengindi. Şık giyinir, süslü gezerdi. Yüzüğünde çok değerli yakut taşı vardı.
İslâm büyüklerinin öngörüleri şöyle;
■ Öyle bir elbise giy ki, sen ona değil, o sana hizmet etsin!

İnsanlara vaaz ve nasihat edecek kimselerin yeni, temiz elbise giyerek kendilerine cemal vermeleri, ibadet olur. Hürmet edilmezlerse, sözleri dinlenmez. Cahiller, insanın zahirine bakar. İlminden anlamazlar. Süs ve gösteriş için giyinmekse, haramdır.

İnsanlar elbiseye bakarak içindekinin nasıl insan olduğunu bilmezler. Mektubun içinde ne olduğunu ancak yazan bilir.

BİR DAMLA:

Benim en iyi dostum terzimdir. Çünkü ne zaman yanına gitsem, derhal o andaki ölçülerimi alır. Oysa diğer tanıdıklarım öyle değildir. Bir kez benim hakkımda karar verirler ve ölünceye kadar da benim hâlâ eskisi gibi olduğumu düşünürler.

> Yeni Meram >Yazarlar > İNSANLAR VE GİYSİLER!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.