YAZARLAR

■ Kibir, bele bağlanmış taş gibidir.

Onunla ne yüzülür ne de uçulur.

***

Kibir ve önyargı; bilimin iki düşmanıdır, diyor ünlü düşünür Coiton. Özellikle kibir son günlerin öne çıkan sözcük ve kavramı oldu.

Taksimdeki Gezi Parkı olayları üzerine yazılı, görsel, işitsel ve sosyal medyada giderek kavram haline gelen “kbir “sözcüğü sıkça telaffuz edilmeye başladı. Çoğu siyasal aktörlerde fırsat buldukça ve yeri geldikçe “kibir” sözcünün ipine sarılmaya başladı.

Kibirin karşıtı alçak gönüllülüktür;

■ Alçak gönüllü adam, karşısındaki kim olursa olsun, onun hakkını kabul eden adamdır.

■ Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar.

Kibir, bir hastalıktır. Başkalarından üstün olmadığı halde kendisini üstün görme ve üstün tutma hastalığa kibire koşut anlam yükleniyor.

Sosyolojik yönden kibri bir “hastalık” olarak olarak nitelerken, dinsel yönden de “haram” ve “rezalet” olarak değerlendirilmektedir. Örneğin, kolayca yapılabilen işleri aşağı görüp yapmamak ve bu gibi işlerden kaçınmak ya da sıkılmak kibirdir Kimi kaynaklar kibirin bâzen sâhibine de, gizli kaldığını dahası o kendisinin kibirden uzak olduğuna inandığını kaydetmektedirler. Bu bağlamda kibirin dinsel açıdan belirtilerini özetle vurgulamak konuya açıklık getirecek ve boyut kazandıracaktır.

■ Halkın kendisine saygı gösterip ayağa kalkmasını istemek ve bundan dolayı kendi nefsinde bir vicdan azâbı duymamak.

■ Sokaklarda yalnız yürümeyip, arkasında başkalarının izlemesini istemek;

Hz. Muhammed)

■ Yoksulun çağrısını kabul etmemek, zengin ve mevki sahibi olanlarınkini kabul etmek.

■ Çarşıdan önemsiz şeyleri almaktan sıkılıp kaçınmak. Bunlarla uğraşmayı horgörmek.
■ Arkadaş ve emsallerinin otururken veya yürürken öne geçmelerinin kabullenememek. ■ Tartışırken gerçekleri kabul etmemek ve hatasını anlayıp da özür dilememek. ■ Arkadaşlarını küçümsemek ve hakir görmek sözlerine değer vermemek. Hz. Peygamberin kibir’e ilişkin kıssaları var; ■ Sizden öncekilerden bir adam kibrinden eteğini yerden çekerken yer yarılıp batıyor ve o kişi kıyamete ek bata- bata çırpınıp duracak. ■ Kibrin yedi nedeni var; ilim, ibadet, güç mal, güzellik, soy- sop ve tâbi olmak. Alçak uçan yüce; yüce uçan alçak konar.Osmanlı’dan kalma “Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var!” deyimi belki başta bulunanların kibrine karşı bir kalkışmadır.

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethedip, Ayasofya’da namaz kıldıktan sonra; ilerlerken aniden durmuş, atından atlayıp, yerden aldığı bir avuç toprağı başının üstüne dökmüş sonra da hiçbir şey demeden yola devam etmiştir. Olayı hocası Akşemseddin yorumluyor;

■ Hz. Muhamed’in müjdelediği fethi gerçekleştirmekten mağrurlanan Fatih, kendisinin de toprak altına gireceğini çevredekilere anımsatmak istemiştir.

İnsan, Padişah da olsa, mevki ve makamda bulunsa da bir gün o da ölecektir;

■ Olma mağrur dilber hüsnü cemale kıl vefa
Baki kalmaz kimseye nakşi nigar elden gider.

BİR DAMLA:

■ Küçüklerin büyüklük taslaması kadar tehlikeli bir şey yoktur.

> Yeni Meram >Yazarlar > İKİ DÜŞMAN; KİBİR VE ÖNYARGI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.