YAZARLAR

Beşikten mezara kadar bilim öğrenin.


***

Hazret-i Ali, Allah Resulünün damadı, Hazret-i Ömer’in kayınpederidir. İslam halifelerinin ve ismen Cennet’le müjdelenen on kişinin dördüncüsüdür. Ehl-i beytin birincisidir. Allahü Teâlâ’nın aslanı idi. Çeşitli hadis-i şerifler de methedildi. Evliyanın büyüğü, vilayet yolunun reisidir. Her tarikatta herkese vilayetin feyzleri ve marifetleri Hazret-i Ali’den gelmektedir…
Allah’ın Elçisi beni çağırdı;

Ali, senin İsa’ya benzer tarafın var. Yahudiler ona buğzedip anasına hakaret ettiler. Hıristiyanlar da onu çok sevip olmadığı yere çıkardılar. Beni aşırı sevgiyle olmadığım yere yükselten helak olduğu gibi bana buğzederek hakaret eden de helak olmuştur. İyi bilin ki ben peygamber değilim. Bana vahiy gelmiyor. Ben Allah’ın kitabını ve Peygamberi’nin sünnetini uygulamaya çalışıyorum. Size Allah’a itaat hakkında emrettiğim şeylere uymanız boynunuzun borcudur. Gerek ben gerek başkası size, Allah’a isyan olan şeyleri emrederse ona itaat edilmez. Çünkü itaat ancak güzel, helal şeylerde olur.

***

Hazreti Ali bilimde yetkinlik sergilerdi.

Hz. Muhammed der ki;

“Ben ilmin şehriyim Ali de kapısıdır.”
Bir gün Hazret-i Ali mescitte minbere çıkarak cemaate seslendi;
Arş-ı ala’nın aşağısından yeryüzüne dek ne varsa her şeyi bana sorabilirsiniz. Benim kalbimde derya gibi bilimler var. Resûlullah Efendimiz ağzıma onurlu ağız suyundan sürdü, onun bereketi ile dilimden hikmetler akmaktadır. Canım kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, eğer bana izin verilseydi Tevrat ve İncil’deki bütün ilimleri insanlara anlatırdım ve herkes onaylardı.
Yemenli bir adam dinleyiciler arasındaydı kendi kendine konuşuyordu;
“Bu çok büyük laflar ediyor. Şunu bir rezil edeyim de görsün gününü!”

Hazret-i Ali’ye yöneldi;
“Sana bir sorum var!”

Hazret-i Ali yanıt verdi;
“Beni zora düşürmek ve sınav etmek için değil, bir şeyler öğrenmek için sor”

Adam diklendi ve sordu;
“Beni buna sen zorladın! Ey Ali, sen hiç Rabbini gördün mü?”

Hazret-i Ali;
– Ben görmediğim bir Rabbe ibadet etmem!

Adam;
“O’nu nasıl gördün?”

Hazret-i Ali şöyle yanıt verdi;
“O’nu baş gözü göremez; fakat kalpler O’nu imanın hakikati ile görür. Rabbim birdir ve tektir, ortağı yoktur. O birdir, ikincisi yoktur. Tektir, benzeri yoktur. Zaman – mekanla sınırlanmaz. Organlarıyla hissedilemez ve hiçbir ölçü ile ölçülemez!”
Hazret-i Ali’nin bu yanıtı üzerine Yemenli adam yere yığıldı. Bir süre öylece kaldı. Yanına gittiklerinde, öldüğünü gördüler.

Bana bir kelime öğretenin 40 yıl kölesi olurum.

Bilim ve düşünceyle hareket etmek, acele etmeden iş başarmak, ikiz çocuklardır; bunlar yüce himmetten doğarlar.

BİR DAMLA:

Kim Cennet’i talep ederse, Cennet de onu talep eder. Kim günah peşinde olursa, Cehennem onu ister.” Yanî, âkil baliğ olan kimse, mutlaka bilmesi lâzım olan faydalı bilgiyi öğrenmekle meşgûl olursa, bu bilgileri arar ve isterse, hakîkatte o kimse Cennet’i, Allahü Teâlâ’nın rızâsını istemektedir. Kim de günah olan şeyleri isterse, hakîkatte Cehennem’i ve Allahü Teâlâ’nın gazâbını istemektedir.

> Yeni Meram >Yazarlar > HZ. ALİ, BİLİMİN KAPISIDIR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.