YAZARLAR

Hırsız sözcüğü iticidir, ürperticidir. Korkulu rüya habercisidir. Özcesi, tüm olumsuzlukları çağrıştıran bir sözcüktür. Hırsızlık zaman zaman ayrı bir sektör bile oluşturuyor. Bu durum ekonomik verilerle doğru orantılıdır.

Ekonomi düzlükteyse azalma, tersine durumda ise artma gözlenir. Hırsızlık olayları soğuktur, buz gibi. Hırsızlığı ikiye ayırmak olanaklıdır;

1- Açık-seçik adi hırsızlık, klasik hırsızlık, rutin hırsızlıktır. Çapı ne olursa olsun çalıp çırpma adli vakalar için söylenir.

2- Gizli hırsızlık. Açık açık değil gizliden gizliye yapılan aşırmalar; kul hakkı ve yetim hakkı yemeler, devleti soymalar. Zanlılar bilinir ya da bilinmez, yakalanmaz. Bu, her dönemde toplumsal bir yaradır.

Hırsızlık olayına itici, bodoslama değil, yumuşak tebessümle girmek istiyorum;

■ Hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki; ha altın çalmışsın, ha bir iğne.

■ İnsan kesesini kafasının içine boşalttığı takdirde onu ondan kimse çalamaz.

■ Hırsız evden olunca öküzü bacadan çalar.

■ Hırsız evden olursa bulunması müşküldür.

■ Hırsız anahtar istemez.

■Hırsıza kapı, kilit olmaz.

■ Hırsız hırsıza yoldaştır.

■ Hırsıza ip, mücrime zindan gerek.

■ Hırsızı evine kadar kovalamalı

■ Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır.

■ Kurt kurdu tanıdığı gibi hırsız hırsızı tanır.

■ Hırsızın da malını çalan bulunur.

■ Cebi delik, hırsızın yüzüne şarkı söyler.

Dünya kenti olma iddiasındaki Konya’da , hırsızlar yine iş başında; hırsızlar kol geziyor. Olayların hız kazanması yeni kavram üretti;

Hırsızlık Terörü!

Söz konusu terör, biçim ve üslup değiştirdi, kentin en kalabalık semtlerinde hırsızlar adeta cirit atıyor, kol geziyor. Örneğin, Demiryolu Caddesinde göz önündeki bir market üst üste iki kez soyuldu; kilit, cam-çerçeve kırıldı. Biricisinde saygıdeğer işyeri sahibinin borcunu ödemek için biriktirdiği 2 bin lira çekmeceden alınıp götürüldü, ikincisinde hedef sigaralar oldu. Yine cam,çerçeve, kilitler tuz buz edildi, ortalık yangın yerine döndü.

Olay yeri inceleme, parmak izi, eşkallerin saptanması, sonuç: sıfıra sıfır elde var yine sıfır. Eşgaller belli gibi ama çok ilginç bir gerekçe; Suçüstünde yakalanmalılar.

. Kuşkusuz her evin ve işyerinin önüne polis konulması olanaklı değil, ne var ki yakalamak için başka yöntemler olsa gerek, işte önlemler;

Bir: Kara hırsızların avını genelde bakırlar oluşturur; banyo kazalarından tutunuz da, tencere, tava, tabak, makarna süzeneğine dek. Hırsızlar bunları çalıp doğru hurdacılara götürüyorlar. Hurdacılara gidilse, uyarılsa ya da ani baskınlar yapıksa, çözmek kolay… Çalanlar, çalıntı malları alanlar üç aşağı beş yukarı aynısının tıpkısı..

İki: Hırsızların iş zamanı ve mekânları ay tekrarlanıyor. Örneğin sabah 10.00 – 12.00 arasında ev sahipleri yokken gerçekleştiriyor Komşu görüyor görmesine de gündüz erkekler işte olduğundan kadınlara bıçak gösterilince korkudan ses çıkaramıyorlar ve bu sistem sürüp gidiyor.

Üç: Hırsızlar çok profesyonel değillerse ve günübirlikçilerse, yaşları küçük olanlar öne sürülüyor , yükleniciler, malı alıp götürenler korunaklı yerlerde bekliyor. Çaldıkları az para etse de kapı, pencere, cam vb. zararları çok oluyor. Organize Şebekeleri çökertmek için güvenlik güçleri gerekeni yapıyor ve başarılı sonuçlar alıyor. Kol gezen, at oynatan halkı tedirgin eden ufak tefekler için de toplu mücadele başlatılsa. Hırsızlığın büyüğü küçüğü olmaz; hırsızlık hırsızlıktır. Böyle biline!

Hırsızlar yine kol geziyor; çare, çare!

BİR DAMLA:

Hırsız, evin tahta çitlerinden atlayarak içeri girmeye çalışırken tahtalarla birlikte büyük bir gümbürtü ile yere düşmüş ve ayağını kırmış. Gürültüye koşan evin hanımı “Yakalayın!” diye bağırırken adam sükûnetle yanıt vermiş;

– Acele etmene gerek yok. Ben bugün, yarın ve daha sonraki gün de buradayım.

> Yeni Meram >Yazarlar > HIRSIZLAR KOL GEZERKEN
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.