YAZARLAR

■ Adalet mülkün temelidir.

***

Adalet, gerçekten mülkün temeldir;

– Bir memleket adaletle yaşar, adaletsizlikle yıkılır.

Adalet bilenmiş kılıçtan daha keskindir.

– Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş tehdittir.

Adaletsiz rejimi adaletle yıkınız!

Adalet, her yerde herkes için gereklidir.

Adalete ilişkin tartışmalar her dönemde sür-git devam edip gitmektedir.

Adalet deyince kuşkusuz buna koşut yargı gündeme gelmektedir. Üç önemli erkten biri de yargıdır. Son günlerde, özellikle de ülkemizde “adalet” kavramı gündeme gelmekte, buna koşut yargı erki tartışılmaktadır.

Adalet toplumların güvencesidir, bir tür de emniyet sübabıdır.

Ne zaman dara düşülse, zorluklar ve açmazlar söz konusu olsa hep “adaletin ipine” sarılır, her yerde “adaleti” ararız. Tıpkı Sinoplu Diyoje’ nin güpegündüz elinde fener “ adam gibi adam” araması gibi .

Adalet kavramı da “Hz. Ömer Adaletini çağrıştırır. Buna göre ölçümler ve tartılır.

Hazreti Ömer, Halifelik döneminde İslâm dünyasında adaleti egemen kılmış, büyük dedesi gibi adalet ve basiretli bir yönetim sergilemişti. Ne yazık ki, büyük Dedesi 40 yaşında iken kendisine karşı olanlar tarafından bin dinar verilerek hizmetçisine zehirletip öldürülmüştü. Hizmetçisi suçunu itiraf ettiğinde, Hz. Ömer, bin dinarı geri almış, devlet hazinesine koymuş, serbest bırakmış ve öldürülmekten kurtulması için de kaçmasını söylemişti.

■ Hz. Ömer, bir gün sohbetinde dedi ki;
– Kardeşlerim, hesaba çekilmeden önce hesabınızı görünüz. Ölmeden tövbe edip, affınızı isteyiniz. Zira kıyamette mazeret kabul etmezler. Tövbe için, bugünden uygun gün yoktur. Ve yine dedi ki;
– Kişi, amelleriyle mahşer yerine gelir. İnsanların halleri, birbirine benzemez. Ne mutlu şu insanlara ki, çok azdır günahları. Ne yazık şunlara ki, Arş’a çıkar âh’ları…

■ Hazreti Ömer, Devlet Başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet konusuna büyük özen göstermiş ve önem vermiştir. Örneğin, gece çalışmaları için iki ayrı kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleri konularındaki notları değerlendirmede, diğerini de devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Özel işlerine ilişkin notları yazarken kullandığı kandilin yağ masrafını cebinden öderdi. Ziyaretine gelen bir konuğu ile söyleşirken kandilin yakıtı tükenmişti. Yakın dostu konuğu dedi ki;

-Hizmetçiyi uyandıralım da kandilin yağını koyuversin!

Hz. Ömer itiraz etti;

– Hayır, bırak onu uyusun. Ben ona iki ayrı işi yaptırmak istemem.

Konuk bu kez değişik bir öneri dile getirdi;

Öyleyse ben kalkıp kandile yağ koyayım.

Hz. Ömer bu öneriyi de onaylamadı;

– Konuğa iş gördürmek yiğitlik değildir.

Kalktı, kandilin yağını koyup yerine döndü ve sakince konuştu;

– Ben kalkıp iş yaparken de Ömer’dim; gelip oturdum, yine aynı Ömer’im.

■ Valilere fazla maaş ödenir, Hz. Ömer de bunun nedenini şöyle açıklardı:

-Valiler para sıkıntısı çekmez ve bütün gereksinimleri tam karşılanırsa, kendilerini halkın işlerine vakfederler.

Dileğimiz öyle bir gün gelsin ki, toplunda Hz. Ömer Adaleti egemen olsun!

■ Bir saat adaletle karar vermek, bin saatlik ibadetten hayırlıdır.

BİR DAMLA:

■ Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şeyi onun çevresinde döner.
Adalet, ortada olmaktır. Ortadan ayrılanda adalet olmaz. Üç yerde adalet olmalıdır;
Bir; malı, nimeti bölerken adalet ile bölmek
İki; Her türlü alışverişte adalet gereklidir.
Üç; Ceza vermekte adaletli davranılmalı, yanlış yapan karşılığını bulmalıdır.

> Yeni Meram >Yazarlar > HAZRETİ ÖMER ADALETİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.